4 Temmuz 2011 Pazartesi

Bir gün olacaktı, olmalıydı..

Türk futbolunda devrim ve dönüm noktası diyebileceğimiz gelişmeler yaşıyoruz iki gündür. Bu tarz bir operasyon, boğazına kadar pisliğe batmış bir ülkenin futbolunda elbette bir gün yapılacaktı. Beşiktaş'ın mesela Rize'de maç sattığı, telefon kayıtlarında sabit ve herkes o maçta neler olduğunu biliyor. Yine Denizli-Fener maçı ile ilgili de Aziz Yıldırım "kanıtlarım var" diyor. Bunun gibi pek çok şey oldu bu ülkede ama bugüne kadar hep cezasız kaldı. 14 Nisan'da yeni yasanın çıkmasıyla birlikte savcılar da harekete geçti belli ki. Bu arada tesadüf eseri bu yıl şampiyonluk yarışı yapan Fener ve Trabzon bu soruşturmaya denk gelirken, yıllarca onca herzeyi yemiş olan Beşiktaş ve Galatasaray yırtmış görünüyor. Bunların bütün taraftarları da "ulan iyi ki biz şampiyonluk yarışında değilmişiz, yoksa kesin bizimkiler de bunları yapacaktı" falan diyor. Varsın olsun.. Bedeli ödemesi gereken Fenerbahçe ise bu bedel ödensin. Bir daha da böyle şeylere tevessül edenler iki kere düşünsün.

Aziz Yıldırım gibi, bu ülkede başbakandan sonra en güçlü adam olarak görülen bir kişinin sabahın köründe evinden alınıp 30 yıl hapis istemiyle yargılanmak üzere tutuklanması, herhalde onu tanıyan herkesi aynı derecede şok etmiştir, burası kesin. Tabii savcının elinde neler var, söylendiği gibi videolar, telefon görüşmeleri vs. havada mı uçuşuyor, bilmiyoruz. 300 kişiye varacağı iddia edilen tutuklama listesinde bundan sonra kimleri göreceğiz, o da meçhul. Ama şurası bir gerçek: Elde sağlam kanıtlar olmasa, Yıldırım gibi bir adama bu muamele kolay kolay yapıl(a)maz. Kalp krizi riskiyle orada yaşam mücadelesi veren bu adam, eğer hiçbir şey olmadan "özür dileriz" diyerek salıverilirse de, bu ülkede taş üstünde taş bırakmaz. Bu yüzden ben Yıldırım'ın cezasız kalacağını düşünmüyorum. İlla ki bir şeyler vardır.

Peki olaya bir taraftar olarak nasıl bakıyorum? Benim taraftarlığımı zerre kadar etkileyen bir durum yok ortada. Sonuçta mesela ülkeler birbirine savaş açmıyor bu dünyada, "ülke" denilen "şey"lerin böyle bir yeteneği ya da yetkinliği yok. Ülke dediğin bir kara parçası, savaşı açan ise o ülkeyi yöneten adamlar oluyor. Bir kulüp de aynı şekilde şike yapamaz, teşvik veremez; bunu yapanlar o kulübün idarecileridir. Ha, o haltı idareciler yedi diye kulübü cezasız bırakmak da olmaz; sonuçta "idarecileri seçmeselerdi o zaman" denir.. Dolayısıyla İtalya'da sadece Moggi'ye ceza verip Juve'yi aklamadılar mesela, Juve de okkanın altına gitti. Bizim ülkemizde de şikenin, teşviğin bini bir paraydı bugüne kadar ama yeni yasadan sonra buna ilk takılanlar Fener ve Trabzon ise, okkanın altına da bunlar gidecektir, gitmelidir.

Tabii, oyuncuların, hocanın, taraftarın, camianın sezon boyunca süren o kutsal emeğinin birkaç ahlâksız ve hadsiz yüzünden heba olması çok acı verici olur o zaman ama yapacak da bir şey yok. Eğer şike ve teşvik gerçekten varsa, bunu da Fenerbahçe'yi idare edenler yaptıysa zaten onlar hapis yatarak cezasını çekecektir. Fener taraftarının yüreğini soğutacak majör olay da budur. Ondan sonra da ahlâklı birilerini kulüp idaresine getirip, Bank Asya'dan ve eksi bilmem kaç puandan yeniden başlamak üzere birlik ve beraberlik içinde olmak gerekecek. Türkiye'de herkes biliyor ki, Fenerbahçe o durumda bile küllerinden yeniden doğacak; yeniden herkesin hasetle baktığı, gıpta ettiği, "onun gibi olmak istediği" kulüp olmaya devam edecek. Yıllardır eziklikten söylemediği hiçbir şey kalmamış olan zavallılar ise "kara leke"den bahsedecek bize, "şikeci" damgası vuracak. Biz de hayatımız boyunca hep yaptığımız gibi onları hiç sallamayacağız. Olacak olan budur.

