28 Kasım 2009 Cumartesi

İlaç: Elano-Ayhan... Birlikte!

Şimdi bize laf atan onu-bunu bırakalım, adeta hayatımızı adadığımız "futbol"a geri dönüp efendice tenkidimizi yapalım. Şimdiden söyleyeyim, bir Fenerlinin G.Saray'ı tenkit etmesine katlanamayanlar yazıyı okumayabilir, hatta okumasın. Ama yazı iyi niyetli gözlemlerden daha fazlasını içermeyecektir, herkes de bunu bilsin.

Sezon başından beri G.Saray ile ilgili yazdığım yazılar blog arşivinde mevcut. Hepsinde haklı çıkmak önemli değil. Zira esas olan "doğru" şeylerin biz taraftarlarca görülmesi değil, takımın başındaki sorumlu kişi tarafından uygulanmasıdır. Ama işte Rijkaard ilk maçtan beri ne yaptığını bilir bir görüntü vermiyor malesef. Ne diyorduk, şimdi onlar üzerinden gidelim.

1. Arda forvet arkasında göbekte oynayamaz! Çünkü bu kadar adam geçmeyi iyi bilen bir adamın 1 ya da 2 rakibiyle muhatap olacağı çizgiden alınıp, 4-5 tane kademeyle karşılaşacağı ortaya konması adeta onu bitirmekle eşdeğerdir. Bunu yazdığımızda Arda'nın ortaya geçince istatistiklerinin ne olduğunu bilmemekle itham edildik. Ama ne oldu? Arda Türkiye'nin açık ara en iyi oyuncusuydu ama şimdilerde ara ki bulasın. Bir kez daha söylüyorum: Arda'nın G.Saray takımında oynayacağı yegane yer kanattır (tercihen sol).

2. Elano geldiğinde onu forvet arkası bir oyun kurucu olarak lanse edip bayram yapanlar şimdi bakıyorum, karalar bağlamış durumda. Halbuki Elano zaten hep aynı Elano'ydu ve şu anda da değerinden bir şey kaybetmiş değil. Bir adam boşuna Brezilya millî takımında oynamaz. Torpille de olmaz o iş. Eğer orada oynayıp senin takımında hayalet gibi geziyorsa dönüp aynaya bakacaksın. Hayretler içinde okuyorum, Elano'ya ikinci Lincoln falan diyorlar. Oldu olacak bir de devre arasında göndermeye kalksınlar. Keşke Fener'e gelse...

Elano, oyun yapısı itibarıyla şu anda G.Saray kadrosunun en değerli oyuncusu durumunda bence. Orta sahada iki yönlü oynayan oyuncu bulmak zaten zor bu devirde. Elano tam da böyle bir oyuncu olduğu içindir ki, her daim ilk 11'de olmalıdır. Ayhan ile birlikte...

3. Bu sezon sonunda askerlik problemi nedeniyle yurt dışına gideceği söylenen Ayhan sanki şimdiden kopmuş takımdan, bunu kabul ediyorum. Ayrıca bu yıl G.Saray taraftarında (yakın çevremde de) bir Ayhan nefreti doğdu her ne hikmetse. "Bir oyuncunun hiç mi kötü oynama hakkı yok?" diye gevelemeyeceğim ama Ayhan, Sarp-Topal-Barış üçlüsünün "toplamı" kadar yetenekli bir adam yahu, bunu nasıl unutuyor insanlar? Millî takımın Almanya'yı ilk yarıda perişan ettiği maçta Ayhan orta sahadaydı ve sahanın en iyilerindendi. Sadece o maçı hatırlamak yeter.

Özetle Ayhan da tıpkı Elano gibi "oyun yapısı" itibarıyla kadrodaki en önemli ikinci oyuncu. Bu yüzden 2 maç kötü de oynasa bu kadar kolay harcanmamalı. Hatta takımın selameti için mutlaka her maç ilk 11'de olmalı.

4. Baros yoksa forvet Nonda'dır. Baros'un ne kadar önemli oyuncu olduğunu, varlığında hepimiz göremiyorduk belki ama yokluğunda herkes anlamış oldu. Nonda ise ondan farklı, daha ağır, deparı ve yüzü dönük koşusu olmayan bir oyuncu. Ama neticede belli bir kalitesi var ve onun yapısına uygun olarak kullanıldığında ziyadesiyle de faydalı. Rijkaard'a hayret ediyorum: Barça'dayken Ronaldinho'yu en uca alıp, Etoo'yu sol açık oynatıyordu ama şu anda elindekiler o oyuncular mı allah aşkına? Arda'dan, Kewell'dan, Keita'dan uç forvet mi olur?

