<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622</id><updated>2012-01-28T01:49:08.982+02:00</updated><category term='federasyon'/><category term='türkiye kupası'/><category term='chelsea'/><category term='lyon'/><category term='man utd'/><category term='zenit'/><category term='yorum'/><category term='avrupa kupaları'/><category term='bloglar'/><category term='man city'/><category term='türkiye'/><category term='real madrid'/><category term='liverpool'/><category term='atletizm'/><category term='inter'/><category term='g.saray'/><category term='buca'/><category term='bursa'/><category term='hamburg'/><category term='nba'/><category term='la liga'/><category term='old days'/><category term='mhk'/><category term='Scout'/><category term='barcelona'/><category term='sivas'/><category term='beşiktaş'/><category term='CL'/><category term='yaşam'/><category term='film tanıtımı'/><category term='kayseri'/><category term='cm'/><category term='bundesliga'/><category term='fa cup'/><category term='juventus'/><category term='bayern'/><category term='video'/><category term='profil'/><category term='tv'/><category term='fiorentina'/><category term='tenis'/><category term='süper lig'/><category term='telegol'/><category term='güney amerika'/><category term='bahis'/><category term='medya'/><category term='snooker'/><category term='sevilla'/><category term='arsenal'/><category term='ligue 1'/><category term='retro'/><category term='bordeaux'/><category term='futbol'/><category term='millî takım'/><category term='eredivisie'/><category term='tottenham'/><category term='sinema'/><category term='altın top'/><category term='milan'/><category term='valencia'/><category term='premier league'/><category term='guest'/><category term='trabzon'/><category term='fenerbahçe'/><category term='championship'/><category term='sergen yalçın'/><category term='kasımpaşa'/><category term='porto'/><category term='mizah'/><category term='mourinho'/><category term='fifa'/><category term='transfer'/><category term='basketbol'/><category term='müzik'/><category term='cska'/><category term='dünya kupası'/><category term='a.gücü'/><category term='quotes'/><category term='reklam'/><category term='süper kupa'/><category term='liste'/><category term='uefa'/><category term='avrupa ligi'/><category term='wolfsburg'/><category term='voleybol'/><category term='serie a'/><category term='resim'/><category term='Avrupa'/><category term='rıdvan dilmen'/><category term='lazio'/><category term='digiturk'/><title type='text'>Gündüz Feneri</title><subtitle type='html'>some moments to ourselves: football, music, movies, life, and football...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1377</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-5632537346678754204</id><published>2012-01-20T16:47:00.012+02:00</published><updated>2012-01-21T12:31:04.874+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>"Köpeklerin" günü</title><content type='html'>TFF isimli omurgasız ve şahsiyetsiz kurum, biz bu blogda Temmuz ayında ne yazdıysak onları yapmaya devam ediyor. Ne yazmıştık? Fenerbahçe'siz bir Türk sporu düşünülemez. Bir gün bu kulübün kapısına kilit vurup tarih sahnesinden silseler, belki biz çok üzülürüz ama bizden daha fazla üzülecek olanlar Türkiye'nin geriye kalan 3/4'üdür. Çünkü onlar asalak, diğer ifadeyle parazit. Fenerbahçe'nin isminden, büyüklüğünden, haşmetinden nemalanmaya alışmışlar. Fenerbahçe'ye ve onun başkanına mafya diyorlar ya hani, işte onlar da mafya babalarının etrafında dolaşıp onun artıklarından faydalanan köpekleri gibi.. Aziz Yıldırım ne güzel tanıyormuş onları, tape'lerde bir başka köpeğe "geldi mi köpekler?" derken ne doğru bir şey söylüyormuş!&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biz bu gerçeği bu blogda Temmuz ayında yazdık, "düşürmeyen orospu çocuğudur!" dedik. Şimdi, 7 ay sonra yönetimimiz de aynı noktaya geldi. TFF'nin bugün yaptığı toplantı sonrası puan silme ve para cezası şeklinde olmak üzere, cezaların play-off'tan önce uygulanacağı açıklandı. Bizim yönetimimiz de Koç ve Özdemir aracılığıyla 58. maddenin değişmesine tamamen karşı olduğunu belirtip, ortada bir suç varsa bu cürmü işleyenlerin cezasını çekmesini talep etti. Şimdi ortada şöyle abuk bir durum var: Şike yapmakla suçlanan, hatta tüm ülkede bunu yaptığından emin olunan kulüp, "şike yapanın veya teşebbüs edenin küme düşmesini" talep ediyor. "Ben yaptıysam beni de düşür" diyor. Onu şike yapmakla suçlayan "köpekler" ise şike yapanın (o da 1 sefere mahsus olmak üzere) affedilmesini istiyor! Bunların hangisi kendine güveniyor, hangisi kendinden emin ve hangisinin "temiz" olma olasılığı yüksek? Ya da şöyle sorayım: "Basit bir akıl yürütmeyle, bunlardan hangisi burnuna kadar pisliğe batmıştır sizce?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ortadaki durum, Chaplin komedilerinden bile beter. Aylardan beri tüm dezenformasyon yöntemleri kullanılarak kamuoyunda "Fenerbahçe dışında hiçbir takımın tamamen bu işlere karışmadığı, sadece Fenerbahçe'nin küme düşürülmesinin söz konusu olduğu" empoze edildi. Fenerbahçe de diyor ki: "Kardeşim tamam. Madem şike yaptım, düşürün beni amk." Onlar da diyor ki, "olmaz, bir seferlik seni affedeceğiz". Ulan orospu çocukları, ulan Fenerbahçe'nin pisliği bile olamayacak kadar kişiliksiz mahlûklar, siz kimi neyden kurtarıyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşin özeti şu: Anlaşılan Fenerbahçe, daha benim 7 Temmuz tarihinde şu yazıda (&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/dusurmeyen-o-cocugudur.html"&gt;Düşürmeyen orospu çocuğudur!&lt;/a&gt;) belirttiğim gibi kendi kendisini düşürmek zorunda kalacak. Taraftar 7 ay sonra nihayet olayı kavradı ve artık bu saatten sonra yönetimin "iyi madem, puan silinip para cezası verilsin" demesine müdaade etmez. "Köpekler" de Fener'i düşürmemek için taklalar atacağına göre bu durumda Fenerbahçe'nin aynı benim yazdığım gibi 2 maç üst üste sahaya çıkmayıp kendi kendisini küme düşürmesi gerekecek. Ama bunu hiç zaman kaybetmeden, 27 Ocak'tan sonraki ilk iki maçta yapmak ve önce yayıncı kuruluşu bitirmek gerekiyor. Ondan sonra ihale iptal olsun ve "köpekler" aç karnını doyurmak için yeni formüller arasın. Biz onurlu, dürüst ve vakur şekilde Bank Asya'da 1 yıl oynar döneriz. Zaten her türlü, bu kulübün 2-3 sene belini doğrultamayacağı bir formülün arayışında değil mi orospu çocukları? Onlara bunu kendi elleriyle yapıp Fenerbahçe'nin sırtından asalak gibi karınlarını doyurmaya devam etme şansını vermemeliyiz. Taraftar zaten uyanık ama uyanık olmaya devam etsin. Her şey sarih ve ortada, söylenecekler ve yapılacaklar belli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilmeyenler için edit: "Köpeklerin Günü" (Dog Day Afternoon) 1974 yapımı, başrolünde Al Pacino'nun oynadığı, Sidney Lumet'nin yönettiği modern bir klasiktir. Ekseriyetle, gelmiş geçmiş en iyi 100 Amerikan filminden biri kabul edilir. Başlık, filmin içeriğinden tamamen bağımsız şekilde oradan alınmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-5632537346678754204?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/5632537346678754204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=5632537346678754204&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5632537346678754204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5632537346678754204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2012/01/kopeklerin-gunu.html' title='&quot;Köpeklerin&quot; günü'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8082781240566417897</id><published>2012-01-10T19:23:00.005+02:00</published><updated>2012-01-10T20:59:24.118+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Yönetim neyi bekliyor?</title><content type='html'>Yine 1 ay olmuş, bizi futbol başta olmak üzere her şeyden soğuttukları için blog dâhil hiçbir şeyle ilgilenemez olduk. Mesaj ve mailler ile hal-hatır sorup blogun akıbetini merak eden kardeşlere de yanıt vermiş olayım böylece. Maçları bile çubuklu oynadığı için seyrediyoruz, onun dışında bu sezonun bizim için hiçbir ehemmiyeti yok. Bu yüzden futbol blogu olarak tasarladığım bu mecraya yazacak bir şey de bulamıyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama Fenerbahçe'ye hazırlanan ve 6 aydır süren komplonun günümüzde geldiği nokta ile ilgili olarak, yazılı ve görsel medyada hiçbir şekilde değerlendirilmeyen bir bakış açısını paylaşmak adına bu postu atmak şart oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hepimizin mâlûmu, MAA yönetimindeki Federasyon'un, 3 Temmuz'dan bu yana sergilediği duruş, aldığı kararlar ve ortaya koyduğu söylemler, mizah yazılarına konu olacak kadar pespaye görünüyor. Ama öte yandan zaman geçtikçe süreçle ilgili yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz. Bence onlar içinde en önemlilerinden biri verilen kararların, geriye bakarak değerlendirildiğinde o kararların alındığı döneme göre oldukça farklı görünebildiği gerçeğidir diye düşünüyorum. Ne demek istediğimi hemen açıklıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Örneğin Federasyon'un, en geç iddianamenin açıklandığı zaman olmak üzere "sportif kararını" bir an önce vermesi gerektiğini söyleyen, bu kararı vermemenin en büyük eyyam olduğunu savunan pek çok insan var. Bunların söyledikleri, belki söylendiği günlerde mantıklı geliyordu ama şimdi dönüp baktığımızda öyle mi? Göreve geldikten bir hafta sonra bu bombayı kucağında bulan bir insanın, Fenerbahçe'yi küme düşürmek veya (açıklanacak iddianameye rağmen) Fenerbahçe'yi ligde tutmak gibi bir kararı vermeye gücü, kudreti yeter mi? Diyelim ki "bu tapeler saçma sapan şeyler kardeşim, maçlarda da bir şey görünmüyor, şike-mike yok" dedi diyelim. 2 yıl sonra yargı süreci bittiğinde mahkeme "şu şu maçlarda şike var" dese ne olacak? Ya da diğer türlü düşünelim: TFF "tapelerdeki konuşmaların anlamları bize göre açık, şu şu maçlarda şike yapılmış" deyip Fenerbahçe dâhil birkaç takımı düşürdü diyelim. 2 yıl sonra bu kez mahkeme "ne şikesi yahu; tarla, inşaat falan derken adamlar bildiğin iş konuşuyorlarmış" derse o vebalin altından nasıl kalkarsın? İşte bu yüzden TFF'nin herhangi bir sportif karar vermeyip, "bu iş benim boyumu aşar" diyerek yargı kararını beklemesi bence gayet yerindedir, önce bunu söylemek istiyorum. Yani "geçen senenin şampiyonu kim?" diyenlerin hezeyanları boşunadır, böyle bir kararın sorumluluğunu, TFF'nin başındaki bir adamın alabilmesi mümkün değildir. Böyle bir kararın sorumluluğunu, Türkiye gibi bir ülkede başbakan bile alamaz kardeşim, siz neden bahsediyorsunuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, aklı selim herkes bu minvalde düşünüyor zaten, bunu geçiyorum. İkinci önemli husus, TFF'nin Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men edip, Trabzon'un gitmesine karar vermesiydi. Bu konuda UEFA'nın tehdidine boyun eğen bir MAA gördük, bunun ceremesini de CAS davasında görecek zaten. Söz konusu kararın tam bir skandal olduğu apaçık ortada. Yukarıdaki paragrafta "topa girmeyerek" ne iyi ettiğini söylediğim MAA'nın, aynı kurnazlığı bu hususta da göstermesi gerekirdi. Yargı kararını beklemeden Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden men edebiliyorsan, o zaman küme de düşürebilmen gerekir. Ama onu yapmaya yüreği yetmezken, Şampiyonlar Ligi'nden men kararını alabildi. Burada ciddi bir çelişki var, Fenerbahçe'nin de olağanüstü bir zararı söz konusu. İnşallah bu zararı son kuruşuna kadar ya UEFA'dan, ya TFF'den ya da her ikisinden fazla fazla geri alacağız. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, daha madde madde değerlendirmeye devam edebiliriz ama benim açımdan MAA'nın süreç boyunca aldığı en önemli karar, son aldığı, yani Federasyon'u genel kurula götürerek 58. maddenin değişip değişmemesini futbol ailesinin bizzat kendisinin belirlemesi yönündeki karardı. Bu kararın getirdiği olası doğal sonuçlara baktığımızda, Fenerbahçe lehine olağanüstü bir durumun olduğunu rahatlıkla görebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir kere herkesin bilmesi gereken birinci gerçek, 58. maddenin öyle ya da böyle "değişeceği" gerçeğidir. Biz istediğimiz kadar yırtınalım, istediğimiz kadar bağıralım, o madde değişecek ve Fenerbahçe ligde kalacak. Ve eksi bilmem kaç puan ile bu sezonu tamamen kaybedecek. Türkiye Kupası'nı bu yıl alırsa, gelecek yıl Avrupa Ligi'nde olacağı için bence bu yılı kaybetmenin bir mahsuru yok, onu da söyleyeyim. Önemli olan şey ise "Fenerbahçe'nin ligde kalmasını kimin istediği" gerçeğidir. Bu açıdan baktığımız zaman, ben de dâhil olmak üzere Fenerbahçe taraftarının neredeyse yüzde 90'ının bu maddenin değişmemesini istediği ortada. Hepimiz "kıyakla ligde kalan takım" yaftasındansa, "küme düşürülüp cezasını çeken takım" olmayı bin kere tercih ederiz, bundan hiç kimsenin kuşkusu yok. Ama işte ben tam da bu noktada MAA'nın bilerek olup olmadığını bilmediğim akıl almaz bir deha örneği ile, Fenerbahçe'ye asla unutulmayacak bir iyilik yaptığını düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nedir? MAA, 58. maddenin değişip değişmemesi kararını diğer 17 kulübe ve genel kurula bırakarak Fenerbahçe yönetimine ve diğer kulüplere açık mesajlar verdi bence. Fenerbahçe yönetimine diyor ki : "Ey, benim de taraftarı olduğum kulübün yöneticileri.. 3 Temmuz'dan beri birtakım kararlar aldık, uyguladık, doğru ya da yanlış yaptık, bunu geçiyorum. O kararların sonuçlarına katlanacağız zaten. Ama size son bir iyilik yapıyor, Fenerbahçe taraftarının gözünde (Ali Koç hariç) yerlere düşmüş olan itibarınızı geri kazanma fırsatı veriyor ve Fenerbahçe'nin küme düşmemesini sağlayacak olan değişikliğin kararını, TFF genel kuruluna bırakıyorum. Bırakalım, eğer yürekleri yetiyorsa "değişmeme" kararını onlar versin. Siz, Fenerbahçe Yönetim Kurulu olarak dik durun, bir basın toplantısı ile bu maddenin değişmesini hiçbir şekilde istemediğinizi haykırın. Zaten taraftar da sizden bunu bekliyor. Bu maddenin değişmesine, bu ülkedeki en büyük muhalefetin Fenerbahçe olduğunu söylemenizi bekliyorlar. 'Biz kimseden kıyak istemiyoruz' deyin, Fenerbahçe'nin bu soruşturmadan alnı ak bir şekilde çıkacağını söyleyin. Taraftarın bu bütünleşmesine siz de katılın. Fenerbahçe'nin bu ligde kalmasını en çok kim istiyormuş, bu ortaya çıksın."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii ki bunları MAA söylemiyor, onun kararının sonuçları açısından ben söylüyorum. Ya da belki söylüyordur, adamcağız gerçekten de kurbandır ve Fenerbahçelidir, bilmiyorum. Veya bu fikri ona bizim yönetim vermiştir, bu da olabilir. Aslında bu fikrin kimden çıktığı çok önemli değil, önemli olan bizim yönetimimizin hâlâ bu söylemi üstlenmemiş olmasıdır. Bu sizce de enteresan değil mi? Neyi bekliyorlar ya da neden çekiniyorlar, bilen var mı? Bütün camia ve taraftar kendilerinden 58. maddenin değişmesine karşı olduklarını söylemelerini beklerken, onlar neyi bekliyor? Üstelik son birkaç gündür Aziz Yıldırım'ın da bu konudaki fikrini biliyoruz. O, onurlu duruşunu, kendisine yakışır bir şekilde mahpustan sürdürürken, yönetimin bu kifayetsizliği ve pısırıklığı neyle açıklanabilir? Benim hiçbir fikrim yok ama artık kızmıyor, üzülmüyor, resmen iğreniyorum. Ali Koç ve 1-2 kişi daha hariç, Fenerbahçe'nin mevcut yönetiminden utanıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;MAA'nın diğer kulüplere (yavşaklara) verdiği mesaj ise, kanımca şu oluyor: "Ey omurgasız yavşaklar! Fenerbahçe'nin düştüğü durum ilk günden beri hepinizi mest ediyor, hepiniz bıyık altından gülüp duruyorsunuz, bunu hepimiz biliyoruz. TFF'nin kucağında bulduğu bu bombayı kendisinin patlatmasını çok istiyorsunuz, kendinizi kurtarıp Fener'i ebediyen lekeli olarak anılacak bir kulüp yapmanın hayalini kuruyorsunuz ama yemezler kardeşim. Alın, genel kurulda bu kararı kendiniz verin. Aylardan beri Fenerbahçe'nin bu ligde kalmasını, Fenerbahçe dâhil herkesten çok istediğiniz halde bunun tersiymiş gibi davranıp konuşuyorsunuz. Fenerbahçe düşmesin, bunun kararını TFF versin, Fenerbahçe eksi puan cezası ile bu sezonunu kaybetsin ama ömür boyu "Federasyon'un kıyağı ile ligde kalan takım" olarak anılsın istiyorsunuz, amacınız bu. Ama size bir haberim var, ben bu topa girmiyorum. Götünüz yiyorsa onurlu duruşu siz gösterin, 58. maddeyi değiştirmeyin, ben de o zaman Fenerbahçe'yi düşürmek zorunda kalayım, ondan sonra annenizin liginde Bank Asya'dan daha düşük bir yayın geliriyle oynarsınız. Hükümet de artık sizin ananızı mı beller, yoksa sabaha mı bırakır, onu görürüz."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence MAA'nın, kararı genel kurula bırakma fikri işte bu sonuçları getiriyor. Fenerbahçe'ye atılmış emsalsiz bir pas söz konusu, ben bunu MAA'nın bilerek yaptığını düşünüyorum. Bizim yönetim akıl vermiştir diyeceğim ama onların hâlâ maddenin değişmesine karşı olduklarını açıklamaması, durumun bu olmadığını gösteriyor. Yani bu fikir onlardan çıkmadığı gibi, bu fikrin getirdiği olağanüstü avantajı da bugüne kadar kullanmadılar. Taraftar, yapılacak açıklamanın, Fenerbahçe'yi "lekesiz ve şaibesiz bir şekilde" ligde tutacağını bilmeden, romantik bir hezeyanla ve hatta küme düşmeyi göze alarak yapılmasını istiyor ama yönetimden çıt yok. Gerçekten de akıl alacak gibi değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne olacağına gelince, olacak olan şu: Türkiye'nin omurgasız ve şahsiyetsiz 17 kulübü, dediğim gibi, Fenerbahçe'nin bu ligde kalmasını herkesten çok istiyor. Hükümet de bunu istiyor; Trabzon gibi kıçıkırık bir şehri karşısına alamayan bir erk, Fenerbahçe taraftarını nasıl alsın? Dolayısıyla genel kurulda o madde de-ği-şe-cek. Herkes bunu böyle bilsin. Ama değiştiren, değiştirilmesini isteyen, kesinlikle Fenerbahçe olmayacak. O kararı bizzat omurgasız yavşakların kendisi alacak. "Fenerbahçe olmadan, biz de yokuz" demek zorunda kalacaklar. Biz de bunu keyifle seyredeceğiz. Burada önemli olan ne? Yine yönetimin yapması gereken bir şey, oylamanın "açık" olarak yapılması.. Fenerbahçe bütün gücüyle bu oylamanın açık yapılmasını temin etmeli ve kendisi, oradaki tüm üyeleriyle 58. maddenin değiştirilmesine "hayır" oyu vermelidir. Kulübün onurunu, itibarını kurtaracak olan tavır budur. Böylelikle Fenerbahçe'nin bu ülke demek olduğunu, Fenerbahçe olmazsa bu ülkede hiçbir sporun olmayacağını diğer kulüpler de kendi oylarıyla tescil etmiş olacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu yazı, MAA'yı aklama yazısı değil, hiç kimse böyle algılamasın. MAA'ya hiçbir zaman sempatiyle bakmadım ama antipatim de yoktu, nötr idim. 3 Temmuz'dan sonra ciddi bir antipati oluştu ama hâlâ o adamın kurban edildiğini düşünüyorum. Yine de bu, pek çok konudaki dirayetsizliğini ve zayıflığını haklı göstermez tabii, ayrı konu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama ben MAA'nın bu son kararının, Fenerbahçe'ye tarihinde yapılmış en büyük iyiliklerden biri olduğunu düşünüyorum. Bakış açım böyle, yanılıyor da olabilirim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8082781240566417897?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8082781240566417897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8082781240566417897&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8082781240566417897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8082781240566417897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2012/01/yonetim-neyi-bekliyor.html' title='Yönetim neyi bekliyor?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3198385030429445537</id><published>2011-12-08T01:01:00.004+02:00</published><updated>2011-12-08T01:07:01.390+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>İyi ki Fenerbahçeliyiz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-N14XbwZPvW0/Tt_xLlaO_TI/AAAAAAAADRI/smhIQetKGNY/s1600/samand%25C4%25B1ra.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 203px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-N14XbwZPvW0/Tt_xLlaO_TI/AAAAAAAADRI/smhIQetKGNY/s400/samand%25C4%25B1ra.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683526436087856434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Alttaki postun üzerinden 1 ay geçmiş, Fenerbahçe bu kez 1319 gündür yenilmediği ezelî rakibine (G.Saray) yenilmiş. Ama görüntü aynı: Samandıra'da takımı şampiyon gibi karşılayan taraftarlar.. Dışarıdan bakanlar bunu anlayamaz; biz bu içe dönmüş, kenetlenmiş, kol kola ve omuz omuza vermiş hâlimizden çok memnunuz. Zaten istatistiklere bakıyoruz, 3.5 yılda bir şampiyon olan Fenerbahçe söz konusu.. Bu demektir ki diğer 2.5 yılda şampiyon olamıyoruz. İşte bundan sonra o '2.5 yıl'ların bu görüntülerle geçmesi en büyük dileğim, sanırım öyle de olacak. Türkiye'ye her konuda olduğu gibi taraftarlık konusunda da örnek teşkil eden, işbu görüntülerle resmen çağ atlatan kulübün bir parçası olmak gerçekten de paha biçilemez bir gurur vesilesi.. Şükürler olsun ki Fenerbahçeliyiz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3198385030429445537?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3198385030429445537/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3198385030429445537&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3198385030429445537'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3198385030429445537'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/12/iyi-ki-fenerbahceliyiz.html' title='İyi ki Fenerbahçeliyiz!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-N14XbwZPvW0/Tt_xLlaO_TI/AAAAAAAADRI/smhIQetKGNY/s72-c/samand%25C4%25B1ra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8256518747267593470</id><published>2011-11-05T01:45:00.005+02:00</published><updated>2011-11-05T01:56:46.518+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Dünyada eşi-benzeri yok</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yb8JTM7hoOA/TrR6ku0P_yI/AAAAAAAADPw/ngcIfJvrB-Q/s1600/AdcaDLiCEAAkUHG.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 299px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-yb8JTM7hoOA/TrR6ku0P_yI/AAAAAAAADPw/ngcIfJvrB-Q/s400/AdcaDLiCEAAkUHG.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5671292602227359522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe bu akşam Sivas deplasmanında 27 maçtır süregelen namağlûp unvanını yitirirken, geçen yılki Yeni Malatya maçından beri belki de en kötü futbolunu oynadı. Alex'in olmamasıyla, ilk golün yardımcı hakem hediyesi olmasıyla vs. açıklanamayacak kadar kötüydü takım. 25 kişilik profesyonel futbol takım kadrosunda önce ve sadece kendini düşünen, bencil ve sorumsuz olan Stoch dışında hiçbir oyuncuya laf söyleyemiyorum. Çok şükür ki büyük Fenerbahçe taraftarı da benimle aynı görüşte ve resimde gördüğümüz üzere, gece saat 01:30'da takımını coşkuyla ve sınırsız bir sevgiyle o soğukta bağırlarına bastılar. Yavaş yavaş bir şeylere alışılmaya başlandığı, genel taraftar kitlesinin ölü toprağıyla hafiften uyukladığı bir dönemde görüyoruz ki, bu yenilgi fazlasıyla hayırlı bir yenilgi olacak. Yeni Malatya'dan sonra ikinci bir diriliş ve isyan bekliyorum şahsen takımdan. Hepsini (Stoch hariç) alnından öpüyorum, "iyi ki Fenerbahçeliyim!" diyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin asıl gücü olan, dünya üzerinde hiçbir ülkede eşi-benzeri bulunmayan büyük Fenerbahçe taraftarının önünde de saygıyla eğiliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son sözüm de Türkiye'nin 3/4'üne: Kiminizin gıptayla, kiminizin hasetle baktığı bu görüntüler asla ve asla sizde olmayacak. Ne yaparsanız yapın, ölene kadar Fenerbahçe'ye hep böyle bakmaya devam edeceksiniz. Her zaman sizden bir adım önde olacağız. Bizde doğuştan olan bu şey, sizde yok çünkü. Varmış gibi yaptığınızda da komik ve acınası oluyorsunuz. Hepinizden (arkadaşım olan sınırlı sayıdaki istisnalar hariç) ölümüne iğreniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8256518747267593470?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8256518747267593470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8256518747267593470&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8256518747267593470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8256518747267593470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/11/dunyada-esi-benzeri-yok.html' title='Dünyada eşi-benzeri yok'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-yb8JTM7hoOA/TrR6ku0P_yI/AAAAAAAADPw/ngcIfJvrB-Q/s72-c/AdcaDLiCEAAkUHG.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2634808651227911978</id><published>2011-11-01T20:30:00.006+02:00</published><updated>2011-11-01T21:50:08.099+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Mehmet Topuz</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-kxe8HegvCCM/TrA_AO9olzI/AAAAAAAADPY/3VS0ErhYaiw/s1600/topuz.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 314px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-kxe8HegvCCM/TrA_AO9olzI/AAAAAAAADPY/3VS0ErhYaiw/s320/topuz.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5670101204108613426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Topuz gibi, yetenekleri sınırlı olan, tabelayı değiştirmeyen, en büyük özelliği çok koşması ve topa iyi vurması olan (ki Fener'de bu özelliğini hemen hemen hiç görmüyoruz) bir oyuncuya Gökhan Emreciksin ve 9 milyon avro para vermişti Fenerbahçe (Gökhan da 2'ye alındığı için toplamda 11 ediyor). Aklı başında olan, biraz matematik ve ekonomi bilen her insan bu transferin ne kadar saçma olduğunu, tamamen "pazardaki günlük dinamiklerin" sonucu olarak bu meblağlara ulaşıldığını vs. bilir, söyler ve söyledi de zaten. Üstüne bir de dönemin teknik direktörü Daum'un "bu çocuk 26 yaşına gelen kadar hiçbir şey öğrenmemiş, nerede duracağını bile bilmiyor" gibi demeçlerini okuyunca (yazarın notu: siktirsin!) Fenerbahçe taraftarlarının hemen hepsinde bu oyuncuyla ilgili genel bir karamsarlık hasıl olmuştu. Ama bu transferi, üzerinden geçen 2.5 yılın ardından başka bir gözle değerlendirmenin yeri ve zamanıdır.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konuya kestirmeden gireceğim. Hani bir mahalle kahvesinde mis gibi tavşan kanı bir çay içersiniz, 75 kuruş verip çıkarsınız; ama aynı çayı, hatta daha kötüsünü Bebek, Tarabya, Ortaköy sahillerinde 5 liraya içersiniz ya.. Bu durumu sorduğunuzda da o parayı çayın kendisine değil, "ortama" verdiğinizi söylerler, ki bence haklı bir önermedir. İşte Topuz transferi bizim için öyle bir şey. Topuz, evet, belli konularda belki çok ekstra bir oyuncu değil. Ama işte başka konularda Türk futbolunda eşi benzeri az bulunur bir mücevher, her takımın kadrosunda bulunması olmazsa olmaz bir oyuncu. Dolayısıyla ona verdiğiniz parayı onun "görünen" ve sahip olduğu yeteneklere değil, "görünmeyen" ve rakamlarla ifade edilemeyecek kocaman yüreğine vermiş oluyorsunuz. Takım için terinin son damlasına kadar akıtan, mücadele eden, o mücedele uğruna kimi zaman sakatlanmayı bile göze alan, takım uyuşuk bir havaya büründüğünde boş bir topun arkasından ölümüne koşup arkadaşlarını ve seyirciyi ateşleyen, oyun disiplinine sonuna kadar sadık, kendisine (olabilecek) son raddede iyi bakan, kolay kolay sakatlanmayan, sadece darbeye bağlı sakatlık yaşayan, geçen yıl 34 maçın hepsine ilk 11'de başlayan, sezonu da 1 gol, 9 asistle bitiren bir oyuncu. Tabelayı değiştirmiyor diyoruz ama rakamlar 9 asist diyor. Örneğin Milan'da bir nevi Topuz'un ateşleyici rolünü üstlenmiş olan Gattuso'nun 13 yılda 9 asisti var mı acaba? Hiç sanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünkü Karabük maçında Bienvenu'ye attığı pas mesela, tek kelimeyle muhteşemdi. Zamanlaması kusursuzdu, bu sayede arkadaşı ofsaytta kalmadı. Şiddeti ve uzunluğu kusursuzdu, bu sayede tek vuruş ile gol yapılabildi. Yüksekliği de kusursuzdu, böylece Bienvenu'nün vuruşu yapmadan önce topu kontrol etmesine gerek kalmadı. Son derece basit gibi görünen o pas, takım arkadaşının da becerisi ile tabelayı değiştirdi ve +2 puanı takıma kazandırdı. Topuz işte böyle bir oyuncu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün twitter'da @HercAn_ kardeşimin de söylediği gibi, Fenerbahçe takımında bu gidişle "2 sene içinde kaptan olup, 3 sene kaptanlık yapacak" bir oyuncu Mehmet Topuz. Onun için verilen 11 milyon avro anasının ak sütü gibi helal olsun. Tek sorun, bence kendi aldığı yıllık 2.5 milyon avroluk maaş ama tıpkı Emre gibi günün şartlarında verilmesi elzem olan bu ücret, kontrat yenileme döneminde daha usturuplu bir seviyeye çekilecektir. Buna kendisi de razı olacaktır, bu kadar da temiz bir adam.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan, tüm bu yazdıklarımız gün gibi ortadayken Sabri'lerin, Aurelio'ların cirit attığı ve artık şahsen iğrendiğim Türk Millî takımının değişmez ismi olması gereken Mehmet Topuz, kadroya bile alınmıyor. Onu seçmeyen Oğuz Çetin başta olmak üzere tüm yetkililerin yedi sülalesinin kulakları da, her hafta 25 milyon tarafından çınlatılıyor. Topuz böyle oynadıkça çınlatılmaya da devam edecek..