Ben 1983'ten beri bu kulübü ölümüne seviyor ve takip ediyorum. Bu kulübü Aziz Yıldırım için, Şekip Mosturoğlu için ya da herhangi bir kişi için sevmedik biz. Bu kulübü niye sevdiğimizi anlatmaya kalksak, bu blogun sayfaları buna yetmez, bu yüzden hiç girişmiyorum. Bu kulüple olan gönül bağımızı da böyle münferit ve kulübü hiç bağlamayan müstesna olaylar zedelemez. Ha, iddia edilen şeyler gerçekleşir de cemaat bu kulübün kapısından girerse, Murat Ülker başkan falan olursa ancak o zaman ben kesin olarak Fener'i bırakırım, bu ayrı. Onun dışında 30 yıldır tuttuğum takımın taraftarını çok iyi tanıyorum ve biliyorum ki, Fener taraftarı Bank Asya'da takımına Süper Lig'den daha fazla sahip çıkar. Şimdi 30 bin kombinemiz varsa, orada 40 bin olur. Maçlar açık kanaldan verilse de, şifreli kanaldaki maçlarına diğer zavallıların getiremediği kadar seyirci getirir bu takım Kadıköy'e.. Kıçı kırık Süper Lig'de yeniden yayın ihalesi yapılır, 420 milyon dolar yarı fiyatına (belki de daha azına) düşer, kulüpler yeniden açlıktan ağlamaya başlar. Yayıncı kuruluş decoder satamaz, herkes Fenerbahçe bu ülke futbolu için neymiş onu anlar. Şampiyon olan şampiyonluğundan da bir bok anlamaz (küçük yürekli ezikler hariç) vs. vs.

Sonuçta Fenerbahçe'nin bu olaylardan lekesiz şekilde çıkması en büyük isteğim ama eğer ceza verilecekse de umarım benim dediğim gibi olur ve küme düşürülürüz. Eksi puanla başlarız, yabancı oyuncuları satarız ve bütün Türkiye'ye bu camianın, bu taraftarın neden herkesten farklı olduğunu bir daha gösteririz. Gelişmeleri beklediğimiz ve henüz hiçbir şey bilmediğimiz için şimdilik bu kadar yazıyorum. Bunlar kişisel duygularım ve düşüncelerimdir; herkesinki de kendinedir. Bu olay özelinde kimin ne düşündüğü de hiç s.kimde değildir (açık konuştum).

13 yorum:

mojito dedi ki...

haklısın ne dersen ama bir yerde itirazım var dostum. 4. paragrafta münferit ve kulubü bağlamayan diye bir tabir kullanmışsın bu bence son derece yanlış. neden mi? çünkü suçlamalarda bulunulan kişiler başkan ve asbaşkan yani kulubü en üst derecede temsil eden ve yöneten iki kişi. hatta kulüp üyelerinin seçtiği, bizi idare etmeleri için oraya koyduğumuz dediğiniz en öndeki adamlar ayrıca bireylerin yaptığı eylemler sorumlu oldukları kitle ve kuruluşları(buna devlet en güzel örnektir) sonuna kadar temsil ederve bağlar ki çünkü oraya temsil ettikleri zümreler tarafından getirilmişlerdir ve yapacakları eylemler ve aldıkları, uyguladıkları kararlar demokrasi açısından herkesi daha doğrusu yönettikleri kitle, zümre ve kuruluşları birebir bağlar, ilgilendirir ve amelleri bağdaştırır. işte bu yüzden ve sırf bu yüzden bu adamalar fenerbahçe kulubünü bağlamasın da gelsin beni sandalyeye mi bağlasın lütfen gündüz feneri. saygılarımı sunuyor seneye bank asya 1. ligde başarılar diliyorum.

juvenal dedi ki...

@mojito

biz bank asyada da oynarız şerefimizle. sende biliyorsun ki biz orada oynarsak tüm spor haberlerinde,sayfalarında banka asya ligi konuşulur. kimse süperligi konuşmaz. fenerbahçe nerede oynarsa türkiyenin ligi orasıdır. amatör küme bile olsa.

murat dedi ki...