5. Hakan Balta stoperde oynamalı. Bunu sezon başından beri yazıyor falan değilim, şimdi söylüyorum. Ama Zan'ın nasıl bir oyuncu olduğunu hep yazdık. Sonuçta Servet'in yanında oynadığında Zan'ın takıma olan zararı ikiye katlanıyor. Dolayısıyla Emre Güngör çok kazma olduğu, Balta da bek olarak hücuma hiç katkı yapamadığı için Servet-Balta tandemi en uygun seçenek şu anda.

6. Sarp bu takımda oy-na-ya-maz. Sezon başından beri söylediğim şeyde ısrarcıyım. Şu rezil G.Saray'da herkes en iyi onu görüyor ya, hakikaten acınacak bir durum. Bir oyuncunun sahip olduğu olumlu ve olumsuz özelliklere bakın ve onlardan bir "toplam kalite" çıkarın (ben hep bunu yaparım). İşte Sarp o verilere göre bence G.Saray gibi bir takımda asla oynayamaz. Ha, insanlar kendi takımına layık görüyorsa ona bir şey demem. Hayrını görsünler. Ama sadece koşmak, özverili olmak vs. yetmez G.Saray'da oynamak için. Bursa'da oynamaya yeter ama G.Saray'da yetmez.

Özetleyecek olursak, G.Saraylılar o kadar karamsar ki şu anda, devre arasında 4-5 tane transfer istiyorlar. Ben de şaşıyorum ve 4. sıraya gerileme tehlikesinin yarattığı bunalıma veriyorum bunu. Zira hiç transfer yapılmasa bile şu kadrosuyla G.Saray ligde ilk 2'ye rahatlıkla girebilir. Ama bunun için önce Rijkaard'ın kendine gelmesi lâzım. G.Saray'ın orta sahasında sağdan sola doğru Elano, Topal (Linderoth, sonra Sarp!) ve Ayhan'ın mutlaka birlikte oynaması gerekiyor. Buraya (Elano ve Ayhan'dan birini kestiğinde) Sarp, Linderoth ya da Barış'ı koyarsan kazmalaşırsın. Ama yine aynı şekilde Ayhan ve Elano'dan birinin yerine Arda'yı koyarsan (sezon başındaki gibi) bu sefer de öyle bir yumuşarsın ki, orta sahan yol geçen hanına döner. Öyleyse, G.Saray ne yapıp edip Ayhan ve Elano'yu beraber orta sahada oynatmalıdır. Ön liberonun önünde, "iç" oyuncusu olarak. Ve asla (asla!) Topal, Barış, Linderoth, Sarp dörtlüsünden ikisini aynı anda oynatmamalıdır.

Futbol bilgim doğrultusunda adım gibi eminim ki, şöyle bir kadro, akıllı bir hocayla son derece rasyonel ve modern bir futbol oynayabilir:

Franco

Sabri - Servet - Balta - Caner

Topal

Keita - Elano - Ayhan - Arda

Nonda

G.Saray'ın oynaması gereken sistem kesinlikle ama kesinlikle 4-1-4-1'dir. Burada ortadaki dörtlünün ortasında da, G.Saray kadrosunda Elano ve Ayhan'dan başka oynayacak tek bir oyuncu bile yok! İşte sorun bu ve ben de zaten sezon başından beri hep bundan dem vurdum. Devre arasında transfer yapılacaksa buraya yapılmalıdır öncelikle.

Ve tekrar ediyorum, bu bölgede bu iki oyuncudan biri olmadığında Barış, Linderoth ya da Sarp'ı asla oynatamazsınız. Son haftalardaki rezil takım ortaya çıkar çünkü. Ama Arda'yı da oynatamazsınız, o zaman da sezon başında herkese 7-8 pozisyon veren takım ortaya çıkar. Ha, taraftar o oyunu sevebilir, gözlerine hoş gelebilir ama bir büyük takıma kazandığı herhangi bir maçta 7-8 pozisyon vermek asla yakışmaz ve maçlar kazanılsa bile o sorun ivedilikle düzeltilmelidir.