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2634808651227911978?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2634808651227911978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2634808651227911978&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2634808651227911978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2634808651227911978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/11/mehmet-topuz.html' title='Mehmet Topuz'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-kxe8HegvCCM/TrA_AO9olzI/AAAAAAAADPY/3VS0ErhYaiw/s72-c/topuz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2049898808979550301</id><published>2011-10-31T22:46:00.005+02:00</published><updated>2011-10-31T22:51:38.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Ne mutlu Fenerbahçeli olana!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Q_ALGU6tRjo/Tq8JNYYIQ9I/AAAAAAAADPM/Usc2ShicPGY/s1600/438307393.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 313px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Q_ALGU6tRjo/Tq8JNYYIQ9I/AAAAAAAADPM/Usc2ShicPGY/s400/438307393.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5669760581369349074" /&gt;&lt;/a&gt;Karabük maçında insafsızca ve kalleşçe oyundan atılan kaptanımız ve asbaşkanımız.. Buraya maçtan sonra yerde oturan Cristian'a arkasından yaklaşıp yanağından öpen Volkan'ı, Topuz'u alnından öpen Orhan Şam'ı vs. de koyabiliriz. Bu camiada bu görüntülerden çok var ve hepsi de samimi.. O kadar mutluyuz ki kimliğimizden, galibiyetler, puanlar, kupalar umrumuzda değil. Bu birliktelik, bu adanmışlık, bu sahiplenme, bu dayanışma bize fazlasıyla yetiyor. Diğerleri bok içinde debelenmeye devam etsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2049898808979550301?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2049898808979550301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2049898808979550301&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2049898808979550301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2049898808979550301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/10/ne-mutlu-fenerbahceli-olana.html' title='Ne mutlu Fenerbahçeli olana!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Q_ALGU6tRjo/Tq8JNYYIQ9I/AAAAAAAADPM/Usc2ShicPGY/s72-c/438307393.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8187669416749129775</id><published>2011-09-30T10:06:00.004+03:00</published><updated>2011-09-30T10:52:28.915+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Yine tarihe geçilebilir</title><content type='html'>Fenerbahçe'nin taraftar grupları, bu sezon kendi seyircisiyle resmî anlamda ilk kez buluşacak olan takıma büyük sürprizler hazırladığı gibi, hâlâ hiçbir somut delil olmaksızın içeride tutulan başkanlarını da unutmuyor. Cezaevinde 91. gününü geçiren Aziz Yıldırım için, 90+1. dakikadan itibaren büyük sevgi gösterilerinin yapılması bekleniyor Kadıköy'de ama asıl heyecan verici duyum, bunun sonrasıyla ilgili.. Başka takımların şampiyonluk kutlamalarında göremeyeceği bir ortam olacak muhtemelen zira Fenerbahçe taraftarı (maçın skoru ne olursa olsun) maç bitiminde stattan en az 1 saat ayrılmayacak ve tezahürata devam edecek. Oyuncuları, hocayı vs. yanlarına çağırarak büyük bir nümayiş sergileyecek. Hatta bunun saat 00:00'a kadar devam edeceği bile söyleniyor. Büyük Fenerbahçe camiası, bugüne kadar "en büyüğüm" diye böbürlenmesini anlamayan herkese niye en büyük olduğunu, geri dönüşsüz bir şekilde ispatlamaya devam ediyor. Biz de bu yaştan sonra yeniden bu kimliğimizle gurur duyuyoruz. Ne mutlu ki Fenerbahçeliyiz..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 Temmuz, 10 Temmuz, Fenerbahçe hisseleri, Ülker, Tayyip, MAA, Baransu, Açıkel, ROK, Erman Toroğlu, Ali Şen.. Unutma, unutturma ey Fenerbahçeli..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8187669416749129775?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8187669416749129775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8187669416749129775&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8187669416749129775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8187669416749129775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/yine-tarihe-gecilebilir.html' title='Yine tarihe geçilebilir'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6830037536018584261</id><published>2011-09-26T23:27:00.002+03:00</published><updated>2011-09-26T23:28:26.991+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><title type='text'>Bir şey yapmasın?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LD5WSY2L64I/ToDgU8P3nyI/AAAAAAAADOQ/1zo18QkBdFU/s1600/vakur.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 228px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-LD5WSY2L64I/ToDgU8P3nyI/AAAAAAAADOQ/1zo18QkBdFU/s400/vakur.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656767782352035618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6830037536018584261?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6830037536018584261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6830037536018584261&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6830037536018584261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6830037536018584261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/bir-sey-yapmasn.html' title='Bir şey yapmasın?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-LD5WSY2L64I/ToDgU8P3nyI/AAAAAAAADOQ/1zo18QkBdFU/s72-c/vakur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8781114686657954603</id><published>2011-09-20T23:58:00.003+03:00</published><updated>2011-09-21T00:21:32.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Dünya spor tarihine geçen bir gün</title><content type='html'>Fenerbahçe'ye verilen seyircisiz maç oynama cezasının "sadece kadınlar ve -12"ye çevrilmesi, dünya spor tarihinin en olağanüstü günlerinden birine tanıklık etmemizi sağladı. Sadece Maraton ve Fenerium tribünlerinin, o da "alt" katını seyirciye açacağını belirten kulüp bile, kendi seyircisinin bağlılığını, sevgisini ve aidiyetini tahmin edememişti. Ama sayısı maçın hemen başında 41.600 olarak açıklanan seyircinin, oyun devam ettikçe 50 bini bulduğunu hep beraber gözlemledik. Sadece Türkiye'nin ve sadece futbolun değil, dünya spor tarihinin en özel günlerinden biriydi. Fenerbahçe'nin sadece bu ülkenin değil, dünyanın en büyük spor kulübü olduğunu bir kez daha gösteren bir gündü. Hafta boyunca uluslarası tüm tv kanalları bu maçı konuşup bu maçı gösterecek. Onlar da bu güce muktedir kulübe bir kez daha vurgu yapacak. Ne mutlu ki bugünleri de gördük..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşlısı genci, açığı kapalısı binlerce kadına ve çocuğa sonsuz teşekkürler. G.Saray ve Beşiktaş formalıları büyük bir misafirperverlikle aralarına aldıkları için de tebrikler. Daha fazla söze hacet yok.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8781114686657954603?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8781114686657954603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8781114686657954603&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8781114686657954603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8781114686657954603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/dunya-spor-tarihine-gecen-bir-gun.html' title='Dünya spor tarihine geçen bir gün'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-634738465248791617</id><published>2011-09-20T23:49:00.003+03:00</published><updated>2011-09-21T15:50:51.130+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Kıyıma devam</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4YE6siEfVf8/TnndoYPJMWI/AAAAAAAADOA/g3BfKc-2Z6A/s1600/1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 221px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-4YE6siEfVf8/TnndoYPJMWI/AAAAAAAADOA/g3BfKc-2Z6A/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654794492910842210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sadece Türkiye'nin değil, kulüp olarak Avrupa'nın en büyüğü olma yolunda hızla ilerleyen Fenerbahçe'nin (biz demiyoruz, Fransızlar diyor) önüne her aşamada, her merhalede engeller çıkmaya devam ediyor. Saha dışında yapılanlar ve her hafta rakiplerine çalınan (haksız) penaltılar, çıkmayan (haklı) kırmızı kartlar yetmiyormuş gibi, penaltıları ve golleri engellenen bir Fenerbahçe görüyoruz. 3 haftada verilmeyen penaltı 3, verilmeyen gol 1. Bu şekilde devam ederlerse cemaatin, Bursa'yı şampiyon yaptığı ve her şeyi denemesine rağmen Fenerbahçe'ye yenildiği 2 yılın ardından bu yıl da derinden desteklediği G.Saray mutlu sona ulaşacaktır. Hakemlerin yolu doğru yol yani..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçı, daha önce de yazdığım gibi yorumlamayacağım, umrumda bile değil. Derdimiz başka, savaşımız başka, futbolun çok dışında bir şeyler var. Cahiller uyutulmaya devam etsin ama ben uyumayacağım. Sadece 90 dakikanın kendi içinde dünyadan kopup, son düdükten sonra (sonuç ne olursa olsun) gerçeğe döneceğim. Başkan hâlâ içeride, hisselerin hâlâ kime gittiği belli değil, mahkeme süreci devam ediyor, Ülker hâlâ Fenerbahçe'nin sponsoru vs. Sonuç, gerçekten, kimin umrunda?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-634738465248791617?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/634738465248791617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=634738465248791617&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/634738465248791617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/634738465248791617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/kyma-devam.html' title='Kıyıma devam'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4YE6siEfVf8/TnndoYPJMWI/AAAAAAAADOA/g3BfKc-2Z6A/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1753313701835274439</id><published>2011-09-17T11:28:00.002+03:00</published><updated>2011-09-17T11:39:01.947+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Başkan özgür olana kadar..</title><content type='html'>1983 yılından beri olabilecek en yakın şekilde takip ettiğim Fenerbahçe'nin futbol takımının, geçen sezon ve bu sezonki kadar birbirine kenetlendiğini, bu kadar "takım" olduğunu, bu kadar samimi ve birbirini seven futbolculardan oluştuğunu hiç görmemiştim. Hatta "daha kalitelisini de görmedim" diyeceğim ama bu sezon başında gönderilen oyunculardan sonra takımın total kalitesi düştü. Ama iştah, adanmışlık, özveri ve yürekli oyun kaldığı yerden devam ediyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dün akşamki Antep galibiyeti (hele de Antep'in geçen yılki Kadıköy mücadelesinden sonra) gerçekten de çok önemli ve Aykut Kocaman'ın takım üzerindeki hâkimiyetini net bir şekilde gözler önüne serdi. Andre Santos'un belki yarı kalitesinde olan Ziegler mükemmel bir profesyonel ve görev adamı olduğunu hepimize daha ikinci maçtan gösterirken, Bienvenu sahip olduğu müthiş potansiyelden bir kuple sundu son yarım saatte.. Özellikle bu iki oyuncunun henüz yeni dâhil oldukları bir takımda bu başlangıcı yapması çok olumlu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilica, Caner ve Cristian başta olmak üzere geçen sezonların çok çok üzerine çıkan oyuncuların varlığı başka bir sevinç kaynağı. Fenerbahçe futbol takımı, Türk futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş onur mücadelesini böyle sürdürdükten sonra hangi kümede olduğu, o kümeyi kaçıncı bitirdiği önemli değil. Taraftar onları bağrına basmaya devam edecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben de başkan özgür kalana kadar maçlar hakkında sadece böyle önemli bir-iki noktaya değinmeye ya da hiç yazmamaya devam edeceğim. Bu süreçte takımın sahada gösterdiği her olumlu şey, Fenerbahçe'nin suçsuzluğunun daha kuvvetli kanıtları olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1753313701835274439?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1753313701835274439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1753313701835274439&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1753313701835274439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1753313701835274439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/baskan-ozgur-olana-kadar.html' title='Başkan özgür olana kadar..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3205575968922902632</id><published>2011-09-15T16:45:00.006+03:00</published><updated>2011-09-15T17:34:57.857+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süper lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Tiyatro mu, Süper Lig mi?</title><content type='html'>Olağanüstü gelişmelerle biten yazın ardından beklenen oldu ve Süper Lig başladı. Fenerbahçe taraftarı olarak zerre kadar umursamasak da, Digiturk sahibi değilsek ve asla olmayacak olsak da, Fener maç yapıyorsa bir şekilde yolunu bulup seyrediyoruz. Ordu maçını da seyrettik; rakibin daha etkili olduğu, bizim takımın tutuk göründüğü vs. bir ortam vardı ama söz konusu koşullarda "bundan iyisi, Şam'da kayısı" demekten başka çare yok. Futbolcuların, neyin ne olduğunun ve olacağının bu kadar muğlak göründüğü bir durumda ortaya koyduğu performansı öpüp başımıza götürmemiz gerekiyor bence; bu, işin bir boyutu..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşin asıl önemli boyutu ise içinde bulunduğumuz tiyatro.. 3 Temmuz'dan beri geçen süreçte sadece Altaylı'nın programında TFF başkanına verdiği ayar ile takdirimizi kazanan, onun dışında "darağacında olsak bile, son sözümüz Fenerbahçe" cümlesini bile doğru biçimde söyleyemeyen ve sünepe görüntüsüyle giderek artan bir şekilde nefretimizi kazanan Nihat Özdemir, Ordu maçının ardından tüm taraftarlara "yönetim adına" Ligtv'ye abone olmalarını salık verdi. Hatta bunu bizzat "rica etti, istedi." Eğer bu istek gerçekten de yönetim adına yapıldıysa Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, hâl-i hazırda taraftarın sahip olduğu psikolojiden zerre kadar anlamayan bir yönetimi var demektir. Ve eğer durum böyleyse, ayrıca Ligtv aboneliği için dilencilik yapacak bir pozisyona gelindiyse, o kerli ferli adamların hepsinin bir an önce istifa edip o şerefli görevi, gerçekten şerefli bir şekilde yapacak başkalarına bırakmaları da kaçınılmazdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu anda açık bir şekilde görülüyor ki, iş Türk futbolunu kurtarma operasyonundan, Ligtv'yi kurtarma operasyonuna döndü. Zaten Fener taraftarının iptalleri ile 150 milyon dolar kaybı olduğu söylenen yayıncı kuruluş, öncelikle %100 bir şekilde kendisinin projekte edip dayattığı ve yürürlüğe sokturduğu play-off sistemiyle zararının bir kısmını kurtarma peşine düştü. Ama bu yetmedi, zira Fenerbahçe taraftarlarına yeniden decoder aldırmak gerekiyordu. Bunun için önce "1 yıl taahhütlü" kampanyayı getirdiler, şimdi de normal yayın fiyatına HD yayın satıyorlar. Bunlar da yetmedi, TFF'ye "yargı kararı sezon ortasında çıksa bile cezasının sezon sonunda uygulanacağı" açıklamasını yaptırdı. Yani Fenerbahçelilere şöyle diyorlardı: "Decoder alın, sezon sonuna kadar 35-40 maç oynayacağınızı biz garanti ediyoruz." Tüm bu kepazeliklerin Fenerbahçe camiasına göstermesi gereken şey ise, verilmesi gereken tepkinin sadece bir kısmı verildiğinde bile Fenerbahçe'nin, bu ülke futbolunun eksenini tamamen kaydıracak bir potansiyele sahip olduğunun ortaya çıkmasıdır. Ligdeki diğer tüm kulüpler ve yayıncı kuruluş, bu kadarcık bir tepki ile bile Fenerbahçe'yi kurtarmak için böyle "el pençe divan" duruma geldiyse, yapılması gereken şey mezkur tepkinin dozajının artarak devam ettirilmesidir. Zira Fenerbahçe, hakkı olan ve devlet eliyle gasp edilip kedi-köpeğe peşkeş çekilen şeyleri ancak bu şekilde geri alabilir. "Restine rest ulan" demekten başka bir çare ve bir duruş kalmamıştır. Oysa bizim yönetim ne yapıyor? "Bend over" bir şekilde kendisine hangi rol biçilirse onu ifa ediyor. Biz de onlar için beddua edip o koltuklarda oldukları için utanmaktan başka bir şey yapamıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama yapabiliriz. Fenerbahçe taraftarı, asla ve asla hiçbir şekilde yayıncı kuruluşa para kazandırmamalı, illâ para verecekse gidip Fenerium vasıtasıyla bizzat kendi kulübüne vermelidir. Taraftar kart daha 275 bin oldu, başkanın koyduğu hedefin çok uzağındayız. Kendisine taraftar diyen, kulübünü sevdiğini iddia eden, cemaatin bu kulübün içine girmesini istemeyen ve nihayet 35 TL verebilecek durumda olan herkes gidip kartını almalı. Bu işin lamı cimi yok. Yönetim artık taraftarın niyetini, saikini ve isteklerini temsil etmekten saptı, bu durumda onları dinlememize gerek de yok. Ayrıca Fenerbahçe taraftarının hangi davranışı gösterdiğinde "gerçek taraftar" olacağını belirlemek ve bunun fermanını vermek Nihat Özdemir gibi bir sünepenin haddine değildir. Bunu özellikle belirtiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe bu yıl 80 puan toplayıp play-off hakkı kazandı, orada da şampiyon oldu diyelim.. Sezon sonunda TFF'nin "15 puanın silinmesi cezasına karar verdim" deyip, hem geçen yılki hem de bu yılki şampiyonluğu gasp etmeyeceği ne malum? Ki olacak olan budur, ben size söyleyeyim. TFF'nin tek derdi şu anda yayıncı kuruluşu kurtarmak, Fenerbahçe'nin açtığı davada da mahkûm olmamaktır. TFF'nin, Türk futbolunun, diğer bütün kulüplerin ve yayıncı kuruluşun "varlık sebebi" olan Fenerbahçe, TFF'nin umrunda bile değil. O zaman biz de bu "Süper Lig" isimli tiyatroyu umursamayalım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçları bir şekilde seyredelim, tamam. Neticede sahada "çubuklu" oynuyor ve seyretmekten başka çaremiz yok. Ama Ligtv'ye para kazandırmadan, mevcut abonelikleri de iptal ederek TFF ve diğer kulüpler üzerindeki baskıyı arttırmak lâzım. Yoksa koskoca kulübe göz göre göre istediklerini yapacaklar. Bunu yazın bir yere..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3205575968922902632?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3205575968922902632/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3205575968922902632&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3205575968922902632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3205575968922902632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/tiyatro-mu-super-lig-mi.html' title='Tiyatro mu, Süper Lig mi?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6906195008322661495</id><published>2011-09-10T17:58:00.003+03:00</published><updated>2011-09-10T18:08:44.439+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Aziz Yıldırım'ın mektubu</title><content type='html'>&lt;div&gt;Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım, yeni sezon öncesinde, başta Aykut Kocaman olmak üzere futbol takımımızın tüm mensuplarına hitaben bir mektup yazmış. 70 gündür cezaevinde bulunan, psikolojisi ve sağlığı bozulmuş bir insan, şikenin "ş"sine bile bulaşsa bu satırları yazabilir mi, bunu okuyanların takdirine bırakıyorum. Kendinden emin olmasa, sürecin sonunda aklanacağını bilmese bu kadar net olabilir mi? Biz ona inanmaya devam ediyoruz, etmeliyiz. İlk günden beri bunu söylüyorum, Aziz yıldırım'ın o söylenen şeyleri yapacak kadar zekâ özürlü olduğunu sanmıyorum. "Güç yüzünden sapıtmış, pusulası kaymış, aşırı rahatlıktan ve özgüvenden yapmıştır" diyenlere de inanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mektubun girişi ve son cümleleri de gözlerimizi yaşartıyor bu arada.. Başkana sabır diliyorum, umarım aklanıp en kısa sürede geri döner.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;"Sevgili Aykut Kocaman, değerli arkadaşlar, sevgili Fenerbahçeli futbolcu kardeşlerim, değerli evlatlarım,&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yeni sezon öncesinde sizlere başarılar dilemek ve bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Tarihin tanıklık ettiği en zorlu, en çekişmeli futbol sezonlarından bir tanesini alnınızın akıyla şampiyon olarak tamamladınız. Tüm önemli rakiplerinizi son dakikaya kadar gidip gelen, nefes kesen maçların ardından yeşil sahada mağlup ettiniz. Dünya Futbol Tarihinde eşine ender rastlanan bir şekilde, beş yılda iki kere, son maçlarda kaçırdığımız şampiyonlukların ardından, yine son saniyesine kadar büyük çekişmeye sahne olan son maçımızın son düdüğüyle birlikte şampiyon olarak, tüm camiamızı sevince boğdunuz. Sizlerle gurur duyuyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Golleriyle asistleriyle olduğu kadar saha dışındaki davranışlarıyla örnek bir kaptan olan sevgili Alex’ten, Aykut hocamızın kendisine şans verdiği zamanlarda, yüzündeki "heyecanlı tebessümüyle" görevini yerine getirmeye çalışan Gökay kardeşinize kadar, tek tek, hepinizle gurur duyuyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sevgili hocamız Aykut Kocaman ile ve ekibiyle gurur duyuyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taraflı tarafsız herkesin şahit olduğu, tüm spor camiasının, tribünleri dolduran on binlerin gözleri  önünde gerçekleşen şampiyonluğumuzun ardından, hiç hak etmediğimiz bir süreci hep birlikte yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Şunu çok iyi biliyorum ki, şampiyonluğunuza, emeğinize göz dikenler sizleri kalbinizden yaraladı. Sahada kazandığınızı başka yerlerde geri almaya çalışanlara karşı sessiz bir isyan içindesiniz. Kırgınlığınız, kızgınlığınız belki de yıllarca hiç geçmeyecek.&lt;br /&gt;Ama şunu da biliyorum: Sizler Fenerbahçe’nin futbolcularısınız. Şartlar ne olursa olsun yine çubuklu formalarınızı giyecek, yine mabedimize çıkacak, yine milyonları sevindirecek, yine hepimizi sokağa dökeceksiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Mazinizde bir tarih yattığını unutmayın ve hiç merak etmeyin, emeğimizi ve sahada ortaya koyduğumuz mücadeleyi görmeyenler bu soruşturmanın sonunda tüm camiamızdan ve sizlerden özür dileyecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçelilik bir sevdadır..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ve bu sevda dünya var oldukça devam edecektir. Sizlere bir kez daha başarılar diliyor, alınlarınızdan öpüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;AZİZ YILDIRIM&lt;br /&gt;FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ BAŞKANI"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6906195008322661495?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6906195008322661495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6906195008322661495&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6906195008322661495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6906195008322661495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/aziz-yldrmn-mektubu.html' title='Aziz Yıldırım&apos;ın mektubu'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3181713391230772309</id><published>2011-09-08T18:52:00.001+03:00</published><updated>2011-09-08T18:53:59.009+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Aklınıza, yüreğinize sağlık</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-aBNGHhLGD1o/TmjlAj1xlqI/AAAAAAAADNo/Qpop6Uet4g4/s1600/leman.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 319px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-aBNGHhLGD1o/TmjlAj1xlqI/AAAAAAAADNo/Qpop6Uet4g4/s400/leman.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5650017530319836834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Leman'ın, süregiden kepaze soruşturma ile ilgili muhteşem dokunuşu..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3181713391230772309?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3181713391230772309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3181713391230772309&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3181713391230772309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3181713391230772309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/aklnza-yureginize-saglk.html' title='Aklınıza, yüreğinize sağlık'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-aBNGHhLGD1o/TmjlAj1xlqI/AAAAAAAADNo/Qpop6Uet4g4/s72-c/leman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-9068413836106109158</id><published>2011-09-06T20:13:00.003+03:00</published><updated>2011-09-08T18:54:29.791+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Kaptan!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-nSNL03CnDz4/TmZU_ZP3L8I/AAAAAAAADNg/mC3fqc0YA0E/s1600/1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 323px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-nSNL03CnDz4/TmZU_ZP3L8I/AAAAAAAADNg/mC3fqc0YA0E/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649296230668775362" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şu adama zamanında "sinsi" diye yazan ellerim kırılsaydı da, onları yazamasaydım :) Bienvenu'ye "bienvenu" diyor geminin kaptanı, daha güzel bir kare olamazdı..&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-9068413836106109158?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/9068413836106109158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=9068413836106109158&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/9068413836106109158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/9068413836106109158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/09/kaptan.html' title='Kaptan!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-nSNL03CnDz4/TmZU_ZP3L8I/AAAAAAAADNg/mC3fqc0YA0E/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6036461981471267560</id><published>2011-08-31T18:04:00.008+03:00</published><updated>2011-08-31T21:35:51.137+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Yönetim ne yapıyor?</title><content type='html'>Son 10 gündür Fenerbahçe'nin, Şampiyonlar Ligi'nde oynama hakkı elinden alındığı ve buradan beklenen 25 milyon euro'yu bir anda kaybettiği (ve ayrıca birtakım sponsorlarla anlaşmalar yenilenmediği) için maddî bir darboğaza girdiği/gireceği söyleniyor. Yönetimin de bu yargıyı doğrularcasına sapır-sapır adam gönderdiğini görünce bir kez daha taraftar olarak "neler oluyor?" diye düşünmeye başlıyoruz.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe ilk kez Avrupa kupalarının dışında kalmıyor, hatta yakın tarihte Mustafa Denizli ve Daum'un ilk sezonlarında da sadece Türkiye Ligi'nde oynamış ve şampiyon olmuştu. Ve her iki sezonda da transfere inanılmaz paralar harcanabilmişti (Denizli zamanında tam 74 milyon dolar). Bu sezon ise kulüp, herhangi bir ceza alacağından bihaber olmasına rağmen sadece belirli mevkilere rotasyon amaçlı nokta transferler yaptı. İlk 11'de direkt oynayacak hiçbir adam alınmadı, üstelik kulüp tarihinin ekonomik olarak en rahat dönemlerinden birini yaşıyorken..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avrupa'dan men edilmenin ardından ise zaten taraftarın transfer bekleyeceği bir durum ortadan kalktı, "eldekilerin muhafaza edilmesi" en önemli transfer hamlesi olarak görünmeye başlandı. Kulübün Şampiyonlar Ligi'den gelecek 25 milyon euro'yu kaybetmesi ise dışarıdan bakan herhangi bir göz için çok fazla sorun teşkil edecek bir durum değildi. Zira örneğin taraftarlar Türk spor tarihinde (hatta Türkiye sosyal tarihinde) eşi-benzeri görülmemiş bir dayanışma ile kombine ve merchandize ürünlere akın ederken, kulübüne ekstra kaynak yaratabilmek için adeta canını dişine taktı. Ama yöneticiler taraftarlara hiçbir açıklama yapmadan, "yabancılar dâhil bütün oyuncular burada kalmak istiyor" diye söylemiş olmalarına rağmen bir anda teker teker en önemli oyuncularını elden çıkarmaya başladı. Önce Emenike gitti, akabinde Lugano ve son olarak bugün de Andre Santos.. Bu oyuncuların neden satıldığını kimse bilmiyor. Madem oyuncuların kendisi kalmak istiyor, o zaman yönetim kendi isteğiyle bunları gönderiyor demektir. Peki neden? Bir alt lige düşmeyeceğimizden bu kadar emin olan ve "alnımız açık" diyen yöneticilerimiz, sadece 25 milyon euro'luk bir cari sapma yüzünden mi kulüp tarihinin en iyi kadrosunu dağıtıyor? Fenerbahçe taraftarı sadece 2-3 günde 50 bin kart alarak, desteğinin potansiyeli konusunda yeterli ışığı yakmadı mı? Eğer yakmadıysa, destek yetmediyse çıkıp bunu da söylemeleri lâzım ama içlerinden birini ara ki, bulasın.. Böyle susarak ne yaptığını sanıyorlar, anlamak, akıl erdirmek mümkün değil..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu tavrın "küme düşeceğimizden yöneticilerimiz emin" gibi bir yargıdan başka bir şey akla getirmediğini hiçbirisi görmüyor mu?