" pislik her tarafta var en fazla da fenerde, aziz yıldırım türk futbolu için zararlı bir figürdür, ve yazılarını genelde sinir olarak(taraflı gözle baktığın için olabilir) okuyorum"

...bu düşüncelerim bi kenara...

futbolu seviyoruz bir vesileyle farklı renkleri desteklemişiz.. tüm samimiyetimle acını paylaşıyorum büyük geçmiş olsun..taraftar olarak bizlerin utanacağı bir durum yok..

Gündüz Feneri dedi ki...

@juvenal

daha muhteşem bir yorum ve söz olamaz kardeşim.. alnından öpüyorum ve sevgiyle selamlıyorum seni..

burkino dedi ki...

vay arkadaş sen şike yap 2. lige düş sonra da şerefimizle oynarız orda de bir de üstüne biz nerde oynarsak lig orasıdır de. pişkinliğin bu kadarı. dağları da siz yarattınız değil mi sevgili kardeşim. beter olun ulan.

gipsy21 dedi ki...

Sinirleriniz son 10 yıldır o kadar gergin ki,futbolu bu süreç içinde o kadar yanlış yerlere çektinizki,Türkiye'nin en karanlık insanının peşinden hiç düşünmeden sorgulamadan tamamen bir hırs uğruna o kadar körükörüne koştunuz ki,o kadar yanlış işlere camia olarak göz yumdunuz ki;en sonunda koskoca bir camiayı nefret,hırs,fesatlık içinde dibe vurdurdurdunuz.Ve hala aynı depresyon içindesiniz.Olayın vahametinin farkında olamdığınız her halinizden belli sevgili dostlarım kardeşlerim.
'Küme düşürün be abi ne olacak seneye çıkarız yine şampiyon oluruz','Biz hangi ligde isek Süper Lig odur' şeklindeki düşünceleri siz taraftar olarak aklınızdan çıkaramadığınız sürece bu camia bu bataklıktan ÇI-KA-MA-YA-CAK.
Siz sanıyormusunuz ki küme düşen bir takım ertesi sene hiçbirşey olmamış gibi çıkıp şampiyon olabilecek?Takımda kalacak(eğer kalan olursa!)futbolcuların bundan sonraki futbol yaşantılarındaki psikolojilerini hiç hayal edebiliyormusunuz?Peki Fenerbahçe'nin şampiyonluğa gitmediği sürece hiçbirzaman dolmayan tribünlerini bu taraftar Bank Asya 1.ligde taraftar nasıl dolduracak?Milyonlarca dolarlık maddi kayıp?Futbolcu transferlerinde Fenerbahçe gibi bir takımın yaşayacağı kaosu düşünebiliyormusunuz?Mesela Gökhan Gönül BankAsya'da oynayacak mı,Alex Lugano Niang falan kalcak mı?Juventusun bundan 5 sene önce küme düşürüldüğü zamanı hatırlıyorsunuzdur.Juventus gibi bir Avrupa devi bile hala o depremin etkisinden kurtulamadı.Diğer tüm takımları karşısına alıp 'hepsini si..p de şampiyon olduk' düşüncesi aşırı faşizmden başka birşey değil,inanın bu düşünceyi fanatik bir beşiktaşlı olmama rağmen anlayamıyorum.Beşiktaş yoksa Fenerbahçe de yok Fenerbahçe yoksa Galatasaray da yok hiçbiri yok.Ben de Fenerbahçe'siz bir ligin hiç bir boka benzemeyeceğini biliyorum.İnşallah küme düşmeden makul cezalarla bu olaylar atlatılır ama biraz sağduyu be dostlarım biraz daha iyiniyet.Sadece renkler farklı,tutkluar aynı.Ama eğer siz tüm takımlara ezik damgası vurursanız ki son 10yıldır bunu yapıyorsunuz,onlar da size ağır ithamlarda bulunacaklardır,yine üstünüze geleceklerdir,başarısızlıklarınızda kendilerine pay çıkaracaklardır,Avrupa'dan elendiğinizde göbek atacaklardır.Fenerbahçe'yi bu kalıba siz soktunuz maalesef.
Bu yarışın son yıllarda bokunu çıkarttık,değişmemiz lazım değişmeniz lazım ki yukarıdaki dalyar.klarda bu seviyesiz çekişmeden güç alıp da türlü iğrençliklere başvurmasınlar.

Adsız dedi ki...

