11 Mayıs 2010 Salı

Bir rüya: Dzsudzsak

Aylar önce PSV-Ajax maçını seyrettikten sonra, o gün aklımda kalan önemli şey PSV'nin sol açığı Balazs Dzsudzsak olmuştu ve gelecekte ne kadar önemli bir futbolcu olacağını burada yazmıştım. Şu anda bile dünyanın sayılı kanat oyuncularından biri olan Macar oyuncu akıl almaz bir tekniğe ve oyun zekâsına sahip. Her pozisyonda adam geçebildiği için sıfıra iniyor, her iki ayağıyla da orta yapabiliyor, uzaktan şut atıyor, ara pasları veriyor, muhteşem frikik kullanıyor ve bek oynayan oyuncuya da gerektiği kadar yardım ediyor. O maçtan beri yakaladığım her fırsatta seyrettiğim bu oyuncuyu artık çok iyi tanıyorum ve benim adıma Fenerbahçe'ye transferi bir rüya olduğu için burada bu mevzuya girmedim bile. Real Madrid, Arsenal, Liverpool gibi takımlara gideceğini düşünüyordum çünkü.

Ama bugün Macaristan'ın günlük tek spor gazetesi olan Nemzetisport, manşetten verdiği haberde Fenerbahçe kulübünün Balazs Dzsudzsak ile anlaştığını iddia etti. Habere göre oyuncunun menajeri teklifi doğrulamış ama kontrattaki 12 milyon avroluk serbest kalma bedelinin transferin önündeki önemli bir pürüz olduğunu belirtmiş. Eğer gerçekten böyle bir şey varsa, buradan Fenerbahçeli yöneticilere şunu demek istiyorum: Siz aklınızı mı kaçırdınız yahu? Dzsudzsak gibi bir adamı 12 milyon serbest kalma bedeliyle yakalmışsınız, Avrupa'nın diğer dev takımları her nedense uyuyor, bir dakika bile düşünülür mü? Fenerbahçe forması ile 2 sene üst üste Şampiyonlar Liginde oynasın, değeri hemen 25 milyona çıkar bu oyuncunun. Ama Güiza'ya 14 milyonu bir çırpıda veren yöneticiler bu şekilde vakit kaybederken Dzsudzsak başka bir takıma giderse, hepimiz yıllarca onu seyredip kafamızı döveceğiz; bundan emin olunuz.

Bu sene oynadığı 47 resmî maçta 17 gol, 19 asist yapmış bir adamdan söz ediyoruz. Tamam, orası Hollanda ligi ve orada bu istatistikleri yapmak bize göre daha kolay. Ama Dzsudzsak tam bir büyük takım oyuncusu. Kapanan rakiplere karşı da etkili olabilecek, adam eksiltebildiği için özellikle içerideki maçlarda 17 maçta 17 asist yapabilecek bir isim. Andre Santos geldiğinde ne demiştim? Her ne kadar teknik gözükse de, "karşısında duran" bir oyuncuyu geçemiyor. Dolayısıyla rakibin kapandığı (ki Fener 25 maçını bu şekilde rakiplere karşı oynuyor) set oyunlarında etkili bir açık değil demiştim. Ama Dzsudzsak öyle değil. İnisiyatif alan, gitti denilen pozisyonları geri döndüren, sol kanatta adeta yağ gibi akan bir oyuncu. Türk futbol tarihinin en büyük transferlerinden biri olacak olan bu hamleyi, Fener yönetiminden dört gözle bekliyoruz.

4 yorum:

Cem Salih Yıldırım dedi ki...

Takımın skor yükünü şu anda Alex sırtlıyor.Onun dışında da ''o varsa kesin bu maçta gol atarız'' diyebileceğimiz bir oyuncu yok.bu anlamda Dzsudzsak çok isabetli bir transfer olur.Luis Suarez de iyi olurdu ama piyasası fena kabardı...

Gündüz Feneri dedi ki...

suarez'i fenerbahçe ayarındaki takımlar ancak rüyasında görür kardeş. o çocuğu da çok seyrettim ve rahatlıkla messi, ronaldo, anelka, rooney seviyelerinde olduğunu söyleyebilirim. o yaşta o yetenek, özgüven, soğukkanlılık, fizik güç, karakter vs. az bulunur.

basın da atarken biraz destekli atsın anasını satayım..

78ers dedi ki...

bu transfer olur olmaz bilemem ama, böyle bir girişimin bile olması tamamen daum'un vizyonu ile ilgili. malum daum'suz dönemde yapılan yabancı transferler genelde hep aynı tip oyunculardı.

Gündüz Feneri dedi ki...

aynen katılıyorum sana. zamanında "podolski kim?" demiş bir başkan ve yönetimi bu oyuncuyu nereden bilsin?