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lugano dünyanın en iyi stoperlerinden biri olan, müthiş bir karakterdi. Üst üste bir yıl arayla Dünya Kupası'nda üçüncü, Copa America'da da şampiyon olan bir takımın kaptanı ve piyasa değeri (31 yaşında) 14 milyon euro eden bir oyuncuydu. Böyle bir adam bırakılır mı? Andre Santos da bana göre dünyanın en iyi 10 sol bekinden biri, bunu Türkiye'de göremeyen herkesin de Arsenal forması altında göreceğinden eminim. Hadi Lugano'nun serbest kalma bedeli vardı ve özel olarak ikna edilmesi gerekiyordu diyelim, Santos gibi bir oyuncu 7 milyona bırakılır mı arkadaş? Ondan asla daha iyi bir oyuncu olmayan Coéntrao 30 milyona transfer yaparken Andre Santos'un (daha az göz önünde olduğu için ihtiyatlı davransak bile) en az 15 milyon etmesi gerekiyor. Gökhan'ın olduğundan daha değersiz bir oyuncu değil, Gökhan için 15 istenirken Santos'u 7'ye bırakmak resmen kulübünü satmak bana göre..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sırada başka oyuncular da olabilir, özellikle Stoch'un talipleri varmış. Onun gidişine Lugano ve Andre Santos'tan daha az üzülürüm ama yine üzülürüm. Biz ayda örneğin 2 bin lira kazanırken ve bunun "en az" onda birini üç aydır her ay kulübe verirken yöneticiler ne yapıyor? 15 tanesi birden bizim gibi her ay, aylık kişisel gelirinin onda birini kulübe verse ya? Mesela sadece yöneticilerin alabileceği 15 tane anahtarlık yapılsa, Fenerbahçe logolu falan.. Her birinin 500 bin euro değeri olsa ve yöneticilerimiz, o zengin iş adamları bunlardan birer tane alsa? Fenerbahçe'nin taraftarı gerekirse borçlanarak bile olsa kulübüne destek verir, ben mesela 1 yıl boyunca her ay maaşımın sekizde birini kulübün gösterdiği herhangi bir hesaba yatırmaya hazırım. Ama yöneticiler ne yapıyor kardeşim? Kulübü televizyonda celebrity'lerin şovlarıyla bağış organizasyonlarına sokacağınıza elinizi cebinize sokun önce.. Bu kulüp "yöneticiden para alma" devirlerini geçti eyvallah da, durum seferberlik durumu.. Traşı kesiniz..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe yönetimi, bütün bu olaylar geçip gittiğinde bile unutulmayacak hatalar yaptı bu süreçte, yapmaya devam ediyor. Biz de bunları yazıyoruz bir kenara, bu günler atlatılınca hesabını soracağız, sormalıyız..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6036461981471267560?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6036461981471267560/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6036461981471267560&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6036461981471267560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6036461981471267560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/yonetim-ne-yapyor.html' title='Yönetim ne yapıyor?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4444610811987145842</id><published>2011-08-28T18:27:00.002+03:00</published><updated>2011-08-28T18:35:23.224+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fenerbahçe taraftarı oyunu bozdu</title><content type='html'>3 Temmuz tarihinden beri yazıp söylediğimiz şeyleri, OdaTV ekibi kısa bir makalede toplamış. Aynen kopyalıyorum:&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe yönetim kurulu üyelerinin, takımın teknik grubu ve futbolcularıyla yaptığı toplantıdan sonra, Ali Koç basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Konuşmasını bitirirken şöyle dedi: “Gizli bir soruşturmanın medyada sürekli yer almasını açıklamak zor. Aziz Yıldırım'ın silahlı terör örgütüyle ne ilgisi olabilir?” Bu iki cümle, aslında Fenerbahçe'ye ne yapıldığını kulüp yönetiminin net olarak bildiğini açıklıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruşturmanın gizliliğini Beşiktaş'taki özel yetkili mahkemenin mi, polislerin mi ya da ikisinin birden mi ihlal ettiği hep konuşulan bir konu. Kim yaparsa yapsın, yapılan sızdırmanın amacının, dava soruşturma aşamasındayken kişileri itibarsızlaştırmak olduğu sır değil. Ergenekon, Balyoz vb. davalarda bunu defalarca gördük. Aynı taktik-tezgâh Fenerbahçe'ye yapıldı. Devreye cemaatçi polis muhabirleri sokuldu. “Haber” yaptıkları yetmiyormuş gibi Tv Tv dolaştılar. Yazdık ya, bu oyun hep oynandı. Ve...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şike soruşturmasının Asliye Ceza Mahkemeleri'nin görev alanına girmesi gerekirken, sağdan soldan bulunan silahlarla ortaya silahlı bir terör örgütü çıkarılıverdi. Aynı Hanefi Avcı'nın Devrimci Karargâh Örgütü davasına dâhil edilmesi gibi! Evet, birileri “dosyanın” Beşiktaş'taki özel yetkili mahkemeye gitmesini özel olarak istemişti. Tezgâh konusunda kimin bir tereddütü olabilir ki? Amaç, Aziz Yıldırım'ı diri diri cezaevine gömmekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe taraftarı, bu karanlık planın farkına vardı. Oyun, apaçık ortadaydı. Çekirge Ergenekon'la, Balyoz'la iki kez sıçramıştı. Fakat Fenerbahçe tezgâhıyla sıçrayamadı. Ve...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şike tezgâhı sessizce halledilip, Fenerbahçe'ye yeni bir başkan getirilerek çözümlenecekti. Yapamadılar. Taraftar oyunu bozdu. Mesele çok büyüdü. Öyle ki işin içine UEFA girince sorun çözülemez hale geldi. Olan Türkiye Futbol Federasyonu'na oldu, artık futbolu yönetemeyecek bir noktadalar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sevindirici olan ise soruşturmanın gizliliğini ihlal eden polis-savcı-gazeteci saç ayağının Fenerbahçe operasyonuyla iyice ortaya çıkmasıdır. Ali Koç'un sözleri açıktır. Anlayana...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4444610811987145842?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4444610811987145842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4444610811987145842&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4444610811987145842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4444610811987145842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/fenerbahce-taraftar-oyunu-bozdu.html' title='Fenerbahçe taraftarı oyunu bozdu'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8089156343978326101</id><published>2011-08-27T21:18:00.003+03:00</published><updated>2011-08-27T21:32:33.565+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Güle güle cesur yürek..</title><content type='html'>&lt;div&gt;Diego Lugano yüzüncü yılımızda 7.5 milyon euro bonservis bedeliyle Sao Paolo'dan transfer edilmişti. Kıtalararası Kupa finalinde Liverpool karşısındaki olağanüstü performansı yüzünden Kırmızılar'ın da ilgisini çeken ama o muradına eremeyen Uruguay kaptanı, Fenerbahçe'de geçirdiği 5 sezon boyunca özverili, cesur, gözünü budaktan sakınmayan ve tüm takım arkadaşlarını ateşleyen oyun yapısıyla bu sporu gerçekten seven herkesin takdirini kazandı. Uluslararası futbol piyasasında çok değerli bir isim olduğu için her sezon onunla ilgili transfer spekülasyonları yapıldı, doğrusu bu ya, o da daha büyük Avrupa takımlarında oynamak isterdi ama Türkiye'de aldığı inanılmaz ücret nedeniyle her seferinde Fenerbahçe'de kaldı. Ama yine her seferinde hiçbir şey olmamış gibi terinin son damlasına kadar akıtmaya devam etti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye başbakanının bizzat yürüttüğü "Aziz Yıldırım'ı bitirme ve Fenerbahçe'nin içine cemaati sokma" operasyonu sonucu kulübün Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı gasp edilince Lugano da çareyi gitmekte buldu. Zaten bir savunmacı için oldukça fazla olan 2.5 milyonluk ücreti de bu dakikadan itibaren Fenerbahçe için külfet teşkil ederdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;PSG'de geleceğin yıldızı Sakho ile ikili olarak oynayacak, Camara'dan formayı alacaktır. Oynadığı her takımın taraftarlarının sevgilisi olmasına hiç şaşırmadığımız bu güzel adam, bu büyük karakter, umarız orada çok başarılı olur. Olacağına hiç şüphemiz yok zaten ama yine de dileklerimizi esirgemeyelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu transferle ilgili 2 şey daha var. Birincisi, rakip takım taraftarları Lugano'nun sertliğinden şikayet etse de hep onun gibi bir savunmacıları olsun diye gıptayla baktı kendisine. Çünkü Lugano sert, kasıtlı faul yapabilen, ara sıra kendini kaybeden bir oyuncu olsa da en önemli özelliği asla "namert" bir oyuncu olmamasıydı. Bu yüzden onu herkes seviyor. Rakibine basacaksa hakemin gözü önünde basan gerçek bir erkek o.. Zaten en büyük Fenerbahçe düşmanlarından Hıncal Uluç bile ona hayranlığını bir yazı ile belirtmişti. O yazı &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/03/27/luganoyu_nasil_sevdim"&gt;burada.. &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkincisi ve daha önemlisi, Lugano'nun gidiş nedeni Türkiye'de cemaat tarafından yürütülen bu yüz karası operasyon ve onların Uefa'yı yanlış bilgilendirmesi sonucu Fenerbahçe'nin Avrupa'da oynama hakkının gasp edilmesidir. Onurlu, şerefli, haysiyetli Fenerbahçe taraftarları, Lugano'nun Tayyip Erdoğan ve cemaat yüzünden bu takımdan koptuğunu hiç aklından çıkarmasın..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8089156343978326101?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8089156343978326101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8089156343978326101&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8089156343978326101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8089156343978326101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/gule-gule-cesur-yurek.html' title='Güle güle cesur yürek..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8301515403112608272</id><published>2011-08-25T20:04:00.004+03:00</published><updated>2011-08-25T23:05:59.643+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Bu oyunda yokuz, olamayız</title><content type='html'>Recep Tayyip Erdoğan tarafından 3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan ve onun emirleri doğrultusunda devam eden şike soruşturması, dün en rezil gününü yaşadı, zaten aşağıda konuştuk. Görünen o ki Erdoğan, Aziz Yıldırım'ı bitirene kadar bu kepazeliğe devam edecek ve her şeyi göze almış durumda. Zaten, zamanında hapse girmesine sebep olan şiiri, 12 Haziran seçimlerinin akabinde meclis kürsüsünden bağıra bağıra okuması "en el hak" demenin bir başka yoluydu. Yani diyor ki, "g.tü yiyen varsa gelsin şimdi alsın beni".. Bu ülkede medya, yasama, yürütme, yargı, TFF, onun disiplin kurulu ve az önceki kararla görüldüğü üzere Tahkim Kurulu da Erdoğan'ın emirleriyle iş görüyor. Dolayısıyla Fenerbahçe hakkını uluslararası platformlarda aramaya mecbur. CAS yolu açık, orada da Fetonun etkinliği yoktur diye ümit edip oraya müracat ederek neticeyi bekleyeceğiz. Şampiyonlar Ligi'nde ise onursuz, gurursuz, leş kargası, ezik, zavallı bir takım oynayacak.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Domestik mecraya gelirsek, Fenerbahçe bu ligde sadece ve sadece para yüzünden isteniyor, bu artık kesin. Yayıncı kuruluş son 1.5 aydaki iptaller yüzünden 140 milyon dolar zarar ettiğini kulüplere bir sunum ile izah etti. Demirören gibi ülkenin bir numaralı Fenerbahçe düşmanı bile decoder alarak bu zor dönemin atlatılmasına yardımcı olunması için yalvardı. Fener taraftarının yapması gereken ise bunun tam tersi yönde ilerleyip sadece ligtv değil, tüm digiturk kutusunu iade etmektir. Taraftar olup da başlayacak olan o ligi (tiyatroyu) izleyen kişi dünyanın en şerefsiz, en karaktersiz insanıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kulüpte ise olağanüstü kongre görünüyor. Yönetim değişirse yeni yönetimin, değişmezse mevcut yönetimin yapması gereken tek bir şey var: bu ligde oynamamak. Bunun için ligden çekilmek inanılmaz derecede aptalca bir yol, zira o durumda en alt ligden başlamak gibi meşakkatli bir süreç var (öyle deniyor). Akıllıca olanı ise şu: Bir takım, talimatlara göre bir sezonda iki kez hükmen yenik sayılırsa otomatikman ligden düşüyor. Fenerbahçe seçim sürecine girmezse hemen ilk iki hafta, eğer seçim olursa yeni yönetimin gelişinin ilk iki haftası maçlara çıkmayarak hükmen 3-0 yenilmeli ve küme düşmeli. Bunu yapacağını da el altından söylemeli ki, taraftarlar yayıncı kuruluşa "Fener nasıl olsa lige başlıyor" diyerek taahhüt falan vermesinler.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer Fenerbahçe bu şerefsiz federasyonun ve düzenin liginde hiçbir şey olmamış gibi oynarsa, taraftar o stadı yakar. Gelen takım oradan çıkamaz ve önünde sonunda mutlaka kan dökülür. Bugün ben, üniversite okumuş, lisan bilen aklı başında bir adam, uluorta Trabzon'da Şampiyonlar Ligi için horon tepen o. evlatlarına söverken aynı ortamda ilk kez gördüğüm biri tepki gösterdi. Meğer Trabzonluymuş. Eğer münakaşa devam etse ikimizden biri diğerini muhtemelen öldürecekti ama çevredekiler araya girdi. Milyonlarca Fener taraftarı şu anda bu durumda ve Olympiakos Volou taraftarları nasıl PASOK binasına saldırdıysa, benzer eylemler yakındır. Her şey daha yeni başladı. Gidilecek çok yol var. Planlı, programlı ve ne yaptığını bilir olmak şart. Hepimizin gazası mübarek olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8301515403112608272?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8301515403112608272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8301515403112608272&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8301515403112608272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8301515403112608272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/bu-oyunda-yokuz-olamayz.html' title='Bu oyunda yokuz, olamayız'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7696037318539193003</id><published>2011-08-24T22:44:00.004+03:00</published><updated>2011-08-24T22:57:46.052+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fenerbahçe bu, hep buydu..</title><content type='html'>Selahattin Duman'ın "Fenerbahçe'nin Gizli Tarihi" isimli çalışmasından alıntı yapan bir Fenerli kardeşimizin yazısını okumanın tam zamanı.. Fenerbahçe taraftarı olmamın nedeni olan Altınordu olayını bilmeyen varsa sonuna kadar okusun, Fenerbahçe ailesinin nelere muktedir olduğunu tekrar görsün.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;---&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbol tarihimiz, Fenerbahçe'nin her başarılı olduğu dönemde, başkan ve yöneticilerinin kimlik ve kişilikleri ne olursa olsun, aynı kitle tarafından birleşik komplolara maruz kaldığını bize göstermektedir. Fenerbahçemiz bir yandan spor sahalarında rakipleriyle mücadele ederken, diğer yandan da rakiplerinin masabaşı oyunlarıyla da uğraşmak zorunda bırakılmıştır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihine baktığımızda, kuruluş yıllarından itibaren ne denli kuvvetli bir takım olacağı anlaşılmış, özellikle de İstanbul’un işgal yılları sırasında işgal güçleri takımları ile yaptığı maçlar sonucu da popularitesi en üst seviyeye çıkarak, halkının, kendi içinden doğmuş olan bu saf ve dürüst spor yuvasını büyük bir muhabbetle bağrına basmasına sebep olmuştur. Düşman çizmeleri altındaki İstanbul’da, ulusal duygularla yoğrulmuş, engelleri yenmede kararlı, inançla şahlanmış bir okumuş gençler grubu ki kadronun tüm elemanları başta Askeri Tıbbiye olarak, Eczacı, Dişçi, Veteriner, Güzel Sanatlar Akademisi ve Fen Fakültesini ya bitirmiş ya da bitirecek olan bireylerdir. Aydın futbolcular topluluğu olan Fenerbahçe Spor Kulübü’nün o yıllarda başlayan “ülkelerine kendilerini sevdirip halka bağlanması”, ne mutlu bizleredir ki, halkla kulüp arasında ki bu çözülemez sevgi ve muhabbet bağını yaklaşık 100 yıldır sürdürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın her yerinde ki benzer durumlarda sıkça yaşandığı gibi, Fenerbahçe yuvasına halkın bu aşırı ilgi muhabbet ve bağlılığı, diğer rakipleri tarafından zaman içinde tabiidir ki kıskanılmıştır. Rakibinden geri kalma sonucu doğan ezilmişlik ile gelen bu kıskançlıkların ilk örneği, Talat Paşa'nın kurduğu Altınordu'nun Fenerbahçemizin şampiyon kadrosunun en başarılı futbolcularını traansfer etmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALTINORDU VAKASI&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Talat Paşa... Osmanlı İmparatorluğunu kimseye sorup danışmadan Birinci Dünya Savaşı'na sokan İttihatçı üç paşadan biri. Tam bir taktisyen. Talat Paşa'nın arkasında Enver'in, Cemal Paşa'nın olduğu gibi bir askeri güç yok. Selanik'te gezici posta memuru olarak başladığı çalışma hayatı sonunda Posta şefliğine yükselmiş bir sivil. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yöneticilerinden biri olarak, İkinci Meşrutiyet döneminde iktidar ortağı olmuş. Önce İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturmuş. Ardından da sadrazamlık makamına, yani bugünün diliyle "başbakanlığa" yükselmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talat Paşa'nın en yakın adamlarından biri ise dönemin İaşe Nazırı Kara Kemal. Talat Paşa her sırrını sadece Kara Kemal ile paylaşıyor. Onun aracılığı ile "esnaf birliği gibi, dernek gibi" sivil örgütler kurup, askere karşı bir denge kurmaya çalışıyorlardı. İşte halkın Fenerbahçemize gösterdiği aşırı sevgiyi ilk fark eden bu Kara Kemal'dir ve bu tesbiti yapar yapmaz Talat Paşa'ya "Ahalinin futbola merakını görüyorsun. Sen de futbol ile ilgilen. Bir kulüp kuralım, başına geç." demiştir. Aslında en ideali Talat Paşa'nın Fenerbahçemize başkan olmasıdır. Lakin bu iş kolay değildir. Çünkü Fenerbahçe artık üzerinde kolay oyun oynanamayacak bir camia olmuştur ve kulübümüzün başında bir saraylı, şehzade Osman efendi vardır. Ve Fenerbahçe'nin "fahri başkanı" ilan edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALTINORDU OLAYI&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Talat Paşa, sarayla sürtüşmeyi göze alamadığından başka bir çare bulur. Türklerle, İngilizlerin kurduğu Progress International takımının başına geçer, adını da Altınordu olarak değiştirir. Renkleri kırmızı-lacivert olan takımın isim babası da Ziya Gökalp’tir. Futbola ilgi gösteren biri olarak Talat Paşa, dönemin seçkinleri tarafından takdir edilmekten memnundur. Ancak Talat Paşa’nın bu hevesini Fenerbahçemiz kursağında bırakır. Paşanın tüm gayretlerine rağmen, Altınordu 1913-1914 sezonunu ikinci olarak bitirir. Şampiyon ise 10 maçta hiç yenilmeyen, 36 gol atıp, sadece 6 gol yiyen Fenerbahçemizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçemizin şampiyonluğu aslında çok sakin bir adam olan Talat Paşa’yı kızdırmaktadır. Yakın arkadaşı ve sırdaşı Kara Kemal ile bu soruna bir çare düşünürler ve bulurlar da... Kendi kendilerine şu soruyu sordular; “şampiyon kim? Fenerbahçe, öyleyse en iyi futbolcular da Fenerbahçe’deydi.. Demek ki çözüm, bu futbolcuları Fenerbahçe’den almaktan geçiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FENERBAHÇELİLERE CEPHE YOLU GÖRÜNDÜ&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;O dönemde transfer enstrümanları iş, memuriyet, askere gitmeme, öğrenciye para yardımıydı.. Dünya Savaşı döneminde devlet eli, kolu sağlam herkesi askere almaktadır.. İşte tam o günlerde bir haber bomba etkisi yarattı. Altınordu’da oynayan veya transfer olan futbolcular askerlik hizmetinden muaf tutulacaklardı. Fenerbahçemize karşı ilk komplo böyle kurulmuş, Talat Paşa Fenerbahçemizden istediklerini koparıp son derece kuvvetli bir kadro kurmuştu. Spor tarihçiliğinin önemli isimlerinden Ergun Hiçyılmaz bu olayı şöyle değerlendiriyor; “... İstanbul şampiyonluğunu ele geçiren ve kısa zamanda gücünü gösteren Fenerbahçe tam yedi fire vermişti. Altınordu bu ünlü futbolculara sadece kesenin ağzını açmakla kalmamış, kulübe gidenlerin İstanbul’da masa başında askerlik yapmalarına da olanak tanımıştı. Devlet Altınordu’nun, Altınordu da devletin içindeydi. İkisini birbirine siyaset kaynaştırıyordu. Fenerbahçelilere cephe yolu görünmüştü.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“BU VATAN BİZİMDİR, ALTINORDU SİZİN OLSUN”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altınordu ile anlaşan ve Fenerbahçe’den ayrılmaya karar veren başta Otomil Nuri olmak üzere toplam 7 futbolcu kulüp binasına gelip, geleneklere uygun olarak Kaptan'dan izin isterler. Uzun boylu, adaleli, sırım gibi bir adam olan Galip Bey, aralarında Bombacı Bekir'in de bulunduğu futbolcu arkadaşlarının yüzüne buz gibi bir ifade ile bakar. Nice zaferleri birlikte paylaşmış, nice gol sevincini kutlarken terleri birbirlerine karışmıştır. Ama şimdi yol ayrımına gelmişlerdir. Havada sinek uçsa kanadının sesinin duyulacağı bir sessizlik hakimdir ortama. Hayatında kimseye boyun eğmemiş ve düşündüğünü söylemekten çekinmemiş biri olan Kulaksız Galip'in sözleri tokat gibi düşer odaya. "Ne siz, ne de sizlerin paşaları bu kulübü yıkamayacak. Sizler ve sizler gibilerin üç kuruşluk menfaate eğilen karakterleri ile bu kulüp yaşayacaksa ölsün daha iyi. Ağabeylerimiz ve bizler, bu kulübü sizin gibi alçaklara payanda olsun diye kurmadık. Haydi şimdi gidin ve askerliklerinizi Altınordu'nun gölgesinde, saray masalarında yapın. Bu vatan bizimdir, Altınordu sizin olsun..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİ BIR TAKIM&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Allahtan Fenerbahçe'nin yönetiminde Elkatip Mustafa Bey vardı. Hani Fenerbahçemiz ile Üsküdar Pazaryolu takımlarının birleşmeyi konuştukları günlerden kalan Mustafa Bey. Ayetullah Bey'in "Fenerbahçe ben demektir" diye elini masaya vurup da isim değişikliğini reddettiği toplantıdan geriye kalan o büyük şahsiyet.. Üsküdar adına geldiği bu toplantıdan arkadaşları öfkeyle çıkarken o "Fenerbahçeli" olmaya karar verip, kulüp binasında kalmış. Böylece camiamız Elkatip Mustafa Beyi kazanmıştı. Kadrosu yıkılan ve darmadağın olan Fenerbahçemizi girdiği bunalımdan Elkatip Mustafa Bey ile Saint Joseph'in Türkçe muallimi Emin Bey kurtarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ikili Saint Joseph'te ayağı topa değen kim varsa Fenerbahçemize getirmişler. Mahalle aralarını bıkmadan usanmadan tarayıp "buldukları her yeteneği" kapmışlar. Fenerbahçemize bir ikinci takım kurduktan başka üçüncü ve dördüncü takımları da kurmuşlardı. Yaş ortalaması 15 olan bu üçüncü takım Fenerbahçemizi zaferden zafere taşırken, kadromuza da Zeki Rıza Sporel ve Alaattin Baydar gibi unutulmaz yıldızları kazandıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUTSAL İTTİFAK İŞ BAŞINDA&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Mevcut Lig statüsü İstanbul Ligi’nin altı takım arasında yapılmasını öngörüyordu. Savaş yüzünden yabancı takımlar sahalardan yok olmuştu. Bu şartlarda, o zamanki kutsal ittifakın yani G.Saray ile Altınordu’nun başı çektiği “İstanbul Futbol Birliği” kuruldu ve Fenerbahçemiz de davet edildi. Altınordu’nun en iyi futbolcularını transfer etmesi yüzünden zor durumda olan ve olası kötü sonuçlardan çekinen yönetimimiz bu davete olumsuz yanıt verdi. Ancak üçüncü takımımızdan alınan takviye oyuncularımızın gidenleri aratmayacağı, hatta onlardan üstün olduğu anlaşılınca durum değişti. Futbol Birliği’ne başvuran yöneticilerimiz lige katılmak istediler. Ancak ittifak gene bizden çekindi, G.Saray ve Altınordu İtiraz etti. Lige katılmamızı engellediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöneticilerimiz bu redde radikal bir cevap verdiler. Futbol Ligi’ne kabul edilmeyen diğer İstanbul takımlarını örgütleyip, “İstanbul Şampiyonlar Ligini” kurdular. Bu lige Fenerbahçemizden başka, Darüşşafaka, Türk İdman Ocağı, Hilal ve Darülmuallim’in takımları katıldılar. Fenerbahçemiz hiç yenilmeden ve tek puan bile kaybetmeden, 27 gol atıp, 5 gol yiyerek şampiyon oldu. Ayrıca yapılan özel maçların tamamını kazandı. Kadromuzda Zeki Bey golcülüğü, Alaattin Bey de çalımcılığı ile dikkat çekiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GERÇEK ŞAMPİYON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer ligde ise G.Saray şampiyon olurken, Talat Paşa’nın Altınordu’su ancak dördüncü olabilmişti. Fenerbahçemizden bu takıma gidenler, senki ruhlarını kaybetmiş gibiydi. Sahaya çıktıklarında seyircilerin yüzüne bakamıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şampiyon yani Fenerbahçemiz ve G.Saray, o günün basınının da etkisiyle gerçek şampiyonun belirlenmesi için maç yapmaya karar verdiler. “Final maçı 11 Şubat 1916 Cuma günü İttihat Stadyumunda yapılacaktır.” diye gazete ve dergilere ilanlar verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç günü büyük merak ve heyecan içindeki seyirciler İttihat sahasını doldurdular. Fenerbahçemiz lige alınmamasının ve kendisine karşı kurulan komploların acısını G.Saray'ı 3-1 yenerek çıkardı ve gerçek şampiyonun kim olduğunu herkese gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALTINORDU’NUN HAZİN SONU&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Talat Paşa’nın Altınordu’suna gelince... Kadrosunu ilerleyen yıllarda yeni bir transfer atağıyla kadroyu iyice güçlendirmiş ancak yine de şampiyonluğu savaşın ancak son iki yılında görebilmişti. Devrinin güçlü takımı Altınordu, savaşın bitmesi ve Talat Paşa’nın yurtdışına kaçması ile artık futbol dünyasında dikiş tutturamaz hale gelmiştir... 1924’de kurulan ikinci lige düşer. 1941 yılında ise tarihin garip bir cilvesi ile Fenerbahçemize katılır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaynak: Selahattin Duman (Fenerbahçe'nin Gizli Tarihi)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7696037318539193003?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7696037318539193003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7696037318539193003&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7696037318539193003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7696037318539193003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/fenerbahce-bu-hep-buydu.html' title='Fenerbahçe bu, hep buydu..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8673617197548706458</id><published>2011-08-24T21:06:00.005+03:00</published><updated>2011-08-27T12:32:43.912+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>TFF (Turkish Football is Fucked)</title><content type='html'>Sürecin başından beri karşılaştığı her durumu eline yüzüne bulaştıran federasyon, dünya futbol tarihinin en skandal kararlarından birine daha imza atarak Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan men etti. "Fenerbahçe'yi suçlamak, onlar hakkında bir karar vermek için yeterli delil yok" diyen aynı federasyon değil miydi 10 gün önce? Küme düşürmek için yeterli olmayan söz konusu kanıtlar, kulübü en az 30 milyon avrodan edecek olan ve ülke futbolunun prestijini ayaklar altına alan böyle bir karar için nasıl yeterli oluyor? Bu soruya, 10 yaşındaki çocukları bile tatmin edecek bir cevap verebilmesi mümkün değil Aydınlar'ın.. Açıklamasında başka yüz karası detaylar da var. "Uefa Şampiyonlar Ligi'ni çok önemsiyor" gibi mesela.. Onların o ligi önemsediği kadar kendisi kendi ligini önemsemiyor demek ki.. Bunun açık itirafıdır bu. Uzatmayalım, rezil kepaze bir federasyona emanet şu anda Türk futbolu..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşin Uefa boyutu ayrı bir skandal.. Şike veya genel olarak manipülasyon nedeniyle kendi liglerinde suçlu bulunup eksi puanla başlayan Porto ve Milan Şampiyonlar Ligi'ne alınırken, daha suçlu olduğuna dair 2 aydır en ufak bir delil ortaya konamayan Fenerbahçe nasıl oluyor da dışarıda bırakılıyor? Fenerbahçe belki de bu rezil hukuk sisteminde binbir katakulli ile suçlu ilan edilecek ama "edilene kadar masumdur" kardeşim. Avrupa insan hakları beyannamesi de bunu söyler, hukuk devletlerinin tamamının anayasası da.. Bizimki de söylüyor.. Ama Uefa her şeyi göze alarak, özel yetkili savcıdan da gerekli tüyoları alarak böyle bir dayatma yaptı. Sonuçlarını göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu koşullarda lig başlayamaz, asla başlamamalı. Fenerbahçe kuşkusuz hakkını gerekli bütün mercilerde arayacak. Tüm taraftarlar, belki %1'lik bir istısna dışında takımın ligden çekilmesini istiyor. Fenerbahçe'nin federasyon, diğer kulüpler ve yayıncı kuruluş tarafından bu ligde istenmesinin tek ama tek sebebi para.. Onurumuz, şerefimiz, haysiyetimiz varsa bu oyuna girmememiz lâzım. Fevri bir kararın pek çok şeyi berbat edebileceğini biliyorum ama asla Fenerbahçe'yi Trabzon'a, G.Saray'a vs. karşı seyretmek istemiyorum. Seyretmem de zaten. 28 yıldır bu takımın belki 20 maçını kaçırdım ama bu sezon lige katılırsa hiçbir maçını seyretmem. Eğer taraftarı tamamen göz ardı ederlerse bir daha forma vs. de almam.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8673617197548706458?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8673617197548706458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8673617197548706458&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8673617197548706458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8673617197548706458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/tff-turkish-football-is-fucked.html' title='TFF (Turkish Football is Fucked)'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1952429731634420489</id><published>2011-08-23T21:29:00.005+03:00</published><updated>2011-08-23T21:38:30.453+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arsenal'/><title type='text'>Arsenal'in hâl-i pür melali</title><content type='html'>&lt;div&gt;Arsenal ve daha da önemlisi Arsene Wenger için iki-üç sezon önce yazdığımız yazılar ve maalesef gözleri kör olmuş arkadaşların yorumları aşağıda.. Arsene'e "dünyanın en iyi hocası" bile denirken bu yazıları yazmak "köyün delisi" muamelesini de beraberinde getiriyor ama sonunda haklı çıkan hep biz oluyoruz. Üç yılda 1 veya 2 istisna dışında hep böyle oldu. Yine bizim iki yıl önce söylediklerimizi, insanlar şimdi söylemeye başladı. Benimse aşağıda söylediklerime ekleyecek bir şeyim yok, ne dediysek o..