Dün Bilgin Gökberk söyledi radyo kanalında..Fenerbahçe Bank Asyaya düşse ne olur..Türkiyenin süper ligi orası olur o zaman diye..Bir de Trabzonlu Nihat Genç'in sözlerini hatırlamanın tam zamanı heralde..Nihat Genç:

” Şunu artık hepimiz kabul edelim: Türkiyenin en büyük takımı değil‚… Türkiyenin “kendisidir” Fenerbahçe.. Bizim kendimize benzer Fenerbahçe.. Bizim sinirlenmemize‚ bağırmamıza‚ aramızdaki dalaşmaya‚ birbirimizi suçlama şeklimize.. Yani bizim ruh hâlimiz ne ise‚ Türkiyenin ruh hâli‚ her şeyi Fenerbahçededir. O yüzden Fenerbahçe “aşılamaz bir takımdır.” Yani Biz Fenerbahçe ile maç yapan takımlarız.. Bu gerçeği buraya koyalım.. Çünkü 100 Yıl geçti‚ hâlâ Fenerbahçeyi yenmek bayram‚ neşe. Herkes toplanıp Feneri yenmek için bir araya geliyor…

”Türkiye ligi her ne kadar 34 haftadan oluşuyorsa da‚ aslında bir sezon boyunca her takımın iki kere Fenerbahçe ile karşılaştığı bir süreçtir.”

Gündüz Feneri dedi ki...

@murat

eyvallah, neticeyi görelim, ondan sonra yine konuşuruz. şimdi ne söylese erken çünkü..

Adsız dedi ki...

Ben taa 1955'den beri Fenerbahçe'yi tutan 65 yaşında bir taraftarım. Bu gözler yıllardır ne apaçık şikeler, pislikler gördü. İşin kötüsü de, taraftar kendi idarecisinden maç bağlamasını ısrarla ister, yapamadığı takdirde onu beceriksiz ilan eder duruma geldi. şimdi içeri alınan FB yöneticilerini kınayanlar, kendi yöneticilerinin de aynı eylemleri yapmasını açıkça veya içten içe istediklerini unutmasınlar.

Bu operasyon bir şekilde yapılmalıydı ve yapıldı. Bundan sonra futbolumuzun temizleneceğini umarım. Ama öte yandan, sanki operasyon yalnızca FB'yi hedef alır gibi yapılıyor. Gözümüzün önündeki hatır şikeleri, teşvikler es geçilmiş. Takıldığım nokta burası. Sanki diğer takımlar pir-ü pak. O bakımdan pek umutlu olamıyorum.

Biz eski Fenerbahçeliler hiçbir koşulda takımımızı terketmeyiz çünkü şimdiki genöler gibi takımımızı başarıya endeksli sevmedik. Fenerbahçe, küllerinden mutlaka yeniden doğar. Ama eğer küme düşürülürse kalan diğer takımların, özellikle Anadolu takımlarının yılda bir kez tribünlerini dolduracakları maçtan mahrum kalmaları, televizyon gelirlerinin de şiddtli bir düşüş yaşaması kesindir. O zaman başlarını iki ellerinin arasına alıp "o kadar saldırdığımız FB meğer bizim velinimetimizmiş" diyecekler.

Gündüz Feneri dedi ki...

@adsız

baba, işte söylediğim şey buydu. fb yokken herkes fb'nin ne kadar değerli olduğunu anlayacaktır. 421 milyon dolarlık ligi 121 milyona bile satamazlar o zaman.

aynı şey aziz yıldırım için de geçerli. anadou kulüpleri bu paraları kazansın diye, sporda şiddet yasası çıksın diye en fazla uğraşan adam buydu türkiye'de... şimdi o yasayla kendisi yargılanıyor, hakikaten trajik bir durum.

ama şike yaptıysa, cezasını çeksin, bir daha da gözümüze görünmesin, bu ayrı konu..

Adsız dedi ki...

bank asyada başarılar..

muyek dedi ki...

Aziz Yildirimin kanitlari varsa Denizli maciyla neden 5 yildir ortaya koyamiyor, koysun herkes gorsun. Yok kalbi tekledi, yok sekeri 190'a vurdu diyip su adama hala acimayin Allahinizi severseniz.

Ayrica birakin soyle zavallica soylemleri yok FB Cumhuriyettir, yok biz bize yeteriz, yok FB nerde oynarsa Turkiye ligi orasidir. Ulan Allahin kuluyuz hepimiz, etten kemikten insanlariz, nedir bu kibriniz , nedir bu hosgorusuzlugunuz. Biraz Allah rizasi icin mutevazi olun , boyle yapa yapa diye diye iste butun Turkiye dusman oldu, hala boyle kit zekali beyinsiz beylik laflari.

Adsız dedi ki...

bencede çok farklısınız şikelerinizle haksız kazanılmışlıklarınızla megalomanlığınızla halüsünasyonlarınızla farklısınız gerçekten