Eğer bu kadroyla ve uygun bir strateji ile oynanırsa G.Saray zorluk derecesi orta ve altında olan her maçını bence kazanır. Göze hoş gelen bir oyun oynamayabilir. Zaten yeni hoca ve yeni bir takımla o oyunu hemen oynamak da zordur. Ama oynanacak futbolun "rasyonel" olacağı kesindir. Tabii bana göre.

Not: Rijkaard'ı eleştirmeyi bu yazıda bir kenara bıraktım ama eleştirilecek o kadar çok yanı var ki. Blog sahibi bir arkadaş bana bir keresinde "teknik direktörlüğü hakkında derin şüphelerim var, uygulamalarından bunu çıkarıyorum" dediğimde sormuştu, ben de söylemiştim. Şimdi de söylüyorum ve bir başka yazıda yine yazacağım. Rijkaard iyi bir teknik direktör olduğuna dair sezon başından beri "hiçbir şey" göstermedi bize. Sonra yine yazarız.

Bu arada eşine de, kendisine de geçmiş olsun diyoruz.

5 yorum:

mertcan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
mertcan dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş, büyük bölümüne katılıyorum. Ama Elano orta sahanın ortasında, oyunu 2 yönüyle oynayan bir futbolcu tespitine kendisini 3 senedir defalarca izlemiş biri olarak kesinlikle katılmıyorum.

Bu adam şu anda Galatasaray kadrosunun en değerli futbolcusudur diyorsun ya, ben sana daha doğrusunu söyleyeyim; bu adam şu anda Galatasaray kadrosunun en az defans yapan, en az koşan futbolcusudur. Zira ne City'de, ne Lucescu'nun takımında bu çift yönlü orta saha rolünü üstlenmemiştir, bu rolü hiçbir zaman becerememiştir. Elano sağ açıkta, forvet arkasında parlamıştır. Oralardan attığı muhteşem paslar, ortalar, şutlar ile Elano olmuştur. Hiçbir zaman o pasları attıktn sonra top rakipteyken takım savunmasına hatırı sayılır katkı yaptığı görülmemiştir.

Bu yazdığın 11'in bu bağlamda son 2-3 hafta hariç Rijkaard'ın 4-2-3-1'inden hiçbir farkı yoktur. (Arda'nın sol açık, Elano'nun forvet arkası oynaması haricinde)


Mert / Hexagoal

Gündüz Feneri dedi ki...

kardeş, ben de brezilya milli akımında sağ içte oynayıp çok da güzel defans yapan elano'nun, "iki yönlü" oyuncu olduğunu söylüyorum. az koştuğuna da hiç katılmıyorum. birimiz fena halde yanılıyor. gelecek haftalarda görürüz.

mertcan dedi ki...

Elano dün gelmedi Türkiye'ye, 10'dan fazla maça çıktı Elano GS formasıyla. Lig maçlarının da neredeyse tamamını izlemişimdir. Ben aynen tanıdığım Elano'yu gördüm sahada. Sen defans yaparken, koşarken, topun arkasına geçmeye çalışırken gördün mü kendisini?

Ayrıca Elano City'de oynadığı maçların büyük bölümünde sağ açık oynamıştır, Brezilya'daki gibi iç değil.

Türkiye'deki Elano'nun tek farkı var şu anda; düzenli 11 oynatılmadığı için özgüveni, uyumu, havayı yakalayamamış durumda. Kendisinden beklenen pasları, şutları atamadığı gibi, sahip olmadığı bir kimlik yükleniyor üzerine.

Bu adam o bahsettiğiniz Gerrard, Iniesta, Lampard (kalite olarak değil, tarz olarak) rolünü oynayabilecek, o tarzda bir futbolcu değil. Hiçbir zaman da olmadı.

Hagi_10 dedi ki...

yazdıklarınızın yüzde 90'ına katılıyorum. ben de sağda solda fırsat bulduğum yerlerde elano galatasaray'ın pirlo'su olabilir diyorum. sadece hakan balta'nın stoper oynaması konusunda endişeliyim. bunun sebebi de sağ ayağının hiç olmaması. ha gökhan zan'ın sol ayağı hakan'ın sağ ayağından daha mı iyi sanki? hiç sanmıyorum. ayhan konusunda da haklısınız. şu anda o görevi yapabilecek tek oyuncu gibi gözüküyor ancak o da bu sezon çok formsuz. sadece iyi bir stoper ve ayhan'ın görevini yapabilecek bir orta saha oyuncusuyla(mesela hamit) bu iş olur gibime geliyor. yazdığınız takımda mehmet topal'ın formu da yükselecektir.