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2009/08/wenger-hayal-gormeye-devam-ediyor.html"&gt;Wenger hayal görmeye devam ediyor&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2008/11/wengere-mstehak.html"&gt;Wenger'e müstehak!&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2008/08/arsenal-yarmac-bir-kulp-m.html"&gt;Arsenal yarışmacı bir kulüp mü?&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Edit: Bu arada 2 Ağustos 2008'de yazdığımız yazıda Wilshere'in gelişini de müjdelemişiz. Hey gidi günler..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1952429731634420489?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1952429731634420489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1952429731634420489&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1952429731634420489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1952429731634420489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/arsenalin-hal-i-pur-melali.html' title='Arsenal&apos;in hâl-i pür melali'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2831191695612851170</id><published>2011-08-21T09:10:00.005+03:00</published><updated>2011-08-21T09:33:56.350+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='digiturk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>TDF (Türkiye Digiturk Federasyonu)</title><content type='html'>Digiturk isimli şirket, Türk futbolunun açık ara en aç gözlü kurumu. Yıllarca 100-150 milyon dolar vererek ve akla hayale gelmeyecek kârlar elde ederek ülke futbolunun aktörlerini sömüren bu leş kargaları, geçen yıl ihale bedeli 421 milyon dolara çıktığında günlerce, haftalarca ağlayarak bu ligin bu parayı etmeyeceğini söyleyip durdu. Ödemede zorluk yaşayacaklarını ama Türk futbolunun selayeti için bu yükün altına girdiklerini falan zırvaladı. Oysa bu işlerle ilgilenen ve araştıran kişilerin de açıkça rakamlarla ortaya koyduğu üzere Digiturk'un yıllık elde ettiği ciro rahatlıkla 1 milyar doları geçiyor ve futbol için ayırdığı paranın neredeyse kendisi kadar da bu işten kâr ediyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama Karamehmet doyar mı, doymaz elbette. Hoş, kapitalist ve emek sömürücü bir baronun bu kafada olması sürpriz değil, hiçbirimize de olmamalı. Sürpriz olan, dün açıklanan play-off saçmalığında olduğu gibi, ilgili kişi ve kruumların, Digiturk isimli açgözlülere ne kadar müsaade edip ne kadar müsamaha göstereceği.. Dünkü açıklamalardan gördüğümüz üzere TFF daha yeni göreve gelmiş olmasına rağmen yayıncı kuruluşun kuklası olma yolunda hızla ilerliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünkü kararla birlikte adeta Türk futbolu yeniden yazılıyor. Ve son kertede baktığımız zaman bunun, yayıncı kuruluş dışında hiç kimseye bir faydası yok. Kulüpler daha fazla maç yapacak bir kere, buna niye sevinsin? Ayrıca 34 haftalık bir maratonu dişiyle tırnağıyla lider bitirmiş bir takım, niye tekrar play-off maçları oynamak durumunda kalsın? Diyelim ki 15 puanla ligi önde bitirdi ama inanılmaz bir şanssızlıkla son hafta üç oyuncusu birden sakatlandı. Ve play-off maçlarında onlardan faydalanamayacak, yazık değil mi? Ekstrem örnek verdiğimi mi düşündünüz, "abartıyor" mu dediniz? 1998-99 sezonunu hatırlatırım o halde size. Şampiyonlar Ligi ön elemelerine kimin gideceğini belirleyecek olan Fenerbahçe-Beşiktaş maçının 2 gün öncesinde Fener kalecisi Rüştü falçatayla elini doğradı. Maçın 5. dakikasında stoper Jes Hogh kırmızı kart gördü. İlk yarının ortalarında da diğer stoper Uche'nin ayağı kırıldı. Fenerbahçe'nin en önemli yeri ve omurgası olan o üçlünün hepsi 3 gün içinde takımdan uzak kaldı. İkisi uzun süreli, Hogh de 2 maç. Dolayısıyla olmaz demeyin, oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezon sonunda oynanacak olan play-off maçları 4 yarı final ve 1 (ya da muhtemeldir ki 2) final olmak üzere heyecan dozu en yüksek karşılaşmalar olacak. Yaratacağı reklam ve reyting pazarı inanılmaz boyutlarda olacaktır ve durduk yerde yayıncı kuruluşun cebine, lig boyunca elde ettiği söz konusu gelirin neredeyse 5'te biri kadar daha gelir girecek demektir. Bu, takımların katlanacağı bu yeni sistemin yarattığı katma değer. Peki kulüplerin cebine buradan ne girecek? Elbette hiçbir şey. Digiturk'ün yayın ihalesini satın aldığı lig bu değildi, dolayısıyla eğer yeni bir lig oynanarak yayıncı kuruluş zengin ediliyorsa şayet, o zaman buradan doğacak katma değer de ihale nispetinde kulüplerle paylaşılmak zorundadır. Kulüpler Şansal Büyüka'nın dediği gibi bu tiyatroya iştirak ediyor, kuyruklarını kıstırıp kafalarını eğiyorsa, onlara da yazıklar olsun. Digiturk bırakıp kaçar diye korkuyorlarsa, bir kedininki kadar bile yürek sahibi değiller demektir. Böyle yağlı bir kapıyı bırakıp gidecek bir babayiğit yoktur zira..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biz görüşlerimizi en baştan yazdık. Maçlar oynansın, Avrupa'nın 5-6 büyük liginin hiçbirisinde uygulanmayan, Belçika gibi kimsenin iplemediği üçüncü dünya liglerinin sarıldığı bu ucube play-off sistemi bir uygulansın, o zaman konuşuruz yine. Bu yazıyı çıkarıp yeniden okuruz o zaman..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2831191695612851170?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2831191695612851170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2831191695612851170&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2831191695612851170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2831191695612851170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/tdf-turkiye-digiturk-federasyonu.html' title='TDF (Türkiye Digiturk Federasyonu)'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4397791512926700107</id><published>2011-08-20T21:25:00.006+03:00</published><updated>2011-08-21T00:53:30.859+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='premier league'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='chelsea'/><title type='text'>Villas-Boas'ın yanlışları</title><content type='html'>Porto ile çok genç yaşta kazandığı olağanüstü başarılar nedeniyle, tıpkı Mourinho gibi Chelsea teknik direktörlüğü için seçilen Villas-Boas, EPL'de iki hafta geride kalmışken hiç de iyi izlenimler bırakmadı seyredenlerde. Tek bir şablona saplanmış, tutucu, elindeki malzemeyi doğru analiz etmekten uzak, yaratıcılıktan yoksun bir vizyon ortaya koyarken aynı zamanda maç içinde de doğru hamleleri yapmakta yetersiz kalıyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Burada yıllardan beri teknik direktörlüğün %50'sinin "sezon başında takımı kurmak" olduğunu bas bas bağırıyorum. Villas-Boas öncelikle bu hususta sınıfta kaldı bana göre. Zira Chelsea kadrosuna bugün baktığımız zaman ileri uçta oynayacak tam 7 oyuncu görüyoruz. Tek santrforlu 4-3-3 sistemini benimseyen bir hoca, nasıl bu kadar santrforu kadrosunda tutar? Onlar varken nasıl gidip Lukaku'yu transfer eder? Mantıklı hiçbir cevabı olmayan sorular bunlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaldı ki, zaten elinizde Torres, Drogba, Anelka gibi isimler varken tek santrforlu bir sistem oynamak da tam saçmalık. Bu oyuncuların hiçbiri tüm maç kenarda olmayı sindiremeyeceğine göre en azından çift forvetli bir sistemde her maç hepsinin birden oynaması sağlanabilir. Ya da eğer tek santrfor oyanacaksa bir tanesi kesin gönderilir. Nokta.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bana göre yapılması gereken ise kesinlikle çift santrforlu 4-3-1-2 sistemini uygulatmak. Chelsea'nin elinde öyle orta sahalar ve öyle forvetler var ki, bundan başka herhangi bir sistem uygulatmaya kalkışıldığında mutlaka oyunculardan en az 1-2'sinin veriminin çok ama çok düşeceği mevkilerde sıkıştığını görüyoruz. Ayrıca yedek kalanlar da birer huzursuzluk potansiyeli olarak kulübede oturmuş oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4-3-1-2 idealdir dememin diğer önemli nedeni de orta saha oyuncularının yapısı. Elde Ramires ve Malouda gibi hem iç, hem de çizgi oyuncusu olarak görev yapabilen oyuncular varken, başka türlü bir arayışa girmek zaten abesle iştigal. Malouda 4-3-3 veya 4-2-3-1'in sol kenarı için yaratıcılığı sınırlı bir oyuncu. Çok çalışkan, iyi niyetli, bir miktar da yaratıcı ama kim onun Ronaldo, Nani, Messi vs. olduğunu söyleyebilir? Oysa 3'lü orta sahada iç oynadığında hücumda beke destek vermek amacıyla çizgiye çıkan, onunla varyasyona giren, savunmada da içe gelip ön liberoya destek veren oyuncu olarak kusursuz bir model teşkil ediyor bence. Aynı şeyler sağ için Ramires'te de geçerli. Bu iki oyuncuyu Mikel'in (iyileşince Essien'in) iki yanına yerleştirip, iki maçtır sol içte sıkışıp kalan Lampard'ı da forvetlerin arkasına sürerek kusursuza yakın bir orta saha şablonu elde etmek mümkün. En azından bu kadrodaki en efektif çözümün bu olduğu kesindir. Bu diziliş için Benayoun ve McEachran gibi ideal yedekler de elde mevcuttur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dolayısıyla Villas-Boas'ın daha fazla tutucu davranmadan (ki mevcut görüntüsü bana Fener'deki Zeman'ı hatırlatıyor) bir an önce eldeki malzemeye en uygun oyun modeline dönmesi gerekiyor. Yoksa daha ilk haftalarda ne olduğunu anlamadan çok sayıda puan kaybı yaşanacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4397791512926700107?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4397791512926700107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4397791512926700107&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4397791512926700107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4397791512926700107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/villa-boasn-yanlslar.html' title='Villas-Boas&apos;ın yanlışları'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4904109802430272356</id><published>2011-08-16T00:21:00.004+03:00</published><updated>2011-08-16T00:39:16.254+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Ne bekliyordunuz?</title><content type='html'>Bu soruyu, Fenerbahçe'nin ciddi ciddi küme düşürülmesini bekleyen zavallılara soruyorum öncelikle.. İnsan, hukukun h'sinden anlamıyorsa bile şu yüz kızartıcı operasonun başlamasından beri biraz televizyon seyreden herhangi biri bu konuda bir şeyler öğrenirdi. Öğreneceği ilk şey de, ortada somut bir delil yokken hiçkimsenin suçlu sayılmayacağı olurdu muhtemelen. Ama belli ki ya kafaları çalışmıyor çoğunun, ya duyup okuduklarından bir şey anlamıyorlar ya da Fener kompleksi ve nefreti ile hepsi kör olmuş. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TFF başkanlığında bir anda ne olduğunu anlamadan kendini buluveren Aydınlar, muhtemelen hayatının en zor günlerini yaşıyor. Tayyip tarafından Fenerbahçe başkanlığına giden yolu kesilmek için, Fener taraftarının gözünde giderek artan itibarı zedelensin diye Atalay ve Gümüşdağ elemine edilerek o koltuğa getirilen Aydınlar, (kibarcasını yazıyorum) "ayakta uyutulduğunun" farkında mı acaba? An itibarıyla hiçbir cenaha yaranamayacak, yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal diyebileceğimiz bir pozisyonda resmen can çekişiyor. Bugün açıklanan kara ise, başka türlüsünün mümkün olmadığı zorunlu bir duruma işaret ediyor. Daha önce yazdığım &lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/daha-yeni-baslyor.html"&gt;daha yeni başlıyor&lt;/a&gt; başlıktı postta şu ifadeleri kullanmıştım: "Daha iddianame ortada yokken, TFF'nin alacağı herhangi bir kararın, dolaylı yoldan bizzat "iddianame"nin kendisini teşkil edeceğini kimse göremiyor mu? Böyle bir yük nasıl TFF'ye yüklenir, TFF nasıl böyle enayice bir şekilde bu işgüzarlığa soyunur? Akıl alacak işler değil bunlar.." Gerçekten de TFF kendisini sarıp sarmalayan tehlikenin farkına vardı ama biraz geç vardı. Aydınlar diyor ki, "savcılığın elinde tutuklama için yeterli delil olabilir ama bizim bir karar vermemiz için yeterli delil yok." Yani tutuklama demek mahkûmiyet demek olmadığı için, yargının konuyla ilgili olarak vereceği kararın beklenmesinden başka çare olmadığını söylüyor bir anlamda. Zaten TFF'nin yerindeki hiçbir kurum ya da kişi, başkaca bir karar veremezdi. Bu yüzden benim için hiçbir sürpriz yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sürpriz olan ise Aydınlar'ın kullandığı bir-iki ifade.. Örneğin "kendinden şüphe eden bir kulübümüz varsa, Avrupa kupalarına gitmesin" demesi olacak iş değil. Ne demek "kendinden şüphe eden"? Ben bu ifadeden direkt olarak TFF'nin de bir takım delilleri akla yatkın bulduğunu, belki delil olarak görebileceğini ama mahkemede iddianame hazırlanmadığı için henüz bir "karar" veremediğini anlıyorum. Belki yanılıyorumdur ama ben böyle düşünüyorum. Eğer durum böyleyse, şu anda sadece pisliğin halının altına süpürüldüğünü ve fakat ileride çok vahim şeyler olabileceğini düşünebiliriz. Bekleyip göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu anda artık futbola dönme zamanı.. Lig ve Şampiyonlar Ligi'nin başlamasına 1 aydan az kaldı. Fenerbahçe için transfer operasyonu da yarından tezi yok başlıyor, başlamak zorunda. Öncelikli hedef Yobo olmakla birlikte orta saha ve forvete de oyuncu alınabilir. Oradaki gelişmeleri de çok merak ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4904109802430272356?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4904109802430272356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4904109802430272356&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4904109802430272356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4904109802430272356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/ne-bekliyordunuz.html' title='Ne bekliyordunuz?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-5257129675736791310</id><published>2011-08-10T11:37:00.002+03:00</published><updated>2011-08-10T12:09:13.120+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>14 Ağustos Pazar, adalet için herkes Taksim'e..</title><content type='html'>Şike soruşturması adı altında yürütülen yüz karası operasyonun üzerinden neredeyse 1.5 ay geçti. Bu süreçte bakıyoruz, dik ve istikrarklı bir duruş sergileyen yegâne kurum, Fenerbahçe'nin büyük taraftarı olmuş. Basın zaten satılık, onlardan yana hiçbir ümidimiz yok; 10 senedir televizyon da seyretmiyorum, gazete okumuyorum. Sosyal paylaşım siteleri fazlasıyla yetiyor. Yargı'ya bakıyoruz, Mehmet Berk'in kim olduğunu falan herkes biliyor zaten. TFF işi eline yüzüne bulaştıra bulaştıra rezil oldu, sonunda ligleri erteleyip rahat bir nefes aldı. Şimdi birkaç gündür ortada yoklar. Zaman kazanmış oldular. Beşiktaş camiasına bakıyoruz, bu andan itibaren kendi varlığını lağv etmesi gereken (şayet utanmaları varsa) Çarşı grubu, Tayfur gibi bir adam için "aklanın gelin" kampanyası başlattı. On gün sonra aynı kişiler için "bunlar masum" diyerek imza topladı. Neresinden tutsan elinde kalan bir ikiyüzlülük. Fenerbahçe majör zanlı durumunda iken kendi sitelerinden "Trabzon'un alın teriyle aldığı şampiyonluğu kutlarız" diye mesaj yayınlayıp, iki gün sonra Trabzon ve Beşiktaş da şüpheli olunca geri vites yaptılar vs. vs. Çarşı, en az gfb kadar iğrenç bir oluşum olduğunu net bir şekilde gösterdi. Ulan hadi Fener düşmanısınız diyelim, devletin örtülü ödeneğinden 27 milyon dolar yardım alan bir kulübün "alın teri"nden nasıl bahsedersiniz, geri zekâlılar! Keser döner sap döner, o keser bir gün sizin de bir yerinize kaçar. Bakarsınız gelecek yıl, devletin yardım yaptığı bir takımla siz yarışa girersiniz. O zaman ağlamayın..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Saray taraftarına zaten bir şey demiyorum. Onların 96-2000 döneminden beri ne oldukları ortada. Keza akıl-fikir-zekâ yoksunu Trabzonlular da öyle..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama Fenerbahçe taraftarı öyle mi? Bu ülkenin en büyük sivil toplum örgütü olduğunu taa en başından beri kanıtlayan, ilk gün söylediği sözden bir gıdım sapmayan, dik duruşunu hiç bozmayan, suç kanıtlanana kadar tüm değerlerine ölümüne sahip çıkan ama kanıtlanırsa da "küme düşelim, cezamızı çekelim" diyecek kadar inanılmaz bir topluluktan bahsediyorum. Hiç kimsenin organize etmediği, sadece kulüp sevgisiyle bireysel olarak hareket eden, sesi en gür çıkan, sevgisi büyük, en büyük olan taraftardan söz ediyorum.. O taraftar bu hafta sonu Taksim'de toplanıyor. Artık ezelî rakiplerin bile kabul ettiği bu tiyatroya karşı sivil olarak bugüne kadar gösterilmiş belki de en büyük tepkiyi gösterecek. İstanbul'da yaşayan her Fenerbahçe taraftarının katılması gereken bu organizasyona, gidebilecekse ülkenin her yerinden herkes gitmeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zira bu sadece futbolla ilgili bir şey değil, bunu herkes anladı sanırım. Bu ülkede oluşturulmaya çalışılan korku imparatorluğuna, yatak odalarımıza kadar giren hayasız bir zihniyete, "her şeyi istiyorum, hem de hemen!" diyen eli kanlı bir tiranlığa karşı, insan olarak herkesin iştirak etmesi gereken bir olay artık bu. Ses ne kadar gür çıkarsa, o kadar etkili olur. Bu yüzden 14 Ağustos gösterisine, duyarlı olan, cumhuriyetini seven, çocuklarını daha özgür bir toplumda yetiştirmek isteyen herkes katılmalı.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-5257129675736791310?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/5257129675736791310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=5257129675736791310&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5257129675736791310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5257129675736791310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/14-agustos-pazar-adalet-icin-herkes.html' title='14 Ağustos Pazar, adalet için herkes Taksim&apos;e..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-5459141134872007385</id><published>2011-08-02T23:43:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T23:45:13.952+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Dünya bir yana..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UAazeHLlCT4/TjhhoxOkziI/AAAAAAAADMY/24YDLPIENmg/s1600/kocaman.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 274px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-UAazeHLlCT4/TjhhoxOkziI/AAAAAAAADMY/24YDLPIENmg/s400/kocaman.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5636362286691307042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Varlığının, şu sıkıntılı günlerde bizim için ifade ettiği şeyleri bir bilsen...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-5459141134872007385?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/5459141134872007385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=5459141134872007385&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5459141134872007385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5459141134872007385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/08/dunya-bir-yana.html' title='Dünya bir yana..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-UAazeHLlCT4/TjhhoxOkziI/AAAAAAAADMY/24YDLPIENmg/s72-c/kocaman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2932682190697487545</id><published>2011-07-29T17:20:00.009+03:00</published><updated>2011-07-30T13:14:10.852+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fenerbahçe yönetimine açık mektup</title><content type='html'>Ey Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun muhterem üyeleri.. 3 Temmuz 2011 günü kulübümüze karşı başlatılan insafsız ve art niyetli operasyonun üzerinden 26 gün geçti. 1983 yılından beri Fenerbahçe taraftarı olan, zamanında bu kulüp için çok gözyaşları dökmüş, geliri doğrultusunda katkıda bulunmaya çalışan ve sizlerin muhayyilesinin çok ötesinde bir sevgiyle bu renklere bağlı biriyim. Tek de değilim, benim gibi milyonlarcası var bu ülkede.. İslam Çupi ölümünden birkaç gün önce evinin merdiveninden düştüğünde parmağı koptuğu zaman, bunu duyunca gözünden yaş gelen insanlarız biz. İçinizden Nihat Özdemir gibi çok ısınmadağımız bir insanın geçen gün Divan Kurulu'ndaki gözyaşlarını gördüğümüzde, onunla ağlayan kişileriz. Özetle, kelimelerle açıklanamayacak, mantık sınırları içinde irdelenemeyecek, kerameti kendinden menkul bir sevgimiz var sarı-lacivert çubukluya.. Dolayısıyla bizleri ve kulübümüzü temsil için orada bulunan sizlere de edebimizi bozmadan iki çift laf etme hakkımız mevcuttur diye düşünüyorum..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karşımızdaki güç hafife alınamayacak bir güç, bunu hepimiz biliyoruz. Zeki, sinsi, içten pazarlıklı, attığı her adımı ölçerek atan, cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir organizasyonla karşı karşıyayız, bunu da biliyoruz. Vatanın bütün kaleleri neredeyse zapt edilmiş durumda, bu da mâlum. Ama başkanımızın dediği gibi "zapt edilemeyen ve edilemeyecek olan tek kale" Fenerbahçe ise şayet, ve bu irade sadece süslü sözlerde kalmayacaksa, bunun gereği olan söylem ve tutumlarda bulunmak, bu travma günlerinde camiaya önderlik etmek de sizin boynunuzun borcudur. Sadece titriniz yüzünden göreviniz değil, memlekette herkesin tanıdığı-bildiği Fenerbahçe taraftarları olarak boynunuzun borcudur. Yani kaçamayacağınız bir misyondur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugüne kadar bir aydan beri sosyal paylaşım sitelerinde, bu naçizane bloglarımızda vs. Fenerbahçe taraftarı olarak durumun hassasiyetini düşünüp sizin basiretsizliklerinizi sineye çektik. Belki binlerle ifade edilebilecek sayımız ve twitter'dan, oradan buradan attığımız mesajlarımız sizin için sinek vızıltısıdır, (affedersiniz) bilmem nerenize yelpaze oluyordur ama eğer sinik tavırlarınızın nedeni buysa, "kitlesel" bir şeyler görmüyorsunuz diye bu kadar kifayetsiz davranıyorsanız, göründüğünden bile daha vahim bir akıl tutulması içindesiniz demektir. Fenerbahçe taraftarı bu ülkedeki hiçbir taraftara benzemez, bunu en iyi sizin bilmeniz lâzım. En büyük rakibimiz diye geçinen zavallılar onda birimiz kadar merchandise geliri elde edemezken, şampiyonluk formaları bile satamazken, 10 Temmuz günü bu taraftar Topuk Yaylası'nda Fenerium'dan hiçbir şey almadığı halde tezgâha para bırakıyordu. İşini, eşini, evini bıraktı yüz bin tanesi, kolluk kuvvetlerinden dayak yeme pahasına bu kulüp için Cadde'ye akın etti o gün. Bunlar, yazarken bile tüylerimizi diken diken eden çok küçük örnekler ama almak isteyen için yeterince mesaj barındırıyor kendi içinde.. Ama şu an yürütmenin başındaki takkeliler alamadığı gibi, maalesef siz de gerekli mesajları alamıyorsunuz belli ki..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biz bugüne kadar sustuk, size ilişmedik çünkü bir de "kendi içimizden" sorunlarla uğraşmayın istedik. Ama bunu yaparken sizin camiaya liderlik etme görevinizi bihakkın ifa edeceğinize güvendik, size inandık ama her geçen gün bu güvenimizi boşa çıkaran, güvendiğimiz dağlara kar yağdıran suskunluğunuz artık bizi çıldırtma noktasına getirdi. Bunun siz farkında olmayabilirsiniz ama vardığınızda çok geç de olabilir, en azından bunu görmenizi dilerdim, naçizane..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En büyük rakibimiz, ebedî dostumuz G.Saray küme de düşse, onlara 6 tane gol de atsak, 3-0'dan evire çevire de yensek, onlarla 3 gün dalga geçeriz, sonra geçer gider. Onlar da bizi yendiğinde aynı şekilde.. Bu tip sportif olaylar, başarısızlıklar vs. her iki tarafta da "gönül verenlerin" sevdasına bir halel getirmez. Taraftar olarak kendi kulübünden utanmaz, Bank Asya'da da sevmeye devam eder kulübünü. Ama bir taraftar kendi kulübünden ne zaman utanır biliyor musunuz sevgili Yönetim Kurulu üyeleri? O kulüp birilerine, bir yerlere "avuç açtığında", boynunu birilerine eğdiğinde utanır.. Bunu yapanlar, o kulübü temsil pozisyonundaki kişilerse şayet, gerçek taraftar o yönetim binasını onlara dar eder, başlarına yıkar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ezelî rakibimiz küme düşse de, Arena'nın açılışında başkanlarının dilenci gibi rte'nin karşısında el-pençe divan durduğundaki kadar bizim gözümüzden düşmez. Şampiyonlar Ligi şampiyonu bile olsalar, biz kendi arkadaşımız olan G.Saray taraftarlarına sadece o sahneyi hatırlatırız ve içlerinde onurlu olanları da susar zaten. Ama Fenerbahçe'nin böyle bir durumda kalmasını değil görmek, akıllardan bile geçirmek toplu cinneti beraberinde getirecek bir şeydir. Hatta bırakın o başkanın öyle ellerini kavuşturarak durmasını, sizin şu anda sahip olduğunuz sinir bozucu suskunluk bile Fener taraftarını çileden çıkarmaya yeter. Bu yüzden aklınızı başınıza toplamanız için daha kötü şeyler olmasını beklemeyin bence, naçizane bir kardeşiniz olarak önerimdir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çıkıp kısık sesle, dudaklarınızı burkarak "Fenerbahçe olarak veremeyecek hesabımız yok, şampiyonluk alın terimiz" diyorsunuz mesela.. Bunu masaya yumruğunuzu vurarak, inanarak, dinleyenleri inandırarak söylediğinizi ben hiç görmedim. Bir kere bunu yapmak birinci göreviniz. "Biz suçsusuz!" diye bağıracaksınız, bu camia sizden bunu bekliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkincisi, Fenerbahçe'ye karşı yürütülen bu saldırının hayasızca bir saldırı olduğunu haykıracaksınız.. Bunun, Türk futbolunu temizlemekle ilgisi bile bulunmayan bir operasyon olduğunu, eğer öyleyse son 20 yılın tamamının incelenip öyle karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde Fenerbahçe taraftarının akla-hayale gelmeyecek tepkilerle bu operasyonun başındakileri doğduğuna pişman etmeye hazır olduğunu söyleyeceksiniz. Bizim adımıza konuşun, korkmayın. Bir kıvılcım çaksa, biz istenen her yere yürüyecek bir ruh hâlindeyiz şu anda. "The Big Lebowski"deki Alman nihilistlerin söylediği gibi: "Sizin aklınıza bile gelmeyecek şeyler yapabiliriz."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen sene devletin dandik bir kurumu yüzünden Taurasi, bu yıl da başka bir kurumu yüzünden Emenike bu kulüpten kaçarak gitti. Bunun hesabını sorun, en azından "kim verecek?" deyin.. Suçu olmayan bir Afrikalı genci nasıl içeride 4 gün tutabildiklerini, onun psikolojisini nasıl bozduklarını, bu sene Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak olan takımın en önemli transferinin kaçışının faturasını kimin ödeyeceğini sorun.. Tazminat davası açmakla tehdit edin, hatta açın.. Oyuncumuzu Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler kaçırttı deyin, maddî ve manevî tazminat davası açın. Kazanıp kazanmamak önemli değil, ama açın; bir "tavrınız" olduğunu gösterin. Fenerbahçe'nin başka hiçbir kulübe benzemediğini haykırın, unutanlara hatırlatın. Gerekirse o kıvılcımı bizzat siz çakın, yüzbinler Taksim'de toplansın. Atlayalım 500 km öteden gelelim yine.. Ama siz karakterli olun önce..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Divan Kurulu'nda Yüksel Günay "hiçbir islamî örgüt ve cemaat bu kulüpte barınamaz" dedi, bunu diyecek kişi o mudur? Siz niye oturuyorsunuz orada, sizin "tavrınız" nerede? Ligleri erteleyen kifayetsiz federasyona destek olmak ne demek? Niye basında aklı selim birkaç kişinin 1 aydan beri söylediği şeyleri siz söylemiyorsunuz? Niye "bu soruşturma geçen sezonla kalırsa bu ülke bunun altından kalkamaz, Fenerbahçe taraftarının sabrını kimse denemesin" demiyorsunuz? Rüştü ve İbrahim Toraman'ın sattığı şampiyonluktan başlayarak son 20 yılın araştırılmasının "zorunlu" olduğunu, yoksa hiç kimsenin tatmin olmayacağını, önümüzdeki yıllarda da bu sezon atılan tohumların bu ülkede kan dökeceğini niye hatırlatmıyorsunuz? Deniz Baykal'ın kıçı kırık muhalefetinden ne farkınız var sizin? Seçimden önce 31 vilayet gezmişti o adam, siz de 26 günde 1 ya da 2 kere konuştunuz.. Her gün konuşun kardeşim, her gün çıksın biriniz basın toplantısı yapsın.. Suçumuzun olmadığını haykırsın, aba altından sopa göstersin, Fenerbahçe taraftarı haksızlığa uğrarasa o köprüyü sadece trafiğe kapatmaz, çok daha kötülerini de yapar, bunu hatırlatsın.. Bunu siz bilmiyorsanız bile başka bilmeyenlere hatırlatın. Çünkü hatırlatmak zorunda olan bir makamı işgal ediyorsunuz şu anda.. İşinizi yapın, sizi seçenlerin yapmanız için seçtiği şeyleri.. Yani bu kulübün haklarını korumak; başka bir şey istemiyoruz sizden..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haa, bugünkü suskunluğunuzun nedeni "kişisel" korkularınız ise.. "Ulan soruşturmanın ucu bana da dokunur, belki bizi de dinlediler anasını satıym" gibi bir düşünce ise.. Sezonlar boyunca her gün medyaya çıkıp karı gibi ağlayan tüp kafa Demirören ve Sadri Şener gibilerinin şimdi ödlek tavuk gibi kümeslerine çekilmeleri ile aynı sebep yüzündense.. Ya da tanınmış iş adamları olarak rte başta olmak üzere bu badem bıyıklıları karşınıza almak istemiyor falansanız.. O zaman defolun gidin o koltuklardan.. Bu kulübün sizin gibi adamların temsiline ihtiyacı yok, "adamların" temsiline ihtiyacı var..