27 Ağustos 2011 Cumartesi

Güle güle cesur yürek..

Diego Lugano yüzüncü yılımızda 7.5 milyon euro bonservis bedeliyle Sao Paolo'dan transfer edilmişti. Kıtalararası Kupa finalinde Liverpool karşısındaki olağanüstü performansı yüzünden Kırmızılar'ın da ilgisini çeken ama o muradına eremeyen Uruguay kaptanı, Fenerbahçe'de geçirdiği 5 sezon boyunca özverili, cesur, gözünü budaktan sakınmayan ve tüm takım arkadaşlarını ateşleyen oyun yapısıyla bu sporu gerçekten seven herkesin takdirini kazandı. Uluslararası futbol piyasasında çok değerli bir isim olduğu için her sezon onunla ilgili transfer spekülasyonları yapıldı, doğrusu bu ya, o da daha büyük Avrupa takımlarında oynamak isterdi ama Türkiye'de aldığı inanılmaz ücret nedeniyle her seferinde Fenerbahçe'de kaldı. Ama yine her seferinde hiçbir şey olmamış gibi terinin son damlasına kadar akıtmaya devam etti.

Türkiye başbakanının bizzat yürüttüğü "Aziz Yıldırım'ı bitirme ve Fenerbahçe'nin içine cemaati sokma" operasyonu sonucu kulübün Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı gasp edilince Lugano da çareyi gitmekte buldu. Zaten bir savunmacı için oldukça fazla olan 2.5 milyonluk ücreti de bu dakikadan itibaren Fenerbahçe için külfet teşkil ederdi.

PSG'de geleceğin yıldızı Sakho ile ikili olarak oynayacak, Camara'dan formayı alacaktır. Oynadığı her takımın taraftarlarının sevgilisi olmasına hiç şaşırmadığımız bu güzel adam, bu büyük karakter, umarız orada çok başarılı olur. Olacağına hiç şüphemiz yok zaten ama yine de dileklerimizi esirgemeyelim.

Bu transferle ilgili 2 şey daha var. Birincisi, rakip takım taraftarları Lugano'nun sertliğinden şikayet etse de hep onun gibi bir savunmacıları olsun diye gıptayla baktı kendisine. Çünkü Lugano sert, kasıtlı faul yapabilen, ara sıra kendini kaybeden bir oyuncu olsa da en önemli özelliği asla "namert" bir oyuncu olmamasıydı. Bu yüzden onu herkes seviyor. Rakibine basacaksa hakemin gözü önünde basan gerçek bir erkek o.. Zaten en büyük Fenerbahçe düşmanlarından Hıncal Uluç bile ona hayranlığını bir yazı ile belirtmişti. O yazı burada..

İkincisi ve daha önemlisi, Lugano'nun gidiş nedeni Türkiye'de cemaat tarafından yürütülen bu yüz karası operasyon ve onların Uefa'yı yanlış bilgilendirmesi sonucu Fenerbahçe'nin Avrupa'da oynama hakkının gasp edilmesidir. Onurlu, şerefli, haysiyetli Fenerbahçe taraftarları, Lugano'nun Tayyip Erdoğan ve cemaat yüzünden bu takımdan koptuğunu hiç aklından çıkarmasın..

2 yorum:

mojito dedi ki...

yaw gündüz feneri lugano için yazdıklarını okudukça şoktan şoka girdim resmen. spor toto süper ligi takımları ve fenerbahçe lugano gibi çirkef, lugano gibi kasap(aynı roy keane gibi rakibini bilerek sakatlayan bir futbol ve futbolcu düşmanı), rakibini bilerek tahrik ederek oyundan attırmaya çalışabilecek kadar fair playden yoksun, populist, tribünlere oynayan bir adamın(demeye dilim varmıyor ama neyse) gitmesinden dolayı sevinmelidir. gitsin biraz da lig1' i kirletsin. şunu da unutmayalım. her sezon başında fenerbahçeden ayrılmak için türlü numaralar çeviren hatta bundan 2 sene önce lazio ya gideceğini, fenerbahçede oynamayacağını beyan edip hatta ve hatta dış basında fenerbahçe ve türkiye ligini karalayan bir adamın lazio' dan yüz bulamayıp hatta hiçbir avrupa klubünden yüz bulamayıp ülkemize geri döndüğünü unutmayalım. hem de sezonun başlamasına 3 hafta kala. bu durumun bile luganonun nasıl bir insan olduğunu göstermesi adına manidardır nezlimde. o yüzden bu karaktersiz heriften lütfen bir ilah gibi bahsetme geçmişi unutma. fenerbahçede kalmasının tek sebebi dediğin gibi aldığı ücrettir ve bu bile başlı başına onun ne kadar kişilikten yoksun olduğunu göstermektedir(yukarıda verdiğim örneği üstüne koyarak düşünün). neyse bence hayırlı bir iş olmuş. hiçbir zaman size yakıştıramadığım bir oyuncuydu.

Gündüz Feneri dedi ki...

bir insanın ideallerinin olması suç değildir. şimdi sen adanaspor'da oynasan, oyuncu olarak parlasan ve beşiktaş seni istese, gitmeyecek misin? diyelim ki adana'da 2 milyon tl kazanıyorsun, beşiktaş sana 750 bin veriyor, gider misin?

giderim diyeceğini biliyorum ama aklı olan gitmez. 23 yaşında olsan neyse, lugano gelmiş 31 yaşına.. futbol 10-12 sene oynanıyor, kazanabildiğin kadar para kazanmaya bakman lâzım.

ayrıca sen nasıl bjk'de oynamak istersen, o da çocukluğundan beri italya'da oynamak istiyor, suç mu?

lugano mert bir oyuncudur, ibrahim üzülmez yavşağı gibi rakibinin formasını kendisi çekip faulü de kendisi almak gibi numaralara hiç tevessül etmemiştir. çekecekse formayı çeker, basacaksa bileğe direkt basar. kornerlerde ona yapılan en az 40 penaltı da bugüne kadar verilmedi. onun gibi psikolojisi hafif sorunlu birinin sahanın ortasında bir hakemin ağzını burnunu dağıtmamış olması bence başlı başına bir mucize. karaktersiz, kişiliksiz, onursuz, karısının-çocuğunun yüzüne nasıl baktığını hiç anlamadığım türk hakemi, lugano'dan sille-tokat bir dayak yemeyi fazlasıyla hak etti çünkü. hepsi birden bu büyük sporcunun b.kunu yesin..