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün mesela İBB ile birleşmekten falan bahsediliyor.. Kadın basketbol şubesinin ne olacağı belli değil.. Şampiyonluk alınsa ve Avrupa'ya gidemesek bile, eğer küme düşürülmezsek bununla sizin tatmin olacağınız vs. söyleniyor.. Bunları aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Eğer şampiyonluğumuz alınırsa, Avrupa hakkımız gasp edilirse ve biz yine de kümede kalırsak, siz de takımı "eksi bilmem kaç puanla" o maçlara çıkarırsanız, o stadı geçen seneki Trabzon maçının ardından gördüğünüzden çok daha vahim bir durumda görmeniz işten bile değildir..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer şampiyonluğu elinden alınırsa, Avrupa'ya gönderilmezse bu kulüp başka o. çocukları aç kalmasın diye onların istediği ligde oynamaz. Gider paşa paşa ikinci ligde cezasını çeker. Maçları da Digiturk denen o şerefsiz kurum değil, açık kanal verir. Haa, gitmek isteyen haysiyetsiz futbolcular varsa da gider başka yerde oynar, batan gemiyi önce fareler terk edermiş. O farelerin bu ülkede bir takıma gidemeyeceklerini, bu memlekette elini-kolunu sallayarak gezemeyeceklerini ben tahmin edebiliyorum ama, orası ayrı..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aklınızı başınıza toplayın ey Fenerbahçe yöneticileri.. Çoluğu-çocuğu, işi-gücü olan milyonlarca insan şu anda tek bir kıvılcım bekliyor, iç savaş bile çıkarabilecek bir bozuk ruh yapısında göz yaşları döküyor.. Eğer bu kıvılcım bir gün çakarsa, bugünleri hatırlayarak sizi de alır götürür..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2932682190697487545?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2932682190697487545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2932682190697487545&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2932682190697487545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2932682190697487545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/fenerbahce-yonetimine-ack-mektup.html' title='Fenerbahçe yönetimine açık mektup'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4206844067061132409</id><published>2011-07-29T00:32:00.003+03:00</published><updated>2011-07-29T00:48:45.342+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Emenike hadisesi</title><content type='html'>Emenike 24 yaşında Afrika kökenli bir genç adam. Gelmiş buraya ekmeğinin peşinde koşuyor, kimbilir nasıl bir kültürel altyapıya sahip. Yol bilmez, yordam bilmez; Bank Asya'da ve Spor Toto'da iki sene oynadıktan sonra Fener'e transfer olmuş. Adama önce 31 yaşında dediler, "gideceğim bu ülkeden, böyle ahlâksızca iftira atılmaz" dedi. Sonra Fener maçında bilerek oynamadığını söylediler, halbuki gerçekten de sakattı. Bunu söyledikleri için, normalde iyileştiği halde ligin son maçında Trabzon'a karşı da oynamadı çocuk, şaibe olmasın diye..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra bu yüz karası, bizi dünyaya rezil eden, aşağılık soruşturma geldi. 24 yaşında gurbet ellerdeki bu Afrikalı genci (hiçbir suçu yokken) nezarete aldılar, 4 gün boyunca içeride tuttular (bir Türk futbolcusuna, mesela Tuncay'a, Nihat'a yaban ellerde bu muamele yapılsa bütün Türkler aşağılık kompleksiyle nasıl ortalığı ayağa kaldırırdı, bir düşününüz). Çocuk doğal olarak bu ülkeden de tiksindi, bu ülkenin insanından da, adalet sisteminden de.. Gitmek istediğini yönetime bildirerek kendisi için gelen tek teklifi değerlendirdi ve Rusya'nın yolunu tuttu. Kendisine başarılar diliyoruz, inşallah bir sporcu olarak burada gördüğünden çok daha fazla saygı görür, hak ettiği ilgiye orada kavuşur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olayın idari kısmında insanın devletinden, hukuk sisteminden, savcılarından iğrendiği, tiksindiği, Türk olduğu için utandığı rezil bir görüntü var. Oraya hiç girmeyelim, ağzımızı tutamayız, sonra bir de onlarla uğraşmak durumunda kalırız. Ama uzun vadede bu Berk denen savcı başta olmak üzere bu soruşturmaya bulaşmış olan bütün herkes, çok ama çok çekecek.. Bu işten sıyrılamayacaklar, Fenerbahçe taraftarı onları asla unutmayacak. Hak ettiklerini bulana kadar da mücadeleyi sürdürecek. Sadece bunu söylüyorum; ey Mehmet Berk, duy beni..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe yönetimi açısından elin-kolun bağlı olduğu bir durum var. Çocuk gitmek istiyorsa ve travma yaşıyorsa bağlasan durmaz zaten. Zorla tutsan hem insan haklarına aykırı hem de performans alamazsın. O yüzden gönderilme ile ilgili olarak yönetime suç bulmuyorum. Ama çıkıp adam akıllı bir toplantı ile taraftarın gözünün içine bakarak bunu söylemedikleri için, ayrıca bu kaçışın müsebbiblerine kin ve nefret kusmadıkları için fazlasıyla suçluyorum onları.. Bu zor zamanda daha fazla bir şey de söylemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sportif açıdan ise bence inanılmaz isabetli bir transfer bu. Tek forvet oynayan bir takımda 4 tane santrfor olur mu yahu? Fener kadrosu o bölge için fazlasıyla şişkindi. Ben Emenike geldiğinde, Semih ve Güiza'nın gideceğini düşündüğüm için çok sevinmiştim. Sonra bunların ikisinin birden kaldığını görünce işin içinden çıkamadım, Aykut da çıkamayacaktı. Niang sezon boyunca örneğin 30, Emenike 20, Semih 7, Güiza 5 maç falan oynayacaktı. Hatta şu anda Güiza'nın bile gönderilmesi lâzım. Niang ve yedek olarak Semih yeter.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha, bu dördü arasında en çok kalmasını istediğim sırayla Niang, Semih ve Emenike idi ama Emenike bu ülkeden bu kadar iğrenmişken, onu tutmak anlamsız olurdu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen yıl Taurasi ve Taylor, bu yıl da Emenike devletin kurumları tarafından bu ülkeden kaçırıldı. Bunları bir kenara yazıyoruz. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner elbet..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4206844067061132409?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4206844067061132409/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4206844067061132409&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4206844067061132409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4206844067061132409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/emenike-hadisesi.html' title='Emenike hadisesi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7213413579609346076</id><published>2011-07-26T11:06:00.003+03:00</published><updated>2011-07-28T00:25:19.918+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Liglerin ertelenmesi</title><content type='html'>TFF, en başından beri söylediğim ve beklediğim üzere mütemadiyen "zaman kazanma"ya dayalı bir taktik sergiliyor. Şimdi de ligleri 9 Eylül tarihine kadar ertelemişler. 1.5 aylık sürede neye ulaşmaya çalışıyorlar, 26 klasörlük belge ve bilgilerin "tamamını" gördükleri halde hâlâ neden bir kanaat oluşturamıyorlar, belli değil. Ama şurası bir gerçek: Omurgasız ve güven vermeyen bir federasyonumuz var. Sürecin en başından beri kendileri ne dediyse, o söylemlerle çelişen birçok tutum sergilediler. Rüzgâr nereden eserse oraya doğru eğilen bir görünüşleri var. Böyle bir kurumun özgüvenli, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, sağduyulu ve sağlıklı bir karar vermesini beklemek de safdillik olur.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aşağıda Erkan hocamızın davanın süregidişiyle ilgili tespitlerini de okuduktan sonra zaten verilecek hiçbir kararın sağlıklı olduğunu söylemek mümkün olmayacak, bu da ayrı. Hadi verildi, herkesin istediği olup takımlar küme düşürüldü diyelim. O zaman bu savcılar, hâkimler, embedded gazeteciler, televizyonlar, TFF vs. hepsi, Fenerbahçe ve bizler tarafından açılmış davalarla uğraşacak. Adil yargılanma, insan hakları ve soruşturmanın gizliliği hususunda yapılan ihlalleri, dünyanın başka hiçbir ülkesinde görmek mümkün değil zira. Daha yeni başlıyor diye ondan dedik, bu iş "hadi bakalım gidin paşa paşa Bank Asya'da oynayın" demekle bitmeyecek. Biteceğini zannediyorlar ama bitmeyecek. Fenerbahçe taraftarının takımına olan bağlılığını bu takkeli ve cüppeli zevat biraz fazla hafife aldı. Cadde eyleminde ve Shakhtar maçında o sevgi ve bağlılığın "fragmanı" ile karşılaştılar. İktidar partisi, 2 günde bir yaptırdığı seçim anketlerinde de muhtemelen birtakım gerçeklerle yüzleşiyordur. Ama onlar ve bugüne kadar tüm yaşananlar henüz buzdağının su üstündeki kısmı. Her şey #dahayenibasliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7213413579609346076?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7213413579609346076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7213413579609346076&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7213413579609346076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7213413579609346076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/liglerin-ertelenmesi.html' title='Liglerin ertelenmesi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-979040734631445333</id><published>2011-07-25T11:50:00.002+03:00</published><updated>2011-07-25T11:56:47.072+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorum'/><title type='text'>Hukukçu gözüyle..</title><content type='html'>Ntvspor'da yayımlanan yazıyı aynen paylaşıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Spor Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Erkan Küçükgüngör,  futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmada gizliliğin ortadan kalktığını ve tutuklu bulunan tüm sanıkların serbest kalması gerektiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükgüngör, süren soruşturmada özel bir gizliliğin bulunduğuna dikkati çekerek, "Ceza muhakemesi kanunun 155. maddesinde soruşturmanın gizliliği düzenlenmiş. Bu genel bir düzenleme. Kanunda başka hüküm olması halinde gizlilikten feragat edilebilir. Aynı kanununun 153. maddesinin 2. fıkrasında da özel gizlilik düzenlenmiş. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek kanaat Cumhuriyet Savcısı'nda oluşmuşsa sulh ceza hakimine müracaat ederek, 'sanığın ve sanık vekillerinin dosyayı incelemesi ve evrak alması yasaklanabilir' diyor. Bu soruşturmada da 153 maddenin 2. fıkrası içerisinde verilmiş. Fakat bu öyle ağır bir gizlilik ki sanığın kendisi ve vekili dahi dosyadan bilgi yada belge alamadığı gibi inceleme de yapamıyor. Böyle bir kararın verildiği bir yerde, savcılığın soruşturmanın selametini de tehlikeye atacak şekilde bilgileri, belgeleri ve delilleri TFF'ye göndermesi ve paylaşması sakıncalı. Ancak bunu yaptılar. Bana göre artık gizlilik ortadan kalktı. Bilgi ve belgelerin tüm  sanıklara ve sanık vekillerine açılması lazım. TFF'de kozmik odada saklamak yerine, bu bilgileri, belgeleri ve delilleri ilgili kişilerle ve bunların vekilleriyle paylaşmak durumunda. Savcılık dahi gizliliği bırakmış durumda iken Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) hala bilgi, belge ve delilleri saklaması uygun değil. Bilgi, belge ve deliller toplanıp, paylaşılır hale geldiyse tutuklu olanlar Aziz Yıldırım başta olmak üzere tüm sanıkların serbest kalması gerekiyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutukluluğun temel sebebinin bilgi, belge ve delillerin karartılması olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Küçükgüngör, "Savcılık özel gizlilik kararı verilmiş bir soruşturmada bilgi, belge ve delilleri paylaşacak derecede toplamışsa ki paylaşması delillerin tamamen toplanması anlamına geliyor. Bu  derece deliller toplanmışsa, paylaşılır hale geldiyse, sanıkları delillerin karartma şüphesi ortadan kalkmıştır. Tutukluğun temel sebebi de budur. Bu da Aziz Yıldırım başta olmak üzere diğer tutukluların salıverilmesi anlamına geliyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANUN VE ANA STATÜ AYRI, FUTBOL MÜSABAKA TALİMATI AYRI TELDEN ÇALIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Erkan Küçükgüngör, TFF tarafından verilecek bir kararda, TFF'nin kuruluş ve görevleri hakkındaki kanun ve ana statü, disiplin kurulunu işaret ederken, futbol müsabaka talimatının ise TFF Yönetim Kurulu'nun bu konuda yetkili olduğunu göstermesi, hukuki açıdan çok sakıncalı bir durumun ortaya çıkmasına neden oluşturduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükgüngör, konuyla ilgili görüşlerini, "TFF'nin kuruluş ve görevleri hakkındaki kanunda disiplin kurullarının yetkisi ortaya konmuş. Kanunda 'her türlü disiplin ihlalini disiplin kurulu karara bağlar' der. 'Her türlü' ifadesi çok önemli. Kanuna dayalı olarak çıkarılan bir de ana statü var. Ana statünün 58. maddesinde ise 'tüm disiplin ihlalleri disiplin kurulları tarafından ele alınır ve karara bağlanır' der. Disiplin talimatının 55. maddesi müsabaka sonucunu etkilemeyi düzenlenmiş.  Kişiler veya kulüpler eğer müsabaka sonucunu etkiyecek şekilde hareket ederlerse, küme düşürme cezası ile cezalandırılır. Ayrıca para cezası verilir gibi düzenlemeler yapılmış. Futbol Müsabaka Talimatı'na bakıyoruz. 24. maddesinde şike ve teşvik primi durumunda cezaları verme yetkisi TFF Yönetim Kurulu'na aittir. Bu dikkat çekici bir husus. Çok ciddi hukuka aykırılık var. Kanun ve ana statü disiplin kuruluna aittir diyor. Futbol disiplin talimatında da karar verme yetkisi yönetim kuruluna verilmiş. Futbol müsabaka talimatının kanuna ve ana statüye mutlaka uygun olması gerekir. Futbol müsabaka talimatı diğerlerine aykırı. Esas hukuka aykırılık burada. Eğer TFF Yönetim Kurulu şike ve teşvik ile ilgili bir ceza kararı verirse, çok büyük hukuka aykırılık ortaya çıkacak. Bu da  doğrudan tahkim değil, devlet yargısına intikal ettirilip istenecek bir durum doğuracaktır" şeklinde açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFF, ETİK KURULA BAĞLI DEĞİL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkan Küçükgüngör, TFF yetkililerinin yaptıkları açıklamalarda, etik kurulunun dosyayı incelemesi sonrasında kendilerinin bir karar vereceğini ifade etmelerinin sakıncalı olduğunu belirterek, "TFF Yönetim Kurulu, etik kurulu'nun kararına göre bir karar verecektir diye birşey sözkonusu değil" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etik kurulunun kararının sadece bir görüşten ibaret olduğuna dikkati çeken Küçükgüngör, "Etik kurulu ve disiplin kuruluna göre 'etik kurulunun hazırlayacağı rapor sadece bir görüşten ibarettir' der. Nihai kararın yönetim kurulu tarafından verileceği söylenir. Ancak bunda da hukuka aykırılık var. Bu açıklamalar güven sarsıcı açıklamalar. Yönetim kurulu, etik kurulunun kararına bağlı bir karar verecektir diye bir durum da ortada yok. Talimatlarda böyle bir husus var" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFF VE UEFA'NIN DURUMU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Spor Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Erkan Küçükgüngör, TFF'nin, UEFA'nın söylediklerini iyimser algıladığını belirterek, "UEFA diyor ki 'şikeye sıfır tolerans' ikincisi de 'mümkün olan en kısa zamanda kararınızı verin.' Federasyon biraz iyimser  algılamış. Burada iki temel uyarı var. Federasyon soruşturmayla ilgili adımları hukuki çerçevede hızla atmalı. TFF'nin vereceği karar söylediklerim yönünde hiçbir şey ifade etmiyor. O aşamada işler çok karışacak. Şu anda çok sakin bir ortamdayız. TFF'nin kararı sonrasında çok daha fazla hukuki sıkıntılar yaşanacak. Cezaların indirilmesi gerekiyor. Cezalar dünya standartlarına göre yapılmalıdır" değerlendirmesini yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFF VE TAHKİM KURULU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFF Tahkim Kurulu'nun hukuki anlamda uygun bir oluşum olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Küçükgüngör, kararı denetleyeceklerin, kararı verenler tarafından seçilmesine dikkati çekerek, "Tahkim kurulu üyeleri, federasyon başkanın teklifi ve yönetim kurulunun kararıyla atanır. Bir anlamda yönetim kurulu kendi kararlarını denetleyecek kurulun üyelerini kendi tayin ediyor. Tahkim kurulu yetkisini anayasadan alıyor. Bu durum bağımsızlık ve tarafsızlık yaratacak bir durum. Son karar merci Tahkim  Kurulu olmasına karşın bu karara karşı da bence bir itiraz söz konusu olabilmelidir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"TFF GÜVEN VERMİYOR"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkan Küçükgüngör, TFF'nin son günlerde yaptığı açıklamalarla hem futbol kamuoyuna, hem de futbol camiasına güven veremediğini belirtti.&lt;br /&gt;Küçükgüngör, "Yaşadığımız süreçte en büyük sorun TFF'nin futbol kamuoyuna ve camiaya güven vermemesi. Yaptığı açıklamalar, attığı adımlar bir hukukçu gözüyle değerlendirildiği zaman güven vermekten uzak görünüyor. 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunu'nun 11. maddesiyle şike ve teşvik suç haline getirildi. Bu kanun Avrupa ve dünyada bir ilk. Bu ağır cezalarla şike ve teşvikin cezalandırıldığı başka bir ülke yok. Bu cezalar, Avrupa ve dünya  seviyesinde makul seviyelere düşürülmeli. Cezalar çok ağır. Bu kanunun yapılmasında eski TFF yönetimi çok aktif rol aldı. Bu kanunun gerçek babası TFF'dir. Bunun ana sebebi de şudur. TFF, 'şike ve teşvik ile ben başa çıkamıyorum. Dolayısıyla devlet, emniyet, savcı ve mahkemeler aracılığıyla bu işe el koysun' şeklinde bir yaklaşım sergiledi. Kanunun çıkma nedenini bu husus oluşturuyor. Devletin bu kadar sert bir şekilde sporun içine girmesi dünya sistematiğine de aykırı bir durum. Başta Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) olmak üzere sporla ilgili kurumlar devletin bu şekilde sporun içine girmesine karşı" diyerek sözlerini tamamladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-979040734631445333?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/979040734631445333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=979040734631445333&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/979040734631445333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/979040734631445333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/hukukcu-gozuyle.html' title='Hukukçu gözüyle..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8833236355286414855</id><published>2011-07-22T12:58:00.003+03:00</published><updated>2011-07-22T13:15:05.070+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Daha yeni başlıyor</title><content type='html'>Fenerbahçe taraftarı, dün geceki Shakhtar maçı ile birlikte nasıl bir ruh hâli içinde olduğunu tüm ülkeye göstermeye başladı. Şeker ve kalp hastası bir adamı, aleyhinde hiçbir somut delil yokken pazar sabahı 20 tane polisle evini basarak içeri alan, bunu kameralar eşliğinde yapan, bugüne kadar saçma sapan iddialar ve el altından basına sızdırılan dedikodular dışında akla yatkın hiçbir argüman sunamayan "olağanüstü yetkilerle donatılmış" savcı Mehmet Berk, dünkü olayların baş müsebbibidir. 9 aydır yasa dışı bir şekilde dinleme yapan, sözüm ona şike yapıldığını an-be-an gören, kaydeden ama her nedense (nedeni aslında çok açık da) "suç üstü" yapmayan ve bu vesileyle hukuku bir kez daha çiğneyen emniyet de aynı şekilde.. Ayrıca maç sonuçlarını bildiği halde o maçların oynanmasına, o maçlara milyarlarca lira bahis yapılmasına göz yumarak da başlarına çok büyük iş aldılar, alacaklar, bunu göreceğiz.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu zaten bilinen bir şey, savcılık ve emniyet.. Peki TFF'ye ne demeli? İnsanoğlu bu kadar basiretsiz, bu kadar duruş yoksunu, bu kadar karakter fukarası, bu kadar rüzgâra göre eğilen bir yaratık olabilir mi? G.Saray kulübünün 70 yaşında olan ama (futbol kulübü yönetimi açısından) zekâsı ortaokul seviyelerinde gezen başkanı biraz saçmaladı diye "verdiğimiz karar allahın kelamı değil, değişebilir" diyerek kıvırmak, TFF gibi bir kuruma yakışır mı? Henüz savcılığın iddianame hazırlamadığı bir ortamda, savunma makamının da ne ile suçlandığı bilmediği bir durumda, bugüne kadar kimse ile paylaşılmamış bilgi ve belgeler TFF'ye verilip de ondan "ivedi" bir karar vermesi nasıl beklenebilir? Daha iddianame ortada yokken, TFF'nin alacağı herhangi bir kararın, dolaylı yoldan bizzat "iddianame"nin kendisini teşkil edeceğini kimse göremiyor mu? Böyle bir yük nasıl TFF'ye yüklenir, TFF nasıl böyle enayice bir şekilde bu işgüzarlığa soyunur? Akıl alacak işler değil bunlar..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fener taraftarı, oynanan ve bizzat başbakan tarafından yönetilen bu tiyatronun ne olduğunu artık gördü. Sahada rakiplerini inlete inlete, bağırta bağırta, acı çektire çektire (anladınız siz) tek tek yenen bu futbolcuların emeklerinin çalınmak istendiğini herkes anladı. Başlangıçta Aziz Yıldırım söz konusu olduğu için "ulan acaba?" diyen Fenerliler bile bugün şikenin ş'sine inanmıyor, hiçbirimiz Fenerbahçe'nin şike yaptığını düşünmüyoruz. Bu yüzden başkanımıza, onun kişiliğine ve onun nezdinde kulübümüzün tüzel kişiliğine yapılan bu saldırı, hepimizi cinnetin eşiğine getirdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şunu net bir şekilde biliyorum: Bu başbakan, bu hükümet, bu cemaat, bu güdümlü savcılar, bu maşa emniyet, bu dirayetsiz ve omurgasız TFF, bu satılmış basın.. Hiçbiri ama hiçbiri bu yaptıklarının bedelini ödemeden bu dünyadan göçemeyecek. Fener taraftarı bugünleri asla unutmayacak. Dün gece de gördüğümüz üzere, her şey daha yeni başlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8833236355286414855?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8833236355286414855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8833236355286414855&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8833236355286414855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8833236355286414855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/daha-yeni-baslyor.html' title='Daha yeni başlıyor'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6982870216556273353</id><published>2011-07-18T11:43:00.003+03:00</published><updated>2011-07-18T11:54:15.188+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorum'/><title type='text'>Suyu çıkmış bir soruşturma</title><content type='html'>Herkesin bildiği ve artık gördüğü şeyleri buradan tekrar yazmanın bir anlamı yok. Bu soruşturmanın "soruşturma" ibaresini taşıyacak kadar bile bir ciddiyeti olmadığı net bir şekilde ortada. 8 aydır telefonların dinlendiği söyleniyor, neden bu kadar beklendiğini açıklayan yok. Mesela Ferrari gerçekten Fener maçında şike yaptıysa ve bu aylardır süregiden dinlemelerle sabitse, yurt dışına çıkışına nasıl izin veriliyor? Bilen beri gelsin. Ligde son 5 Fener maçının sonucu biliniyormuş, üstelik skor olarak.. Bu durumda bahisten akıl almaz paralar kazanma imkânı olan "dinleyici" emniyet mensupları, hiç mi şeytana uymamıştır? Kimse düşünmüyor. Delil istiyoruz, "gizlilik" deyip kaçıyorlar. Delilerin gerçekten var olduğuna dair bir işaret de yok zaten. Ergenekon balonu yüzünden 4 senedir ailesinden ayrı hapis yatan insanlar için nasıl tatmin edici bir gerekçe önümüze getirilmediyse, aynı şey Aziz Yıldırım'a da uygulanıyor ve uygulanacak. Dikta devleti olmaya doğru hızla giden (ve bu süreci tamamlamak üzere olan) güzel ülkemizde artık yasama, yürütme, yargı ve dördüncü güç olan medyanın hepsi birden tek bir zümreye hizmet ediyor. Bu yüzden bu tip faşizan uygulamalara da bünyemiz yavaş yavaş alışıyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama bu sürecin hepimize gösterdiği başka bir şey var: Fenerbahçe taraftarı, çivisi çıkmış ve tamamen sindirilmiş olan bu ülkedeki hiçbir gruba ya da topluluğa benzemediğini geçen hafta gösterdi. Hep söylediğimiz gibi her şey bizim için daha yeni başladı. Bu sefer sağlam kayaya çarptılar. Bunu, hep birlikte yaşayıp göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6982870216556273353?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6982870216556273353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6982870216556273353&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6982870216556273353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6982870216556273353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/suyu-ckms-bir-sorusturma.html' title='Suyu çıkmış bir soruşturma'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1661467890887903459</id><published>2011-07-11T15:37:00.007+03:00</published><updated>2011-07-11T18:59:12.034+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><title type='text'>Çölde açan çiçek gibi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fkTDCzugkFM/ThsdxS4B2xI/AAAAAAAADLo/Zk34BLmNSQw/s1600/1.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-fkTDCzugkFM/ThsdxS4B2xI/AAAAAAAADLo/Zk34BLmNSQw/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628124892047203090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;Şu blogu açalı 3 sene oldu, o zamandan beri Fenerbahçe hariç üzerinde en fazla yazı yazdığım konu G.Saray. Zaten sağ taraftaki etiketlere bakınca da bu durum görülebiliyor. Bazı geri zekâlılar zaman zaman "ne biçim Fener blogu bu, Fenerbahçe'nin yarısı kadar da bizim hakkımızda post atılmış" falan gibi saçma-sapan yorumlarla sinirlerimizi bozmadı değil ama onlara hep aynı şeyi söyledim: "Bir Fenerbahçeli için Fenerbahçe'den sonra bu hayattaki en önemli şey G.Saray'dır. Onsuz bir ligin de, yarışın da, rekabetin de tadı-tuzu olmaz." Elbette her Fenerli bu görüşü paylaşmıyordur, G.Saray kulübüne kilit vurulsa sevinecek zavallı bir cahil sürüsü de mevcut bizim camiada ama aklı selim bütün Fenerlilerin benim gibi düşündüğünü biliyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hep de aynı örneği veriyorum; G.Saray'ın kurucusu ve efsane başkanı Ali Sami Yen, bir gece Fenerbahçe ile aynı otelde kamp yapıyorken ve ertesi gün de onlarla maçları varken, gece geç vakitte arkadaşlarıyla iskambil oynayan Can Bartu'yu lobide görmüş ve "yarın önemli bir maçın var, git odana dinlen!" diyerek azarlamış. Bu bir şehir efsanesi değil, gerçeğin ta kendisi. Ertesi gün kendilerine karşı oynayacak bir ezelî rakiple aynı otelde kamp yapılıyor, rakibin oyuncusuna dinlenmesi ve ertesi gün en iyi performansını göstermesi için telkinde bulunuluyor ve bir başkanın ezelî rakibin futbolcusunu "azarlayabildiği" inanılmaz bir ortam mevcut. Ben bu hikâyeyi, Fener'i daha yeni tutmaya başladığım 80'li yılların ortasında dinledim. Benim gibi bir adamın, sokakta o zamanlar top oynarken kendisine (Rıdvan, Hakan ve Aykut ile birlikte) "Tugay" diyen bir adamın (ki Tugay o zamanlar ilk 11 bile oynamıyordu, sene 1988 falan) G.Saray'dan nefret etmesi; hatta daha da ileri gidiyorum, onu "sevmemesi" mümkün müdür?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Peki o halde neden G.Saray ile ilgili yazdığım yazıların %90'ı olumsuz? Çünkü benim nefret ettiğim şey bu büyük kulübün kendisi değil, 1990'ların ikinci yarısından sonra peydah olan iğrenç, mide bulandırıcı, karaktersiz taraftar kitlesi.. Ki maalesef bu kitle şu an itibarıyla G.Saray camiasının tüm taraftarlarını temsil eder bir pozisyonda ve sayıca da çok fazlalar. İşte onlardan resmen tiksiniyorum ve buradan da defalarca yazdım bunu. Hâlâ da yorum kısmına gelen notlardan nasıl bir köpek sürüsü olduklarını görmek mümkün.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama bugün bir şey oldu ve bana bu yazıyı yazdıran da, Türk futbol tarihinde eşi-benzeri az bulunur, örneğine nadir rastlanır, adeta çölde açan çiçek kadar değerli olan o şey.. Topuk Yaylası tesislerinden ayrılmak üzere hazırlanan Fenerbahçe takımına destek olmak isteyen üç G.Saray taraftarı tesislere gidip Fenerliler ile birlikte tezahürat yaptıktan sonra kaptan Alex ile fotoğraf çektirip ezelî rakiplerine olan desteklerini sundular. Duyduğum andan beri tüylerimi diken diken eden bu olayı da buraya yazmak ve ömür boyu hatırlamak için bilgisayarın başına geçtim ve bu postu kotarıyorum. Ülkedeki yüz binlerce aklı selim G.Saray taraftarını temsil ettiğinden emin olduğum o üç arkadaşa nasıl teşekkür edelim, onu da bilmiyorum. Ne kadar yazı yazsam, bunu beceremem diye düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sene ligin ikinci yarısındaki bütün Trabzon maçlarını seyrettim ben. Trabzon'a karşı bence "yatmayan", şerefiyle ve terinin son damlasına kadar mücadele eden 3 takım vardı: Fenerbahçe (doğal olarak), Beşiktaş (doğal olarak çünkü taraftarının baskısı üzerlerindeydi ve o maçı kazanmak zorundalardı) ve G.Saray.. İşte bu sonuncusu hiç doğal değil.. Çünkü G.Saray o maça çıkarken ligdeki tüm iddiasını kaybetmiş, maç seyircisiz oynanıyor ve Trabzon da Fener ile kafa kafaya bir durumda.. O maçı seyrettiğim andan beri bütün yakın çevrem şahittir, hep aynı şeyleri söylüyorum: Fenerbahçe'nin bu ligdeki en büyük dostu, en "güvenebileceği" rakibi yine G.Saray'dır. Aynı zamanda (elbette bize göre "bizden sonra") bu ülkenin en delikanlı takımı da G.Saray takımıdır. Onların, bir rakip olarak ne kadar değerli, ne kadar büyük olduğunu o maç ve bugünkü sahneler net bir şekilde göstermiştir. Kesin düşüncem budur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha, bizim muhatap olduğumuz kitle bu kitle mi peki? Her gün gündelik hayatta karşımıza çıkan, interneti ahlâksızlığa boğmuş, ağzından salyalar akıtan ve kötü gittiğinde kendi takımını bile satan o güruh, G.Saray taraftarının 3/4'ünü oluşturmuyor mu? Maalesef öyle.. Dediğim gibi, G.Saray'ı temsil pozisyonunda da bugün için onlar var. Hatta bugünkü Topuk Yaylası ziyaretçilerine de internetten ezik diyerek küfür etmeye başladı bile o it sürüsü.. Ama gelin bunları görmeyelim biz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biz bu yazıyı Ali Sami Yen için, Trabzon karşısında delikanlıca oynayan o topçular için ve bugün Topuk Yaylası'na giden o üç yürekli insan için yazıyoruz.. Ve bu şekilde düşünen tüm yurt sathındaki gerçek G.Saraylılar için.. İyi ki varsınız, iyi ki rakibimizsiniz..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1661467890887903459?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1661467890887903459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1661467890887903459&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1661467890887903459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1661467890887903459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/colde-acan-cicek-gibi.html' title='Çölde açan çiçek gibi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-fkTDCzugkFM/ThsdxS4B2xI/AAAAAAAADLo/Zk34BLmNSQw/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-352778151718685767</id><published>2011-07-10T22:24:00.003+03:00</published><updated>2011-07-10T22:35:53.381+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>10 Temmuz 2011</title><content type='html'>Fenerbahçe'nin Kurtuluş Savaşı'nın başladığı tarih bu.. Biber gazını yiyen kadın ve çocuklar da, cepheye mermi taşıyan kadınlar gibi.. Bugünü 100 yıl geçse bile unutmayacağız. Bu acıları bize yaşatanlara, bu dünyayı dar edeceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-352778151718685767?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/352778151718685767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=352778151718685767&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/352778151718685767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/352778151718685767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/10-temmuz-2011.html' title='10 Temmuz 2011'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8633126664306312290</id><published>2011-07-08T18:58:00.001+03:00</published><updated>2011-07-08T19:00:57.548+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Sezer ve Emenike</title><content type='html'>Aykut Kocaman'ın şampiyonluk gecesinde oyuncular tarafından yumruk şova çağrıldığı ve havalara atıldığı videonun tüylerimiz ve gözyaşlarımız üzerindeki etkisi henüz bâki iken, dünyanın en güzel insanı Kocaman bir kez daha gönüllerimizi fethetti bu video ile.. 12. saniyede gözünden yaş gelmeyen adam "Fenerliyim" demesin, Aykut Kocaman da ölene kadar buralardan hiç gitmesin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/rP0XY6NXTuY" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8633126664306312290?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8633126664306312290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8633126664306312290&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8633126664306312290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8633126664306312290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/sezer-ve-emenike.html' title='Sezer ve Emenike'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/rP0XY6NXTuY/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1778694522004083897</id><published>2011-07-07T12:17:00.009+03:00</published><updated>2011-07-07T12:46:51.828+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='federasyon'/><title type='text'>Düşürmeyen o... çocuğudur!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bu sabahki tutuklamalardan sonra Mosturoğlu, Ekşioğlu ve diğerlerinin suçu sabitlenmiş gibi görünüyor. Sivas kalecisi de içeri alındığına göre demek ki şike yaptığının belgeleri ve delilleri mevcut. Bu durumda yeni yasa gereği Fenerbahçe'nin şampiyonluğunun geri alınması ve bir sonraki sırada yer alan takıma &lt;/span&gt;(eğer o da bu işlere bulaşmışsa bir sonrakine)&lt;span class="Apple-style-span"&gt; verilmesi, Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarına katılmaktan men edilmesi, Bank Asya'ya düşürülmesi ve orada da eksi puanla lige başlaması gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Ama öte yandan alınan bilgilere göre Süper Lig'de yer alan diğer şeref yoksunu kulüplerin yöneticileri federasyona başvurup diyorlarmış ki: "Fener'in şampiyonluğu alınsın, Avrupa'ya gitmesin, -30 puan ile lige başlasın ama küme düşürülmesin. Eğer düşürülürse yayın geliri, iddia geliri vs. hepimiz batarız." Ben de onlara şunu diyorum: Batın o.. çocukları, hepiniz açlıktan geberin. Şu durumda bile Fenerbahçe'yi ezerken bir taraftan kendinizi kurtarmaya çalışıyorsunuz ya.. Neyse analarınızın, bacılarınızın bu işle bir ilgisi yok..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Fenerbahçe taraftarının bundan sonraki bir numaralı görevi, eğer şike yaptığımız kanıtlanırsa bağıra bağıra bu takımın küme düşürülmesini talep etmektir. Fenerbahçe'nin itibarına gelen zararın yanında, küme düşmenin esamisi bile okunmaz. Kaçan milyonlarca avronun yanında, küme düşmek hiçbir şeydir. Yukarıda saydığım olaylar gerçekleştikten sonra bize en son koyacak şey, Bank Asya'da oynamaktır. Hatta cezamızı, hak ettiğimizi çekiyoruz ve aklanıyoruz diye hepimiz huzur içinde oluruz o zaman.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Eğer Fenerbahçe yönetiminde de birazcık gurur varsa, öyle bir durumda iki maça çıkmayarak iki maç üst üste hükmen mağlup olup kendi kendini küme düşürür, bu tiyatroya iştirak etmez. Taraftar olarak takipçisiyiz bu işin..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1778694522004083897?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1778694522004083897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1778694522004083897&amp;isPopup=true' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1778694522004083897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1778694522004083897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/dusurmeyen-o-cocugudur.html' title='Düşürmeyen o... çocuğudur!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7104938953589561241</id><published>2011-07-04T21:36:00.007+03:00</published><updated>2011-07-04T22:29:51.419+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Bir gün olacaktı, olmalıydı..</title><content type='html'>Türk futbolunda devrim ve dönüm noktası diyebileceğimiz gelişmeler yaşıyoruz iki gündür. Bu tarz bir operasyon, boğazına kadar pisliğe batmış bir ülkenin futbolunda elbette bir gün yapılacaktı. Beşiktaş'ın mesela Rize'de maç sattığı, telefon kayıtlarında sabit ve herkes o maçta neler olduğunu biliyor. Yine Denizli-Fener maçı ile ilgili de Aziz Yıldırım "kanıtlarım var" diyor. Bunun gibi pek çok şey oldu bu ülkede ama bugüne kadar hep cezasız kaldı. 14 Nisan'da yeni yasanın çıkmasıyla birlikte savcılar da harekete geçti belli ki. Bu arada tesadüf eseri bu yıl şampiyonluk yarışı yapan Fener ve Trabzon bu soruşturmaya denk gelirken, yıllarca onca herzeyi yemiş olan Beşiktaş ve Galatasaray yırtmış görünüyor. Bunların bütün taraftarları da "ulan iyi ki biz şampiyonluk yarışında değilmişiz, yoksa kesin bizimkiler de bunları yapacaktı" falan diyor. Varsın olsun.. Bedeli ödemesi gereken Fenerbahçe ise bu bedel ödensin. Bir daha da böyle şeylere tevessül edenler iki kere düşünsün.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aziz Yıldırım gibi, bu ülkede başbakandan sonra en güçlü adam olarak görülen bir kişinin sabahın köründe evinden alınıp 30 yıl hapis istemiyle yargılanmak üzere tutuklanması, herhalde onu tanıyan herkesi aynı derecede şok etmiştir, burası kesin. Tabii savcının elinde neler var, söylendiği gibi videolar, telefon görüşmeleri vs. havada mı uçuşuyor, bilmiyoruz. 300 kişiye varacağı iddia edilen tutuklama listesinde bundan sonra kimleri göreceğiz, o da meçhul. Ama şurası bir gerçek: Elde sağlam kanıtlar olmasa, Yıldırım gibi bir adama bu muamele kolay kolay yapıl(a)maz. Kalp krizi riskiyle orada yaşam mücadelesi veren bu adam, eğer hiçbir şey olmadan "özür dileriz" diyerek salıverilirse de, bu ülkede taş üstünde taş bırakmaz. Bu yüzden ben Yıldırım'ın cezasız kalacağını düşünmüyorum. İlla ki bir şeyler vardır.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Peki olaya bir taraftar olarak nasıl bakıyorum? Benim taraftarlığımı zerre kadar etkileyen bir durum yok ortada. Sonuçta mesela ülkeler birbirine savaş açmıyor bu dünyada, "ülke" denilen "şey"lerin böyle bir yeteneği ya da yetkinliği yok. Ülke dediğin bir kara parçası, savaşı açan ise o ülkeyi yöneten adamlar oluyor. Bir kulüp de aynı şekilde şike yapamaz, teşvik veremez; bunu yapanlar o kulübün idarecileridir. Ha, o haltı idareciler yedi diye kulübü cezasız bırakmak da olmaz; sonuçta "idarecileri seçmeselerdi o zaman" denir.. Dolayısıyla İtalya'da sadece Moggi'ye ceza verip Juve'yi aklamadılar mesela, Juve de okkanın altına gitti. Bizim ülkemizde de şikenin, teşviğin bini bir paraydı bugüne kadar ama yeni yasadan sonra buna ilk takılanlar Fener ve Trabzon ise, okkanın altına da bunlar gidecektir, gitmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii, oyuncuların, hocanın, taraftarın, camianın sezon boyunca süren o kutsal emeğinin birkaç ahlâksız ve hadsiz yüzünden heba olması çok acı verici olur o zaman ama yapacak da bir şey yok. Eğer şike ve teşvik gerçekten varsa, bunu da Fenerbahçe'yi idare edenler yaptıysa zaten onlar hapis yatarak cezasını çekecektir. Fener taraftarının yüreğini soğutacak majör olay da budur. Ondan sonra da ahlâklı birilerini kulüp idaresine getirip, Bank Asya'dan ve eksi bilmem kaç puandan yeniden başlamak üzere birlik ve beraberlik içinde olmak gerekecek. Türkiye'de herkes biliyor ki, Fenerbahçe o durumda bile küllerinden yeniden doğacak; yeniden herkesin hasetle baktığı, gıpta ettiği, "onun gibi olmak istediği" kulüp olmaya devam edecek. Yıllardır eziklikten söylemediği hiçbir şey kalmamış olan zavallılar ise "kara leke"den bahsedecek bize, "şikeci" damgası vuracak. Biz de hayatımız boyunca hep yaptığımız gibi onları hiç sallamayacağız. Olacak olan budur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben 1983'ten beri bu kulübü ölümüne seviyor ve takip ediyorum. Bu kulübü Aziz Yıldırım için, Şekip Mosturoğlu için ya da herhangi bir kişi için sevmedik biz. Bu kulübü niye sevdiğimizi anlatmaya kalksak, bu blogun sayfaları buna yetmez, bu yüzden hiç girişmiyorum. Bu kulüple olan gönül bağımızı da böyle münferit ve kulübü hiç bağlamayan müstesna olaylar zedelemez. Ha, iddia edilen şeyler gerçekleşir de cemaat bu kulübün kapısından girerse, Murat Ülker başkan falan olursa ancak o zaman ben kesin olarak Fener'i bırakırım, bu ayrı. Onun dışında 30 yıldır tuttuğum takımın taraftarını çok iyi tanıyorum ve biliyorum ki, Fener taraftarı Bank Asya'da takımına Süper Lig'den daha fazla sahip çıkar. Şimdi 30 bin kombinemiz varsa, orada 40 bin olur. Maçlar açık kanaldan verilse de, şifreli kanaldaki maçlarına diğer zavallıların getiremediği kadar seyirci getirir bu takım Kadıköy'e.. Kıçı kırık Süper Lig'de yeniden yayın ihalesi yapılır, 420 milyon dolar yarı fiyatına (belki de daha azına) düşer, kulüpler yeniden açlıktan ağlamaya başlar. Yayıncı kuruluş decoder satamaz, herkes Fenerbahçe bu ülke futbolu için neymiş onu anlar. Şampiyon olan şampiyonluğundan da bir bok anlamaz (küçük yürekli ezikler hariç) vs. vs. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonuçta Fenerbahçe'nin bu olaylardan lekesiz şekilde çıkması en büyük isteğim ama eğer ceza verilecekse de umarım benim dediğim gibi olur ve küme düşürülürüz. Eksi puanla başlarız, yabancı oyuncuları satarız ve bütün Türkiye'ye bu camianın, bu taraftarın neden herkesten farklı olduğunu bir daha gösteririz. Gelişmeleri beklediğimiz ve henüz hiçbir şey bilmediğimiz için şimdilik bu kadar yazıyorum. Bunlar kişisel duygularım ve düşüncelerimdir; herkesinki de kendinedir. Bu olay özelinde kimin ne düşündüğü de hiç s.kimde değildir (açık konuştum).&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7104938953589561241?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7104938953589561241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7104938953589561241&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7104938953589561241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7104938953589561241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/07/bir-gun-olacakt-olmalyd.html' title='Bir gün olacaktı, olmalıydı..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6063216110700675447</id><published>2011-06-30T15:17:00.005+03:00</published><updated>2011-07-01T22:11:29.126+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Özer için kader yılı</title><content type='html'>Özer Hurmacı Fenerbahçe'ye transfer olduğunda belki de ülkenin (Arda'dan sonra) en değerli yerli futbolcusuydu. O sezon Ankaraspor'da sadece 22 maç oynamasına rağmen inanılmaz bir şekilde 13 asist yapmış ve Türk futbol tarihinde hiçbir futbolcunun ulaşamadığı bir ortalamayı yakalamıştı. Kendisi için paylaşım sitelerinde hazırlanan uzun videolarda oyun kurma, ara pası atma ve adam geçme gibi günümüz futbolunda artık en değerli melekeler hâline gelmiş olan hususlarda muhteşem bir kalibre sergiliyor, bunun yanı sıra bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ile 90 dakika boyunca mücadele ettiği için de bir futbolcu olarak "eşsiz"liğini katmerliyordu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amma ve lâkin bu süper yeteneğin Fenerbahçe macerasına baktığımızda kaybolup gitmekte olan bir yıldız hikâyesi daha görüyoruz. İki sezonda (15'inde sonradan oyuna girdiği) sadece 35 maç oynamış, 2 gol ve 2 asist yapmış Özer. Bu iç karartıcı rakamlar bir yana, oynadığı maçlara nasıl bir damga vurduğunu şöyle bir düşündüğümüz zaman aldığı her topu ezen, hızlı ataklarda kendi yarı sahasına dönerek oyunu yavaşlatan, topları ayağına dolaştıran özgüvensiz bir genç oyuncu profili görüyoruz. Aykut Kocaman'ın çok sevdiği, inandığı ve güvendiği bir isim olmasına rağmen onun koçluğunda kendisine verilen şansları da iyi kullanamadığı bir gerçek. Maçlara vurduğu tek olumlu damga her seferinde Topuz ile beraber maçın en çok koşan oyuncusu olması ama bu da tek başına bir işe yaramıyor, takdir edersiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fener'in meşhur 4-4-1-1'inde orta sahanın sağında, solunda, önünde ve (ön liberonun yardımcısı olarak) ortasında oynayabilen ve hiçbirinde sırıtmayan bu çok yönlü yıldız artık 25 yaşına geldi. Geçen sezon Dia, Stoch ve (rekabet açısından) Caner'in gelişi, ayrıca Topuz'ın insan üstü performansı; bu yıl ise Sezer'in alınışı ve Uğur Boral'ın sakatlıktan dönecek olması nedeni ile Özer için forma daha önce hiç olmadığı kadar pahalı. Bu saydığımız oyuncuların hepsinden daha yetenekli olduğunu, onu yıllardır izleyen bizler biliyor ama büyük takım forması ile bu yeteneklerini henüz kanıtlamadı. Bu kadar zorlu bir forma rekabetinde bunu yaparsa şayet, değeri her zamankinden de fazla olacak. Eğer başaramazsa, belki de yeni Tarık Daşgün olarak Anadolu'ya dönecek. Her şey kendi elinde...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6063216110700675447?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6063216110700675447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6063216110700675447&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6063216110700675447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6063216110700675447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/ozer-icin-kader-yl.html' title='Özer için kader yılı'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8295749660929321468</id><published>2011-06-22T22:55:00.002+03:00</published><updated>2011-06-22T23:06:08.080+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Halil Altıntop..</title><content type='html'>Trabzonspor, dün Eskişehir'e gidip şehri gezen, hatta söylendiğine göre gece Halil Ünal'ın evinde kalan gurbetçi oyuncu Halil Altıntop ile 3 yıllık sözleşme imzalamış. Öncelikle Halil'in ne yapmaya çalıştığını, amacının ne olduğunu hiç kimsenin anladığını zannetmiyorum. Bir oyuncunun birden fazla kulüple görüşüp bir tanesi ile anlaşması normaldir ama başkanın evinde kalmak vs. ne oluyor? Etik kavramıyla bağdaşan bir durum olduğunu düşünmüyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olayın teknik kısmına gelirsek, Trabzon için iyi bir transfer olduğu söylenebilir. Artık 29 yaşında olan Halil iyi niyetli, hareketli, çalışkan, hava toplarında fena olmayan bir oyuncu. Eksileri ise oyun zekâsının ve tekniğinin kısıtlı olması ile gol vuruşlarındaki istikrarsızlık.. Yine de Umut'un ayrıldığını düşünürsek alınabilecek iyi yerli forvetlerden birini aldılar diyebiliriz. Paulo Henrique ile ikili mi oynayacak, yoksa Şenol Güneş tek santrforlu sisteme devam mı edecek, bunu göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Genel olarak baktığımızda ise Yattara, Jaja ve Umut'un gönderilip, Henrique ve Halil'in transfer edilmesi ile takımdaki rotasyon darbe almış oldu. Henrique'nin disiplin sorunları olduğu söyleniyor. Halil'in de ne vereceği meçhul, bu yüzden bence sözleşmesi 6 ay sonra bitecek olan Gökdeniz'i geri getirmeleri gerekiyor. O zaman sıkıntı kalmaz diye düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son olarak Türkiye'nin en saçma sapan insanlarından biri olan Sadri Şener'in Halil ile ilgili olarak "ikiz futbolculardan birinin iyi, birinin kötü çıkma şansı yok" deyişine neremizle gülelim, onu bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8295749660929321468?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8295749660929321468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8295749660929321468&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8295749660929321468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8295749660929321468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/halil-altntop.html' title='Halil Altıntop..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3238677426065761256</id><published>2011-06-16T22:06:00.004+03:00</published><updated>2011-06-16T22:31:52.534+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><title type='text'>Forlan, Reyes, Ujfalusi..</title><content type='html'>G.Saray, Selçuk, Elmander ve Ceyhun Gülselam'ın ardından 3 transfer daha yapmak üzere. Atletico Madrid'den, başlıkta adı geçen üç oyuncu ile büyük oranda anlaşılmış durumda; zaten borsaya bildirildiğine göre büyük oranda iş bitmiştir. Forlan için fazla bir şey söylemeye gerek yok. Daha geçen yıl Dünya Kupası'nın MVP'si seçilmiş, akıl almaz derecede zeki, kurnaz, duran top ustası, karakteri düzgün, rüya gibi bir oyuncu. Anelka, Roberto Carlkos gibi bir transfer. G.Saray'a bile gelmiş olsa, onu seyredecek olmak büyük bir zevk. En az 20 gol atacağını düşünüyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Reyes, yine bütün futbolseverlerin tanıdığı müthiş bir yetenek. Ama ülkesi dışında sıla özlemi çektiği için Arsenal'de başarılı olamayıp Real'e transfer olmuştu. Orada fazla oynama fırsatı bulamadığı için de Atletico'ya geçti. Tek başına maç alabilecek kadar yetenekli, durup dururken skoru değiştirebilen, duran toplarda etkili, asistçi ve topa müthiş vuran bir oyuncu. Eksileri ise savunmaya yardımının kısıtlı olması ve devamlılığının olmaması. Gerçi onun sağ, Simao'nun sol açık olduğu bir düzenle Avrupa Ligi'ni kazandı Atletico ama arkasında Ujfalusi vardı Reyes'in, şimdi Sabri olacak :) Forlan kadar verimli olacağını düşünmüyorum ama yine de katkı sağlayabilir. Anadolu'daki deplasmanlarda zorlanacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ujfalusi ise niye alındığını hiç anlamadığım tam bir kasap. Yıllardır Lugano'ya laf söyleyen utanmazlar bu adamı nasıl benimseyecek, göreceğiz. Lucas Neill kesinlikle Ujfalusi'den daha iyi bir oyuncu ve ben olsam bin kere Neill'ı tercih ederdim. Hatta kaptan yapardım; onun niye gönderildiğini, Tomas'ın niye alındığını anlamak çok güç. G.Saray'ın evinde oynadığı maçlarda geniş alanda (örneğin) Tita'ya falan yakalandığında direkt olarak kart görebilecek bir oyuncu. Bedavaya alındıysa bilmem ama hele bir de bonservisine para verildiyse çok gereksiz bir transfer.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii yaş ortalaması 31 olan bu oyunculara ne kadar para verildiği, o paranın nereden bulunduğu da önemli. Sadece yayıncı kuruluş ve stadyum gelirleri ile bunları karşılamak mümkün değil ama onu da Aysal düşünsün. Beni ilgilendirmiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Saray Muntari, Cambiasso, Kallström tarzı bir sol ayaklı (yardımcı) ön libero ve yabancı kaleci ile transferi kapatacak. Gelecek seneki G.Saray'ı, bu senekine bin kere tercih ederim. Onların yarışta olmadığı bir ligi de istemem. Bu yüzden hamleler benim için olumlu, hayırlısı olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;? (transfer)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sabri - Servet - Ujfalusi - Balta&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Selçuk - ? (transfer)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Reyes - Elmander - Forlan - Arda&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3238677426065761256?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3238677426065761256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3238677426065761256&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3238677426065761256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3238677426065761256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/forlan-reyes-ujfalusi.html' title='Forlan, Reyes, Ujfalusi..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-5948570194217694005</id><published>2011-06-10T18:38:00.008+03:00</published><updated>2011-06-10T18:59:05.640+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fener'in mevcut kadrosu...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Fenerbahçe'de şimdiye kadar yapılan 3 transfer, olası Sezer transferi ve alınacak ön libero ile birlikte, aşağıdaki gibi bir kadro ortaya çıkacak. Güiza ve Bilica'nın kesinlikle gönderileceğini biliyoruz ama bence yabancı bir ön libero alınırsa Cristian'ın da gönderilmesi gerekir (orada ön libero yedeği olarak Selçuk, Emre'nin yedeği olarak Özer ve Gökay yeterli) ama gönderilmezse de sorun yok. Cristian'ın, oynamadığı zaman sorun yaratan bir oyuncu olduğu iyi düşünülmeli.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Neyse, başka transfer yapılmasa bile bence bu kadro, gelecek sezon 3 kulvarda birden yarışacak derinlikte denebilir. Orhan, Caner, Uğur, Topuz, Özer, Sezer, Semih, Stoch, Dia, Niang gibi, birden fazla pozisyonda oynayabilen oyuncuların varlığı, kadro derinliğini daha da arttırıyor. Bir de Topuk Yaylası kampına bu şekilde tam kadro gidilirse, inanılmaz bir sezon bizi bekliyor demektir. Şimdiden heyecanlamamak mümkün değil.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Volkan&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gökhan - Lugano - Serdar - Santos&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Topuz - ? (transfer) - Emre - Dia&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Alex&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Niang&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;------------&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Serkan&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(Mert)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Orhan - Bekir - Yobo - Caner&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Özer - Selçuk - Cristian (Gökay) - Stoch (Uğur)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;              &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sezer&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Emenike&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;(Semih)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Cristian giderse..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Serkan&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;(Mert)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Orhan - Bekir - Yobo - Caner&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Sezer - Selçuk - Özer (Gökay) - Stoch (Uğur)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;              &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Semih&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center; "&gt;Emenike&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-5948570194217694005?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/5948570194217694005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=5948570194217694005&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5948570194217694005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5948570194217694005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/fenerin-mevcut-kadrosu.html' title='Fener&apos;in mevcut kadrosu...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8546830346147218783</id><published>2011-06-09T15:49:00.003+03:00</published><updated>2011-06-09T15:58:05.912+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Lucho haberleri palavra (olmalı)</title><content type='html'>Fenerbahçe'nin, Güiza ve Bilica gittikten sonra alacağı yabancı oyuncu ile ilgili olarak basında onlarca isim gündeme geldi ve gelmeye devam ediyor. Son olarak Fransız basını, Marsilya'dan ayrılmak isteyen Lucho Gonzales'in sarı-lacivertliler ile flört hâlinde olduğunu iddia etti. Ve fakat bu haber, birden çok nedenden ötürü büyük ihtimalle asparagas bir haber. Bir kere Lucho, orta sahada oyun kurucu olarak oynayan, savunma özellikleri zayıf bir oyuncu. Olağanüstü bir teknik ve oyun zekâsına sahip ama Fenerbahçe, Alex'i göndermeyi düşünmüyorsa onun gibi bir adamı bedava bile almaz, almamlıdır. Fener'in aradığı oyuncu defansif özellikleri gelişmiş ama takımın pas trafiğine kalite katabilecek bir modern ön libero. Kocaman bunu kendisi söylemişti. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkincisi, Stoch ve Dia gibi hamlelerle gösterdi ki, Aykut Kocaman genç ve gelecek vaat eden aç oyuncular istiyor. Lucho bu tanıma da hiç uymayan bir oyuncu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ayrıca 15 milyon avro gibi bonservis bedellerinden söz ediliyor ki, 30 yaşında bir adama bu parayı vereceklerini hiç sanmıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dolayısıyla Fener taraftarları forumlarda "Lucho'yu almayalım" gibi yorumlarla kendini hiç yormasın, bu transferin gerçekleşme olasılığı %1 bile değildir. Zira bu kulüp, o şuursuz devirleri geçeli çok oluyor..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8546830346147218783?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8546830346147218783/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8546830346147218783&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8546830346147218783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8546830346147218783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/lucho-haberleri-palavra-olmal.html' title='Lucho haberleri palavra (olmalı)'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3568489277904191678</id><published>2011-06-07T18:29:00.004+03:00</published><updated>2011-06-07T21:45:07.682+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Gökhan Inler.. Bir rüyadan fazlası..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WmlKfNhs_ls/Te5xqUAOrGI/AAAAAAAADJ0/s5O07Qbe2JI/s1600/inler-fb.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 258px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-WmlKfNhs_ls/Te5xqUAOrGI/AAAAAAAADJ0/s5O07Qbe2JI/s320/inler-fb.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615550757115702370" /&gt;&lt;/a&gt;Bir süre önce Fenerbahçe'nin ön libero arayışlarına ilişkin, Nigel Reo-Coker ile ilgili bir yazı yazmıştım. "Onun kalibresindeki oyunculara 10-15 milyon vereceğine, bedavaya Reo-Coker'ı alsınlar" diye bitirmiştim o postu ama bugün Fenerbahçe taraftarları olarak inanılmaz bir haberle adeta endoplazmik retikulum'umuza kadar sarsıldık.. İsviçreli oyuncu Gökhan İnler, kendi internet sitesinden menajerinin Fenerbahçe ile görüştüğünü ve hayırlısı neyse onun olmasını dilediğini belirtmiş..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gökhan'ı anlatmaya gerek var mı? Şu anda Avrupa'nın en iyi orta saha oyuncularından biri olduğunu, hem defansın önünü kapatan, hem mücadele eden, hem oyun kuran hem de takımına liderlik eden, tepeden tırnağa futbolcu diyebileceğimiz bir isim olduğunu bilmeyen var mı? Fenerbahçe ve Türk futbolu için bir rüyadan bile fazlası Gökhan İnler.. Türk statüsünde oynayacak olmasının sağladığı avantaj, futbolculuğunun yanında hava-cıva kalıyor. Öyle bir futbolcu ki, şahsen ben 2 yabancı hakkımı bile onunla doldururdum :)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak olması, Fransız dergilerinde "Avrupa'da geleceğin dev kulübü" olarak lanse edilmesi, ülke olarak vergisiz uçuk rakamlar verebiliyor olmamız vs. gibi nedenlerle bu transfer çok olası görünüyor. Son yılların en büyük hamlesi olacak olan bu gelişmeyi, radarlar açık, heyecanla bekliyoruz..&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3568489277904191678?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3568489277904191678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3568489277904191678&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3568489277904191678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3568489277904191678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/gokhan-inler-bir-ruyadan-fazlas.html' title='Gökhan Inler.. Bir rüyadan fazlası..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-WmlKfNhs_ls/Te5xqUAOrGI/AAAAAAAADJ0/s5O07Qbe2JI/s72-c/inler-fb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2741882801614472960</id><published>2011-06-04T15:12:00.003+03:00</published><updated>2011-06-04T15:15:31.273+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>1989'daki efsane</title><content type='html'>Gözler hazır yaşlı ya da buğulu iken, oradan devam ediyorum. Fenerbahçe'nin 103 gol atarak şampiyon olduğu, ebediyen asla kırılamayacak bir rekor kırdığı, Rıdvan'ın 19 gol, 39 asist ile devleştiği, Aykut hocamızın ilk sezonunda krallığa ulaştığı o inanılmaz sezondan bir video.. Devletin televizyonu tarafından hazırlanmış; Atatürk'ün Fenerbahçeliliği ile başlıyor; Lefter, Ziya gibi efsanelerin anılarıyla sürüyor ve nihayet 103 gol ile rekor kıran oyuncuların boğaz turunu muhteşem marşımız eşliğinde veren klip gibi görüntülerle sona eriyor. YouTube'a ekleyen dostlara teşekkürle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/didjXyqEE-k" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2741882801614472960?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2741882801614472960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2741882801614472960&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2741882801614472960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2741882801614472960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/1989daki-efsane.html' title='1989&apos;daki efsane'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/didjXyqEE-k/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7749715186047601307</id><published>2011-06-04T13:41:00.001+03:00</published><updated>2011-06-04T13:42:58.638+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Sen bizim Kocaman gururumuzsun</title><content type='html'>Görmeyen, görüp de gözlerinden yaş gelmeyen kalmamıştır. Ama blogun sayfalarında bulunsun diye koyuyorum. Her seyredişte insanı aynı şekilde etkileyebilmesi inanılmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/KclYZRq5G4Q" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7749715186047601307?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7749715186047601307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7749715186047601307&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7749715186047601307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7749715186047601307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/06/sen-bizim-kocaman-gururumuzsun.html' title='Sen bizim Kocaman gururumuzsun'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/KclYZRq5G4Q/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-5877170296761434399</id><published>2011-05-31T17:16:00.006+03:00</published><updated>2011-05-31T17:31:04.314+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Zokora, Barış Özbek, Sercan Kaya..</title><content type='html'>Zokora'yı belki de 5-6 senedir takip ediyorum, kendisiyle ilgili düşüncelerimi geçenlerde yazmıştım. Ön liberodan mücadele, hırs, fizik gücü, top kapma vb. şeyler bekliyorsanız dünyada bulabileceğiniz en iyi isimlerden biri. Ama kaptığı topları yanındakine vermekten başka şeyler de bekliyorsanız, boşuna beklersiniz. Sezon boyunca attığı kilit pasların sayısı 3'ü geçmez. Fenerlilerin beğenmediği Cristian'ın sahip olduğu oyun zekâsının bile ancak yarısına sahiptir. Ama yukarıda yazdığım diğer şeyleri o kadar iyi yapıyor ki, onlar konusunda Türkiye standartlarının üzerinde bir oyuncu. Ayrıca lider özellikleri de var. Maç içinde düşen arkadaşlarını hırsıyla canlandırdığına, sezon boyunca sıkça şahit olabiliriz. Bonservisi 5 milyon avroymuş. 31 yaşında bir oyuncu için çok görünebilir ama Zokora kıymetli bir isim. Performansı ile bu paranın hakkını verir diye düşünüyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Barış Özbek hakkında fazla bir şey yazmaya gerek yok. Ahlâk denen erdemden zerre kadar nasiplenmemiş, tekniği zayıf ama inanılmaz koşan, düz bir oyuncu. Rotasyon elemanı olarak düşünülüyordur. Ama Barış Ataş'tan falan bir fazlası yok, sadece taraftarın gözünü boyamak için yapılmış bir transfer diye bakıyorum. İlk 11'de oynayamaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sercan Kaya ise, Barış'tan on kat daha iyi bir transfer. Çok hızlı, çabuk, tekniği yeterli, pırpır bir oyuncu. Yaşı da çok genç. Orta sahanın ve forvetin sağında oynayabilir. Solda da sırıtmaz. Trabzon için iyi bir hamle. Burak'ın sağ açıkta yedeği olacaktır, Yattara'dan daha fazla şey verir takıma..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-5877170296761434399?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/5877170296761434399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=5877170296761434399&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5877170296761434399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/5877170296761434399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/zokora-bars-ozbek-sercan-kaya.html' title='Zokora, Barış Özbek, Sercan Kaya..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7623780740599760707</id><published>2011-05-29T20:45:00.003+03:00</published><updated>2011-05-29T21:01:56.958+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Serdar Kesimal...</title><content type='html'>Fenerbahçe'nin, daha evvel kulübü ile söz kestiğini hepimiz duymuştuk ama Kayseripor'un millî stoperi Serdar Kesimal'ın kendisi ile henüz anlaşılmamıştı. Biraz önce onunla da 5 yıllığına anlaşıldığını öğrendik. Serdar, 2 yıl önce Kayseri'ye transfer olan Almanya kökenli bir oyuncu. Geçen yıl Eren Güngör'ün sakatlığında üzerine geçirdiği formayı 26 maç ıslatmıştı, bu sezon ise tamamı ilk 11'de olmak üzere 29 maçta oynadı. İki sezonda toplam 55 maçta 20 sarı kart görmesi, kendisiyle ilgili önemli bir kaygı oluşturuyor ama onun dışında ilk çırpıda söylenebilecek bir eksiği yok. Bilakis, daha da gelişmesi mümkün olan pek çok olumlu özelliğe sahip. Boyu uzun olmasına rağmen çabuk oluşu, bence en önemli artısı. Zaten günümüz futbolunda stoperlerde olması gereken en önemli özellikler çabukluk, yer tutuşu ve sezgi.. Serdar'da bunların hepsi yeter miktarda var ama 22.5 yaşında olduğu düşünülürse, gelişime ne kadar açık olduğu da takdir edilebilir. Fenerbahçe 11'inde direkt olarak oynayabilecek bir isim. Netice itibarıyla yanında Uruguay millî takımının kaptanı, 31 yaşında bir âbide görev yapacak. Ondan öğreneceği çok şeyi de yıllar içinde kendi futboluna ekleyecektir (elbette olumlu olanlarından bahsediyorum).&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yobo'nun uçuk sayılabilecek bonservisini muhtemelen Fenerbahçe ödemeyecek. Zaten Serdar da yedek dursun diye alınacak bir futbolcu değil, alıyorsan oynatman ve kendini geliştirmesi için fırsat vermen gerekir. Ama bence yedek olarak sadece Bekir yetmez, tecrübeli ve ayağı da fena olmayan bir alternatif daha lâzım. Ben Çağdaş Atan isminin çok uygun olduğunu düşünüyorum. Altay'dan tanıdığım, Beşiktaş yıllarında da beğendiğim, örneğin bir Gökhan Zan'dan çok daha iyi stoper olan Çağdaş, son 2-3 yıldır Avrupa terbiyesini de aldı ve 31 yaşına geldi. Yedek olarak ideal bir oyuncu olur kanaatindeyim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kesimal'ın maliyetine gelince, bence çok değil. Okan Alkan (neyse ki) 2 yıllığına kiralık olarak, İlhan ise bonservisi ile verilmiş. Bir oyuncu daha verilebilirmiş, yine kiralık.. Para olarak ise 2.5 milyon avro deniyor, aslını bilmiyorum. Eğer öyleyse, çok fena bir alışveriş değil Fenerbahçe için.. Hayırlı olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7623780740599760707?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7623780740599760707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7623780740599760707&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7623780740599760707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7623780740599760707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/serdar-kesimal.html' title='Serdar Kesimal...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6374375177614456630</id><published>2011-05-27T19:57:00.003+03:00</published><updated>2011-05-27T20:15:45.742+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Reo-Coker, bir rüya..</title><content type='html'>Aston Villa'nın 4 yıl önce West Ham'dan 12.5 milyon avroya aldığı 27 yaşındaki orta saha oyuncusu Nigel Reo-Coker, sözleşmesinin bitimini müteakip kulübünden ayrıldı. Peşinde 10'dan fazla takım olduğuna adım gibi eminim ama olayın bizi ilgilendiren tarafı, İngiliz basınına göre söz konusu takımlar arasında Fenerbahçe'nin de olduğu iddiası..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Reo-Coker'ı West Ham'da genç bir yıldız adayıyken de tanıyordum ama Aston Villa'ya geçtiğinden beri özellikle takip ettiğim bir isim. Asıl mevkii orta sahanın ortası olan Sierra Leone asıllı oyuncu, geçen sezonlarda dörtlü savunmanın sağında 20'den maça çıkmıştı Birmingham ekibiyle. İnanılmaz bir oyun görüşü, çok isabetli paslar ve bitmek bilmeyen bir enerji ile modern futboldaki ikili orta sahanın ideal isimlerinden biri.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lassana Diarra'nın neredeyse kopyası olan bu çok kıymetli oyuncu, an itibarıyla bonservisi elinde ve kendisine kulüp arıyor. Fenerbahçe'nin, yerli transferlere bunca para harcadığı bir ortamda, orta saha için bu kadar kusursuz bir hamleyi bedavaya yapma şansını değerlendirip değerlendirmeyeceğini bilmiyorum ama bu özelliklerde ve kalitede olan bir ön liberoyu 10 milyondan aşağısına almak gerçekten de çok zor. Kaldı ki, para verseniz bile daha iyisini bulmak da kolay değil. Aslında gönlümden, parası neyse verip Gökhan İnler'in alınması geçiyor ama Reo-Coker, kendi mevkii için çok az eksiği bulunan, 10 üzerinden 8'lik bir oyuncu. Fenerbahçe'nin, aynı seviyede birine 10-15 milyon vereceğine Reo-Coker'ı almasını tercih ederim ve dilerim. Daha iyisi alınacaksa ne âlâ..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nigel Reo-Coker&lt;/div&gt;&lt;div&gt;14.05.1984&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1,75&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Orta saha&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sağ ayak&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2009/10'da 36 resmî maç, 1 asist&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6374375177614456630?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6374375177614456630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6374375177614456630&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6374375177614456630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6374375177614456630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/reo-coker-bir-ruya.html' title='Reo-Coker, bir rüya..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6405876988503397231</id><published>2011-05-27T15:27:00.005+03:00</published><updated>2011-05-27T16:50:47.182+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beşiktaş'/><title type='text'>Orhan Şam, Pektemek...</title><content type='html'>Beşiktaş, forvetin her bölgesinde oynayabilen müthiş bir oyuncu aldı. Mustafa Pektemek belki de piyasaya ilk çıktığından beri kişisel radarımda olan bir oyuncu. Pek az futbolcuda bulunan oyun zekâsı konusunda ve teknik olarak üstün bir isim. Özgüveni de yüksek ve yaşının artık 23 olması da bence bir avantaj. Fenerbahçe onun için istekliydi ama ısrarlı değildi. Zira Aykut'un da dediği gibi Alex'li bir sistemde çift forvet hayal. Görünüşe göre Niang as, Emenike de yedek olacağına göre Semih'e bile ihtiyaç sorgulanırken, bir de Pektemek'i bu paralarla almak inanılmaz bir lüks olurdu. Ha, iki Afrikalı oyuncu sezon ortası Afrika Kupası'na gidecekler ama onun için yönetimin düşündüğü bir şey herhalde vardır. Sırf o 1 ayda oynasın diye bir Türk forveti kadroda tutup çürütmek insafsızlık olur. Sezon boyunca ya Niang, ya Emenike oynayacak; bunların ikisinin birden olmadığı bir durum da (Afrika Kupası hariç) kolay kolay gerçekleşmez. Dolayısıyla Fener bu ikisinden birini kupaya göndermemenin bir yolunu bulmalı, o oyuncuyu yedekleyecek isim için de yaşlı ve para ödenmeyen tecrübeli bir isme yönelmeli. Deniz Barış falan gibi 20 maç da oynamasa ses etmeyen, görev verildiğinde de çatır çatır görevini yerine getiren... Kim olabilir? Bilmiyorum; aklıma gelirse yorumda yazarım. Sizin aklınıza gelirse siz yazın.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Orhan Şam ise savunmanın hem sağında hem ortasında oynayabilen joker bir oyuncu. Kanat savunmasını bildiği için sola bile koysanız orada da görev yapabilir bence. Gökhan'ın yedeği olmadığı için onun yokluğunda çok çeken Fener adına iyi bir transfer ama 3.5 milyon avro inanılmaz fazla bir bedel. Orhan bu kadar etmez ama işte, yabancı kısıtlaması olduğu için böyle oyuncular bu paralarla transfer yapabiliyor bu ülkede. Yine de genç ama deneyimli, savaşçı bir oyuncu olduğu için parasına bakmayalım, o paranın karşılığını vermesini dileyelim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de şu açıdan bakıyorum: Güiza örneğindeki gibi 17 milyon avrolar yurt dışına gideceğine bırakalım da G.Birliği'ne, Karabük'e gitsin. Onlar da bu paraları akıllı harcasın; hem yeni Pektemek'ler, Şam'lar yetiştirsin hem de yeni Emenike'ler bulsun.. Tabii bu sadece bir temenni...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6405876988503397231?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6405876988503397231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6405876988503397231&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6405876988503397231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6405876988503397231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/orhan-sam-pektemek.html' title='Orhan Şam, Pektemek...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6355123529096610392</id><published>2011-05-25T22:14:00.003+03:00</published><updated>2011-05-25T22:29:49.952+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Emenike, Sezer, Selçuk..</title><content type='html'>Fenerbahçe, ben başta olmak üzere pek çoklarının beklentisini boşa çıkardı ve Selçuk İnan'ı G.Saray'ın almasına müsaade etti. G.Saray, Fatih Terim'in harcadığı çılgın paralarla kulübü batağa sürüklediği 2002/3 dönemini fazlasıyla hatırlatıyor. Yıllık 3.5 milyondan toplam 17.5 milyon avro vereceklermiş Selçuk'a, hayrını görsünler. Tüm samimiyetimle inanıyorum ki, takımın menajeri ve hocası olan Aykut ile başkan Aziz Yıldırım çok isteseydi alırlardı bu oyuncuyu ama almadıklarına göre hem o kadar istekli davranmadılar hem de muhtemelen planlar dâhilinde alternatifi hazırdır. Sezon ortasında adı geçen oyunculardan Pazienza, Pizarro, Lass gibi oyuncuların hepsi Fenerbahçe için inanılmaz katkılar verir. 32 yaşındaki Pizarro mesela, Aykut'un tarif ettiği "kaliteli pas"ın tüm dünyadaki elit isimlerinden biri. Ayrıca müthiş bir presçi. Lass ise hem bu özellikleri haiz hem de genç. Her durumda takımın kalbi olan o mevki için Aykut'un futbol aklına güveniyor ve inanıyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezer Öztürk ise ülkenin en iyi futbolcularından biri. Gerçi Özer için de böyle diyorduk ama sakatlıklardan bir türlü kurtulamadı ve 2 yılda takıma hiçbir şey vermedi. Ama Sezer fazla sakatlanmayan, lider özellikli, inisiyatif alan, iki ayağıyla da topa vuran, oyun zekâsı yüksek müthiş bir oyuncu. Eksikleri ise pres gücünün yüksek olmaması ve aslen Alex'in mevkiinde oynaması. Gerçi sol açıkta da Trabzon maçında resmen döktürmüştü ama Alex'in olduğu bir takımda sol açığın Tuncay gibi biri olması gerekir. Sezer orası için yumuşak kalır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan Karabük'ün genç golcüsü Emenike de 9 milyon avro bonservis ile Fenerbahçe kadrosuna katıldı. 24 yaşındaki bu canavar, Fenerbahçe'ye uzun yıllar hizmet verebilecek ve mücadelesiyle taraftarın sevgilisi olacak bir isim. Bonservis parası yüksek gibi görünebilir ama kendisinin 1 milyon civarı alacağını düşününce o kadar da çok değil aslında. Ayrıca Avrupa'da bu performansta ve yaştaki oyunculara daha fazlası veriliyor. Niang'ın ilk geldiği güne göre oldukça gerileyen fizik gücü, Alex'in mücadelesizliği ile birleşince bence takımın yediği gollerin en büyük nedeni o bölgedeki yumuşaklık oldu sezon boyunca. Emenike bu açıdan bakıldığında çok önemli bir isim. Fenerbahçe'de çok başarılı olacağını, her sezon en az 15 gol atacağını ve savunmaya olan katkısıyla büyük bir boşluğu dolduracğını düşünüyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6355123529096610392?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6355123529096610392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6355123529096610392&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6355123529096610392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6355123529096610392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/emenike-sezer-selcuk.html' title='Emenike, Sezer, Selçuk..'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1525475487780760912</id><published>2011-05-22T23:22:00.004+03:00</published><updated>2011-05-22T23:31:06.605+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Anlamı büyük...</title><content type='html'>1982-83 sezonunda 5 yaşındaydım, G.Saray ile ilk yarı 1-4'ten 4-4 berabere kaldığımız maçı bir taraftar olarak seyrettiğimi hatırlıyorum, âbimle beraber.. O zamandan beri (o sezon da dâhil olmak üzere) gördüğüm dokuzuncu şampiyonluk bu.. Ama rahatlıkla söyleyebilirim ki, içlerinde en anlamlısı.. Yazıyı uzatmayacağım zira duygularımı kelimelerle ifade etmem olanaksız. Benim bile olanaksız, gerisini hesap ediniz :)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçlerindeki derin Fenerbahçe kompleksinden doğan ve yıllar geçtikçe daha da kuvvetlenen nefreti, önceleri Ali Şen'e, şimdilerde Aziz Yıldırım'a bağlayan ama neresinden bakarsak bakalım tek kelimeyle "acınacak" durumda olan o meşhur "dörtte üç"e ne diyelim şimdi? Gün onların, gece onların.. Doyasıya yaşasınlar bu acıyı.. Geçenlerde bir Fransız dergisi "böyle giderse 10 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ni her yıl Fenerbahçe kazanacak" demişti. Her ne kadar aşırı optimist ve abartılı bir yorum olsa da, en küçük kısmı bile doğruluk payı içerse o "dörtte üç"ün daha çok çekecekleri var bizden..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tüm renkdaşlarımı cân-ı gönülden kutluyor ve kucaklıyorum. Başkandan hocasına, futbolcudan malzemecisine kadar bütün emeği geçenlere de sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu yaşta yeniden içimde şu kıvılcımı uyandırdıkları için...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;EN BÜYÜK FENERBAHÇE!!!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1525475487780760912?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1525475487780760912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1525475487780760912&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1525475487780760912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1525475487780760912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/anlam-buyuk.html' title='Anlamı büyük...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-488961885360702824</id><published>2011-05-21T13:39:00.007+03:00</published><updated>2011-05-21T14:27:48.339+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Cevdet Çapar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;Fenerbahçe, 1989 yazında Hasan Vezir'in G.Saray'a gitmesinden sonra Aykut'un yanına pivot özellikleri olan, uzun boylu bir forvet transfer etmek istiyordu. Bir önceki yıl tarihî bir başarıya imza atarak 103 golle şampiyon olunmuş ve Şampiyon Kulüpler Kupası'nda ön eleme oynama hakkı elde edilmişti. Uzun aramalardan sonra, Yunanistan'ın Iraklis takımından büyük umutlarla Danimarkalı Nielsen alındı. Geldiği sezon Yunan takımında sadece 14 maç oynayıp 1 gol atan yakışıklı oyuncu, önceki iki sezonda ise AEK'da 40 maçta 26 gol atmıştı. Muhtemelen bu yüzden transfer edilmiştir ama Fenerbahçe'de bekleneni bir türlü veremedi, koca sezonda hepi-topu 5 gol attı. Boluspor'u Kadıköy'de 2-0 yendiğimiz maçta gollerin ikisini de o atmıştı ki, bir tanesi ceza sahası içinde kazanılan çiftvuruştan klas bir plaseyle gelmişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, Nielsen beklentileri karşılayamayınca sezon ortasında Karşıyaka takımından 25 yaşında, 1.87 boyundaki Cevdet transfer edildi. Bir alttaki postta yer alan Sarıyer maçında sonradan oyuna girdiğini görebileceğimiz oyuncu, Kadıköy'deki 2-2 biten Bursa maçında kalecinin üzerinden bir kafa vuruşuyla ilk golünü atmıştı. Sezon boyunca (10 maçta) kaydettiği 3 sayının en hatırlananı ise, 3-1 biten Adana Demirspor maçında 4 kişiyi çalımlayarak attığı enfes goldü. O golü, aşağıdaki videoda 9:00'dan itibaren görebilirsiniz. Zlatan Ibrahimovic'in Ajax formasıyla attığı o meşhur gole benziyor :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/hJhZlr8WEuk" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cevdet ile ilgili (ki ben kendisini çok severdim, niye gönderildi sezon sonunda, onu da anlamıyorum) ilginç bir ayrıntı ise vakti zamanında bir gazetenin verdiği poster ve onunla yaptığı röportaj. O röportajda yer alan sorulardan bazıları ve genç santrforun verdiği cevaplar şöyle:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-J7gWTrfISh8/TdeeqobEcoI/AAAAAAAADJA/Y2xPtAPEjbU/s320/POSTER-CEVDET-CAPAR-FENERBAHCE__38376650_0.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5609126316155892354" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 236px; height: 320px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hangi ayakla oynuyorsun: Her ikisiyle de&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğitimin: Lise&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bildiğin yabancı dil: İngilizce&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karakterin: Sakin, sessiz&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En iyi huyun: Dürüst olmak&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En kötü huyun: Bence kötü huyum yok ( :))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hobilerin: Seyahat etmek, müzik dinlemek&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sporda en büyük hedefin: Fenerbahçe'de şampiyonluk görmek&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaç kez millî oldun: 2&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En iyi oynadığın maç: Karşıyaka - Trabzon 4-3&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En büyük başarın: İzmirspor ile 2. lig gol krallığı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oyuncu olarak en büyük özelliğin: Soğukkanlı olmak&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbolcu olmasaydın ne yapardın: Turizm işletmeciliği&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Günün en sevdiğin saati: Akşam üzeri&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haftanın en sevdiğin günü: Çarşamba (ne alâka?)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin mevsim: Yaz&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin ay: Aralık&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin sayı: 11&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin hayvan: Tavşan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin renk: Siyah, yeşil&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tatilini nerede yapmayı seversin: Bodrum, Kuşadası (Bazı şeyler hiç değişmiyor)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbol dışında sevdiğin sporlar: Voleybol, atletizm&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin şehir: İzmir (Bazı şeyler ebediyen değişmeyecek)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin yabancı şehir: Frankfurt&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin yabancı ülke: İngiltere&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin yemek: Kuru fasulye&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hangi müzik türünden hoşlanırsın: Slow&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En sevdiğin yazar: Dostoyevski (?!)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okuduğun gazeteler: Hepsi&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okuduğun dergiler: Nokta, Playmen (dürüst cevap)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En beğendiğin yerli-yabancı şarkıcılar: Sezen Aksu, Julio Iglesias&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En beğendiğin yerli-yabancı artistler: Tarık Akan, Robert de Niro&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En son seyrettiğin film: Vahşet&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En beğendiğin yabancı futbolcu: Van Basten&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En beğendiğin yerli futbolcu: Cüneyt (helal len)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünyada en beğendiğin sporcu: Katerina Witt (vaay)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye dışında tuttuğun takım: Real Madrid&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sevdiğin giyim tarzı: Spor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyonda sevdiğin dizi: Zenginler de Ağlar (vay anasını, ne günlerdi ya..)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;En büyük hayalin nedir: Evlenip yuva kurmak (olaya bak, Anadolu'dan İstanbul'a gelmiş topçu söylüyor bunu)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;Nasıl bir etki bırakır?&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Galibiyet: Normal bir şey&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mağlubiyet: Üzüntü&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yalnızlık: Benim için iyi bir şey&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sakatlık: Futbolcu için en kötü şey&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eleştirilmek: Normal&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alkış-övgü: Çok güzel şeyler&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Para: Her şey değil&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşlanmak: Doğal bir şey&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Verdiği bir takım cevaplarla ne kadar aklı başında ve efendi bir adam olduğunu gösteren, Demispor'a attığı unutulmaz golle kendisini hep hatırlayacağımız, an itibarıyla hocalık yapan Cevdet Çapar'a hürmetlerimizi sunuyoruz buradan. Şampiyonluk maçı öncesi nostalji turumuzu da böylece tamamlıyoruz :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-488961885360702824?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/488961885360702824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=488961885360702824&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/488961885360702824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/488961885360702824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/cevdet-capar.html' title='Cevdet Çapar'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/hJhZlr8WEuk/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7525431072675982140</id><published>2011-05-20T19:49:00.009+03:00</published><updated>2011-05-21T00:21:20.873+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Gözyaşlarıyla izleyelim...</title><content type='html'>Fenerbahçe'nin son 25 yılının en unutulmaz maçlarından biri bu.. Bugünün (Fenerli olmayan) bebeleri diyebilir ki "ulan hepi-topu Sarıyer'i yenmişsiniz, neresi unutulmaz?" Birincisi, o zamanın Sarıyer'i bugünlerin Bursaspor'una, hatta Trabzon'una denk gelen inanılmaz bir takımdı. Feridun, Esat, Cengiz, Osman, Sercan, daha sonraları Mecnun, Erdi, Müller gibi oyuncularla Fenerbahçe başta olmak üzere üç büyüklerin belalısıydı. İkincisi ise, "ilk yarı avans verip ikinci yarı coşmak" şeklindeki Fenerbahçe klasiğinin başladığı yıllardı onlar. G.Saray'ı 3-0'dan 4-3, daha sonra ertesi yıl Başbakanlık'ta 2-0'dan 3-2 yenmiştik. Sarıyer'i de bu maçta 2-0'dan gelip 5-2 yenmek gerçekten de büyük bir olaydı. O Sarıyer ki, Fener'in galibiyeti kadar mağlubiyeti vardır o yıllarda. Şimdi ne haldeler, hey gidi günler..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Maçla ilgili inanılmaz önemli detaylar var. Birincisi, twitter'da yaptığı "seyrettiğim en iyi Fenerbahçe 11'i" kadrosuna Oğuz'u almayan sevgili Ahmet Ercanlar, Oğuz'un her şeyi başlatan ilk goldeki çalımlarını ve akıl almaz pasını mutlaka görmeli.. Kendisine selamlar ve sevgilerle bu golü armağan ediyorum :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkincisi, maçı anlatan İlker Yasin'in o yıllardaki eli-ayağı düzgün sunumu ve müthiş ses tonu.. O zaman ben 12 yaşındaydım ve maçların anlatımıyla kafayı bozmuştuk kardeşimle beraber. Üzerinden 22 yıl geçmiş, bugün bana sorsaydınız İlker Yasin'in o ilk golü anlatışını ve "başarılı hareketler, Oğuz'dan.." deyişini söyleyebilirdim size.. O kadar severdim maç anlatma olayını ve en çok da Doğan Yıldız'ın hastasıydım.. Onun "ve.. bilardo gibi bir hareket ve ardından Tanju.." deyişini de unutamam mesela Adana-G.Saray maçında.. Neyse..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üçüncüsü Sercan Görgülü.. Rıdvan ile beraber açık alanların en etkili oyuncusu olan bu fırtına, Fener'in başına o kadar bela olmuştu ki, Fenerbahçe hep yaptığı gibi "şu adamı alalım da bize attığı gollerden kurtulalım" deyip 1.5 yıl sonra kendisini transfer etmişti. Ama TSYD'de G.Saray'a karşı Tanju'nun attığı ilk golü hazırlamak dışında iz bırakamadan gitti sarı-lacivert formadan..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dördüncüsü, Türk futbol tarihinin şandel gol konusunda rakipsiz ismi olan (ve bu maçta da 1 gol, 3 asistle oynayan) Aykut'un muhteşem ilk golü.. Aykut o zamanlar o kadar çok atıyordu ki bunlardan, seyretmeye doyamıyorduk. Hatta 1992 yılında Kayseri deplasmanında sol köşe gönderine yakın bir yerden, ceza sahası yan çizgisinden bir golü var, bugün Messi atsa 2 sene konuşulur; o derece..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beşincisi, canımız feda diyerek andığımız "büyük" Nezihi'nin, takımı öne geçiren üçüncü golden sonraki sevinci ve gözyaşları.. O yılları yaşayanlar seyrederken mutlaka kendileri de ağlar da, yaşı küçük kardeşlerimiz o formayı vaktiyle nasıl cengaverlerin giydiğini şu gol sevincine bakıp idrak etsin. Sadece bunu diyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, Sivas deplasmanında Kocaman umutlarımızın sahibi olan efendilik timsali hocamızla ve (şu Sarıyer maçında, o meşhur 4-3 ve 3-2'lik G.Saray maçlarında, 2001'deki G.Antep maçında, bu seneki Buca maçında ortaya koyulan isyan ile gönüllerimizden asla atılamayacak bir köşeye oturan) büyük Fenerbahçe sporcularıyla şampiyonluğa giderken, taraftara küçük bir hediye olsun istedim bu video. YouTube'a ekleyen Canadian1892 kardeşimize teşekkürle...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/Z37a7FdwMM8" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Edit: Fener'in ikinci yarıdaki kadrosu o kadar çılgın ki, 1970 yılının Brezilyası gibi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Can&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nejat - Müjdat - Nezihi - K.Şenol&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Oğuz - B.Şenol&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Şenol 3 - Aykut - Cevdet - Bilal&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7525431072675982140?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7525431072675982140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7525431072675982140&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7525431072675982140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7525431072675982140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/gozyaslaryla-izleyelim.html' title='Gözyaşlarıyla izleyelim...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/Z37a7FdwMM8/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1392032988859653867</id><published>2011-05-20T14:55:00.009+03:00</published><updated>2011-05-20T15:51:40.219+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>3 ölümcül transfer</title><content type='html'>Her sezon, transfer mevsimi geldiğinde taraftarlar arasında yapbozlar başlar, eksik mevkiler belirlenir ve ona göre adaylar seçilir. Bu sezon artık bitecek, şunun şurasında 2 gün kaldı ve Fenerbehçe yönetimi transfer işlerini bir kenara bırakıp tamamen şampiyonluğa odaklanmış durumda. Aslında bu konuda müthiş başarılılar zira aslında transferi bir kenara bıraktıkları falan yok. Bir yandan gizli gizli çalışmaları sürdürüyorlardır. Yaptıkları şey, söz konusu çalışmaların basına yansımasını, dolayısıyla takımı etkilemesini önlemek. Bunda hiçbir şekilde fire vermeden yıllardan beri istikrarlı bir görünüm arz ettiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ben de aylar var ki, Fener'in muhtemel transferleri için bir şeyler yazıp çizmiyorum çünkü bu yıl artık iyice namussuzlaşan rakiplere karşı kazanılacak olası zafer, herhangi bir şampiyonluktan çok daha fazlasını ifade ediyor bizim için. Şahsen ben de sezonun zaferle noktalanması dışında hiçbir şey düşünemiyorum ama etrafımda, internette, bloglarda vs. bu transfer konusu çok konuşulduğu için bir "ön kanaat" olarak bir-iki şey yazmak istedim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin, şampiyon olması durumunda gelecek yıl direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde oynayacağı için kadro kalitesini nokta transferlerle mutlaka güçlendirmesi gerekiyor. Ama 5 oyuncu gönderip 7 oyuncu almakla takım yapılamayacağı için eksiklerin iyi tespit edilip yamaların doğru yapılması lâzım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şahsi görüşüm, her ne kadar ligin ikinci yarısında çok iyi oynasa ve üst düzey bir oyuncu olduğunu cümle âleme gösterse de Cristian'ın yerine mutlaka bir oyuncu alınması gerektiği yönündedir. Bunun için de başvurulabilecek en iyi isim Selçuk İnan. Ben zaten Selçuk'un Trabzon'da kalmayacağından kesin eminim. Yurt dışına da gideceğini hiç sanmıyorum çünkü burada kazanacağı paraların ancak yarısını görebilir orada. Yurt içinde ise üç büyüklerin üçünden de teklif almıştır ama bence Fenerbahçe'yi seçecek. Zira Fenerbahçe şu anda bir futbolcu için her anlamda en cazip kulüp durumunda. Teknik direktörü ülkenin en düzgün futbol adamı. Oyuncu grubu birbirini seven ve uzun yıllardır beraber oynayan oturmuş bir grup. Takım içinde resmen huzur var. Yönetim desen kulübü her geçen gün geliştiriyor ve maaşları hep gününde ödüyor. Üstelik bu yıl Şampiyonlar Ligi gerçeğini de göz önünde bulundurunca, Selçuk'un Fener'den başka bir kulübe gitmesi kendisinin de, menajerinin de yarım akıllı olduğunu gösterir. Aykut'un ve Alex'in en beğendiği oyunculardan biri olduğu da düşünülürse, ben bu transfere kesin gözüyle bakıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkinci elzem bölge savunmanın sol göbeği. Burada Yobo'nun, Bilica'ya göre çok daha güven verse de asla 5 milyon avro verilip alınacak bir oyuncu olmadığını düşünüyorum. Yobo, ancak bonservisi elinde olursa alınacak bir oyuncu, ki Everton onu 5'ten aşağı bırakmayacaktır. Ayrıca Andre Santos'un geri dönemediği anlarda o kanadı hakkıyla dolduramadığını da pek çok kez gözlemledik. Dolayısıyla orada sol ayaklı, sol bek de oynama özelliği bulunan ama asıl mevkii sol stoper olan diri bir adam lâzım. Fenerbahçe, 31 yaşında olan ve kendine ne kadar iyi baktığı düşünülünce 3 yıl daha bu performansla oynamasını beklediğim Lugano'nun yanına genç bir yıldız bulmak zorunda. Bunun içinde Avrupa'dan aklıma gelen tek bir aday var, Ajax'lı Vertonghen. Biliyorum, peşinde bütün Premier League var, gerçek bir yıldız ve Türkiye'ye gelmesi çok zor ama Marsilya'nın kaptanını parayı basarak alabiliyorsan (ki hâlâ ağlıyorlar arkasından, "o olsa şampiyonduk" diyorlar) Vertonghen'i de yıllık 3.5 milyon maaşla buraya getirebilirsin. Muhtemelen bonservisi 15 milyon civarı olur, bu para bir stopere verilir mi? Bence bu oyuncuya verilir. 1987 doğumlu ve 3 yıl Şampiyonlar Ligi'nde oynasa değeri 20 milyonu rahatlıkla geçer. Stoper, sol bek ve sol ön libero oynayabilen, ayağına inanılmaz hâkim, topu oyuna çok iyi sokan muhteşem bir yıldız Vertonghen. Bence olmazsa olmaz bir transfer, satmasan bile 10 yıl gözün kapalı oynatırsın, birkaç yıl içinde takım kaptanı da olur. Ön liberoyu (Selçuk'u almak suretiyle) bedavaya getirirsen, oraya ayırdığın bütçeyi de ekleyerek bu paraya böyle bir oyuncuyu mutlaka almak lâzım. Artık 1-2 yıl oynayıp gidecek stoperler yerine uzun vadeli bakmak gerekiyor çünkü defans, en uzun süre bir arada oynayan oyuncuların başarılı olduğu bir mevki.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üçüncü transfer ise sol açık. Burada sakatlıklardan bir türlü kurtulamayan Dia'nın bence satılması gerekiyor. Stoch ise her takımın kulübesinde bulunması gereken inanılmaz bir anahtar oyuncu. Ama Şampiyonlar Ligi'nde ilk 11 oynayacak kapasitede değil. Sıkışan maçları açmak için ondan daha iyi bir oyuncu da zor bulunacağı için mutlaka kadroda tutulması lâzım. Ama orası için sağda Topuz'un yaptığını yapacak, öncelikle Andre Santos'a yardımı hiç aksatmayan, köpek gibi koşan, hücumda Santos'la ikili varyasyonlar yapabilen, içeri kat ederek savunmanın dengesini bozabilen vs. bir adam ideal olur. Bunun karşılığı ise dünyada bir tane: Tuncay Şanlı. Biliyorum yaşı 30 olmak üzere, eski Tuncay değil vs. Ama kendisine ne kadar iyi baktığını hepimiz biliyoruz, hakkını verdiği bir sezon başı kampından sonra yine Fenerbahçe'nin ruhu ve en çok koşan oyuncusu o olacaktır. Ümit Özat ile kurduğu muhteşem hücum ikilisinin yanı sıra, sağdan gelen ataklarda Özat fazla içeri girdiğinde nasıl ters kademe yaptığını hatırladıkça Tuncay'ın ne kadar elzem bir isim olduğunu daha iyi anlıyorum. Santos'un da daha rahatlaması ve daha verimli oynaması için Tuncay transferi ölümcül bir önem arz ediyor. Bonservisini bedava alabilir mi, açıkçası bilmiyorum. Ama kinci Aziz Yıldırım'ın ona bonservis parası vermeyeceğini hepimiz biliyoruz. Bu yüzden transfer biraz çıkmazda ama zaten buraya ideal olanı yazıyoruz. Olup olmayacağını şartlar belirler, ben bilemem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence Selçuk transferi neredeyse kesin ama diğer ikisinin, özellikle Vertonghen'in ütopik olduğunu biliyorum. Ve fakat o kadar müthiş bir isim ki bu, o olmazsa Avrupa'da bir alternatifi yok. Onu alamadığın zaman hangi oyuncuyu alsan olur, o derece. Mesela Mönchengladbach ile küme düşmemeye oynayan Brezilyalı, sol ayaklı, 28 yaşında ve 1.88 boyundaki Dante var. Yobo'ya vereceğin 4-5 milyonla onu alabilirsin, hem Santos'la daha iyi anlaşır. Geçen sene yine Fener için adı geçen ama bu yıl daha da değerlenen Köln stoperi Geromel var, o biraz daha pahalı. Bunlardan herhangi birisi olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayal ettiğim kadro şöyle bir şey sonuç olarak:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Volkan&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gökhan - Lugano - Vertonghen - Santos&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Topuz - Selçuk - Emre - Tuncay&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Alex&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Niang&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1392032988859653867?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1392032988859653867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1392032988859653867&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1392032988859653867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1392032988859653867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/3-olumcul-transfer.html' title='3 ölümcül transfer'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6531726344008567507</id><published>2011-05-19T12:30:00.007+03:00</published><updated>2011-05-19T15:18:57.423+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Daha ne kadar ileri gidilecek?</title><content type='html'>Sezon başından beri, spor bakanının binbir manüplasyonla Türk futboluna yön verme çabalarını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Trabzon, onun gözle görünen ya da görünmeyen (bunu bilmiyoruz) baskıları nedeniyle 15 puandan fazlasını direkt olarak hakemlerle kazandı. Gel gelelim hiç utanmadan, sıkılmadan (bu tip duygulardan nasiplenmemiş bir camia olduklarını bu yıl gördük) Fenerbahçe'ye çamur ata ata bugüne kadar geldiler. Geldiler ama, bu arada oynadıkları maçların üçte birinde rakipler 10 kişi kaldı, rakiplerin penaltıları çalınmadı, kendilerine abuk sabuk penaltılar verildi, yedikleri goller iptal edildi vs.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Seçimler yaklaştıkça işin rengi giderek daha fazla b.ka benzedi, Trabzon'a yalakalık yapmak ve Trabzonlu seçmenlerin k.çını öpmek için çirkin suratlı bir takım adamlar televizyonlarda boy göstermeye başladı. Artık olay öyle bir boyuta geldi ki, Fenerbahçeliler olarak (şayet yaşarsak) yaşayacağımız şampiyonluğa olan sevincimizden çok, ağlayan rakibimize duyduğumuz tiksinti, iğrenme ve acıma duygusuyla dolmuş olacağız sezon bittiğinde.. Hakikaten ben, Türk futbol tarihinde (Terim'in ilk döneminden sonra) hakemlerden bu kadar çok destek alan bir takım görmedim ama (Demirören'in Beşiktaş'ından sonra) bu kadar yavuz hırsız ve ağlayan bir camia da görmedim. Dediğim gibi, hissettiğim tiksinme duygusunu kelimelerle tarif etmem mümkün değil.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunları niye bir kez daha yazdım? Bugün ajanslardaki bir haber yüzünden.. O haberi aynen kopyalayarak buraya yapıştırıyorum. Okuyanlar vicdanlarıyla muhakeme etsin. Herkesin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı da kutlu olsun, bu iğrenç spor ortamında ne kadar olabiliyorsa artık...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;---&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Geçtiğimiz hafta oynanan Gençlerbirliği deplasmanında sarı kırmızılı taraftarların Fenerbahçe ve Beşiktaş aleyhine küfürlü ve çirkin tezahürat yaptığı gerekçesiyle disiplin kuruluna sevk edilen Galatasaray'ın sezonun son haftasındaki Konyaspor maçını seyircisiz oynama tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı kırmızılıların Fenerbahçe ve Beşiktaş aleyhine yaklaşık &lt;b&gt;332 saniye&lt;/b&gt; çirkin tezahürat yaptığı rapor edilirken, Futbol Disiplin Talimatı'na göre aynı sezon içinde dördüncü defa aynı kusuru işleyen kulübe bir maç seyircisiz oynama cezası verilmesi öngörülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'a verilecek ceza bugün düzenlenecek Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu toplantısından sonra açıklanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avni Aker'de oynanan İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım aleyhine &lt;b&gt;yaklaşık 14 dakika &lt;/b&gt;tezahürat yapan Trabzonspor'un ise temsilci raporları doğrultusunda haklarında bir işlem yapılmayacağı öğrenildi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6531726344008567507?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6531726344008567507/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6531726344008567507&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6531726344008567507'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6531726344008567507'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/daha-ne-kadar-ileri-gidilecek.html' title='Daha ne kadar ileri gidilecek?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7511267421184231695</id><published>2011-05-18T12:18:00.005+03:00</published><updated>2011-05-18T21:14:18.759+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Zokora-Romaric, müthiş vizyon</title><content type='html'>Gazetelerde Trabzon'un gelecek sezon için transfer çalışmalarına şimdiden başladığı ve başlıkta adı geçen iki Sevilla oyuncusuna göz diktiği, hatta resmî teklif yaptığı söyleniyor. Bu oyuncuların ikisini de uzun yıllardır takip ederim, gerçekten de müthiş kaliteli isimler.. Romaric, Barça'ya giden Keita'nın yerine Lens takımından (8.5 milyon avroya) alınan nokta bir transferdi ama Sevilla'da başarılı olamadı. Sol ayaklı, ikinci ön libero oynayan, teknik kapasitesi ve oyun görüşü yüksek bir oyuncu. Zokora ise 9 milyona Tottenham'dan alındı, o da Poulsen'in yeri dolsun diye transfer edildi ama tıpkı Romaric gibi o da pek parlak yıllar geçirmedi Sevilla'da. Yine de piyasa değeri hâlâ çok yüksek ve değerli bir oyuncu. Köpek gibi koşan, basan, takımı ateşleyen bir adam ama tekniği neredeyse sıfır ve senede ancak 2 tane kilit pas atar. Bu yüzden ondan neyi iyi yapıyorsa onu beklemek lâzım gelir.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İspanyol basınında iki oyuncu için 6 milyon avro teklif edildiği, Sevilla'nın ise biraz daha fazla istediği söyleniyor. 8'e bile kapatsa bu ikisini, Trabzon çok büyük iş yapmış olur. Selçuk'un ayrılmasının neredeyse kesin olduğu düşünülürse, takımın kalbi olan orta sahayı Colman ile birlikte bu oyunculara teslim etmek çok akıllıca. Kim planlıyorsa bu işleri, iyi yapıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7511267421184231695?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7511267421184231695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7511267421184231695&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7511267421184231695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7511267421184231695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/zokora-romaric-muthis-vizyon.html' title='Zokora-Romaric, müthiş vizyon'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2474574123129615191</id><published>2011-05-15T23:55:00.005+03:00</published><updated>2011-05-16T00:53:21.059+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Rüya gibi geldi, öyle bitsin</title><content type='html'>İnanılmaz bir sezonun artık yavaş yavaş sonuna geliyoruz. Türkiye'nin şüphesiz en büyük camiası; en çok kıskanılan, en çok çamur atılan, en az sevilen ama en gıpta edilen camiası artık şampiyonluk için gün sayıyor. Son 10 yılın 8'inde bu takım şampiyonluk yarışını bu âna kadar getirdi. Kimisinde kazandı, kimisinde kazanamadı ama 2 tanesinde, başka hiçbir camiaya nasip olmamış, tarifi zor bir hüsran ve keder yaşadı. Bunu, yaşamayan bilemez. Ama o yaşanan buhranlar, Selçuk Dereli ile Denizli'de kaçan şampiyonluk; Toraman ve Rüştü'nün sattığı geçen yılki şampiyonluk bir şeyi net bir şekilde gösteriyor: Fenerbahçe'nin bugüne kadar kazandığı her zafer, kaldırdığı her kupa anasının ak sütü gibi helaldir. Eğer Fenerbahçe maç bağlayan, adam satın alan vs. bir kulüp olsa o 2 şampiyonluğu son haftada kaybetmezdi. Son haftada hiç şampiyonluk kaybetmemiş, işleri bu gibi durumlarda hep tıkırında gitmiş olanlar şaibelidir belki ama Fenerbahçe'nin üzerinde toplu iğne ucu kadar bile leke yoktur. Bu kulübe gönül verdiğim için, en çok bu açıdan sonsuz bir gurur duyuyorum.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Önceki haftalarda belirtmiştim. 1982-83 sezonundan beri tuttuğumu hatırladığım Fenerbahçe tarihinde, 103 gol atan o efsane kadrodan beri (Zico ile Şampiyonlar Ligi çeyrek finalini oynayan takım da dâhil olmak üzere) beni bu kadar heyecanlandıran ve bu kadar havaya sokan başka bir takım olmadı. Çünkü 3 yıldır bu blogda ısrarla belirttiğim üzere, bir taraftar olarak Fenerbahçe formasını giyen futbolculardan majör beklentim, taraftar olmanın ne demek olduğunu bilen, o formanın kutsallığının ayırdına varmış, terinin son damlasına kadar mücadele eden ve sorun çıkarmayan bir oyuncu topluluğudur. Bunlar söz konusu olduktan sonra, varsın kupalar kazanmasın, şampiyon olmasınlar. Elbette Fenerbahçe'nin her zaman şampiyon olmasını ister gönül ama her maçını ruhsuz oynayıp şampiyon olmasındansa, Pancu'nun kaleye geçtiği maçtaki gibi rakibini ezim ezim ezerek kaybetmesini tercih ederim. Benim kişisel görüşüm bu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte bu yılki takım, en çok bu açıdan sonsuz sevgi ve saygı duyduğum bir topluluk. En başta kendini geri çekmiş, hocasının makamına saygı duyan ve futbola fazla burnunu sokmayan başkan Aziz Yıldırım.. Sezon başında Alex konusu başta olmak üzere sayısız acemilikler sergilemesine rağmen ikinci yarıdan başlayarak inanılmaz bir sevk ve idare becerisi gösteren, hocalık anlamında ışık hızıyla kendini geliştiren ve "adamlık" konusunda babası yaşındaki insan müsveddelerine ders üstüne ders veren Aykut Kocaman.. Ve yüreği dünyadan büyük oyuncu topluluğu.. Kazandıkları tüm paralar ve onlar için sarf ettiğimiz tüm emek ve duygular hepsine sonsuz kere helal olsun..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rüya gibi geçen sezon umarım gelecek hafta rüya gibi sona erecek. 75 milyon insanın 50 milyonunun düşman olduğu bu büyük camia, bunu fazlasıyla hak ediyor çünkü...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe 6 - A.Gücü 0&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2474574123129615191?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2474574123129615191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2474574123129615191&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2474574123129615191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2474574123129615191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/ruya-gibi-geldi-oyle-bitsin.html' title='Rüya gibi geldi, öyle bitsin'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4862154556191195931</id><published>2011-05-15T12:15:00.005+03:00</published><updated>2011-05-15T12:34:16.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fenerliler rahat olsun</title><content type='html'>A.Gücü, kadrosundaki yabancıların kalitesiyle ilk etapta insanın gözünü korkutan bir ekip. Türkiye'nin en iyi 3 orta saha oyuncusundan biri olarak gördüğüm Sapara'nın bu gece olmaması, Vittek'in yedek soyunması vs. Fenerbahçe için avantaj ama bence bu gece maçın kaderini belirleyecek olan unsur, takımların orta sahaları olacak. Son birkaç haftadır A.Gücü'nü takip ediyorum, ortada iki oyuncu bırakarak 4-2-4 gibi bir sistemle oynuyor. Sağda Gabric, solda Turgut Doğan, ileride ise Tekke ve Sestak var. Dolayısıyla bu şablonda en önemli detay, ortadaki ikilinin kalitesi oluyor ve rahatlıkla söyleyebilirim ki, Fenerbahçe bu akşam burada kuracağı muazzam üstünlükle maçı beklenenden rahat kazanacak. Konuk takımda ayağı çok iyi olan, oyun zekâsı ortalamanın üstünde bir oyun kurucu diyebileceğimiz Adem'in yanında tam bir kazma olan Kağan görev yapıyor. Fener'de ise ülkenin en iyi presçilerinden Selçuk ve Emre ile ortaya yanaşarak oynayan Topuz ve Stoch var. Ayrıca Alex de devamlı oralarda gezerek rakip savunmanın dengesini bozuyor. Dolayısıyla Fenerbahçe bu bölgede hem nitelik hem de nicelik bakımından inanılmaz bir üstünlüğe sahip.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;A.Gücü bugün mâlum nedenlerle sezonun, motivasyonu en yüksek maçına çıkacaktır; bunu biliyoruz. İlk dakikalarda deli danalar gibi koşup mücadele edecek ve Fener şampiyon olmasın da ülkenin dört bir yanındaki kedi-köpekler sevinsin diye ellerinden geleni yapacaktır. Ama onların bu ahlâksız gayreti canımızı sıkmaya yetmeyecek, bu yüzden Fenerli arkadaşlar rahat olsun. Fener, orta sahası ile bu maçı beklenenden kolay alacaktır. Trabzon'un bu akşam puan kaybetme olasılığı da Fener'inkinden çok daha fazladır bana göre.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: A.Gücü'nün hocası forvetten birini keser ve orta sahaya üçüncü bir presçi koyarsa o zaman Fener'in işi biraz daha zorlaşır. Ben Gabric, Turgut, Tekke ve Sestak'ın (ya da Bednar'ın) aynı anda sahada olduğu bir ortamdan bahsettim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not-2: Turgut Doğan, sahip olduğu teknik, oyun zekâsı ve sair yeteneklerle rahatlıkla üç büyüklerde rotasyona girebilecek bir oyuncu. Muazzam bir adam geçme kabiliyeti var, bir tek ondan çekiniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4862154556191195931?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4862154556191195931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4862154556191195931&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4862154556191195931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4862154556191195931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/fenerliler-rahat-olsun.html' title='Fenerliler rahat olsun'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-169628936154158382</id><published>2011-05-12T19:37:00.001+03:00</published><updated>2011-05-14T00:39:24.263+03:00</updated><title type='text'>G.Saray'ın içi çürümüş</title><content type='html'>3 yıldır şurada G.Saray'ın asıl sorununun yönetim, futbolcular ya da teknik direktör değil, taraftar olduğunu bağırıp duruyorum. Fenerbahçe kompleksiyle yanıp tutuşan, başarıya tapan, G.Saray çok başarılı olduğunda şımarıp züppeleşerek maçlara gitmeyen, başarısız olduğunda ânında arkasını dönen, "gelen ağam, giden paşam" zihniyetini elbise gibi üzerine giymiş, etik hiçbir değerden nasibini almamış acayip bir topluluk takip ediyor G.Saray'ı.. Bayern gibi bir kulübün taraftarları hiçbir sebep yokken sırf Schalke'li diye Neuer'i istemezken, G.Saraylı taraftarlar dün dopingçi diye bok attıkları bir oyuncuyu, bugün "Fener'e çalım atıldı" diye bağırlarına basıyor. Bundan daha zavallı bir durum olabilir mi?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Saray, nasıl yapacak bilmiyorum ama bu iğrenç taraftar profilinden kurtulmadan düzlüğe çıkamaz. 2002 yılında Türk futbol tarihinin en büyük hocası olan Lucescu'yu "oynanan futbol keyif vermiyor" diye gönderip, allah yerine koydukları Terim'in ismini haykırdı bunlar tribünde, dün gibi hatırlıyoruz. Bunun üzerine rahmetli Canaydın "seyircinin gönlündeki hocayı getirdim" diyerek Terim'i transfer etti. Sonra "s.ktir ol git Terim, s.ktir ol git!" diyerek Hagi'yi istediler bu kez. Bunun üzerine Terim kovuldu, Hagi geldi. Sonra 25 bin kişi "hırsız Hagi!" diye bağırıp onu da göndertti takımdan. Onun yerine Rijkaard geldi, total futbol duayeni ilan ettikleri bu zavallı adamdan Avrupa şampiyonluğu istediler. Sonra onu da istifaya davet edip bu kez yeniden Hagi'ye kucak açtılar. Arda Turan konusunu hiç açmıyorum, o çocuğa yapılanlar dönekliğin tarifi olarak ansiklopedilere bile konabilir. Türk futbol tarihinde daha şakşakçı, daha popülist, daha makyavelist, daha ikiyüzlü bir taraftar grubu hiçbir yerde görülmemiştir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taraftar böyle, ya kulübün içi ne alemde? Geçen sene hazırlık maçında cezalı oyuncuyu (sakat olan başka oyuncunun formasını giydirerek) oynatan ve tarihin en büyük pisliğine bulaşan basketbol şubesi, bu yıl da Olin Edirne ile eşleşmekten korkarak şike yaptı ve Antalya'ya kendi sahasında bilerek yenildi. Ve G.Saray taraftarından çıt yok, inanabiliyor musunuz? Bir allahın kulu çıkıp demiyor "ey kendini bilmezler, burası G.Saray kulübü" diye.. Nasıl içlerine sindiriyor, nasıl huzurla bu kulübü tutuyorlar, anlamıyorum. Ama ne olursa olsun tam anlamıyla utanç verici bir durum var ortada. Hakikaten yazık..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-169628936154158382?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/169628936154158382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=169628936154158382&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/169628936154158382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/169628936154158382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/gsarayn-ici-curumus.html' title='G.Saray&apos;ın içi çürümüş'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7580058031161803068</id><published>2011-05-07T22:36:00.006+03:00</published><updated>2011-05-08T11:54:55.429+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursa'/><title type='text'>Geçen sene birbirine yatanlar...</title><content type='html'>Türk futbolunun en utanç verici sezonlarını üst üste yaşamaya devam ediyoruz. Son 10 sezonun 8'inde şampiyonluğu sonuna kadar kovalayan bir Fenerbahçe, bir bakıyorsunuz en fazla çamur atılan takım.. O Fenerbahçe'nin nefret edilen başkanı, 421 milyon doları yayıncı kuruluştan çatır çatır alıp aç köpeklerin karnını doyuruyor, o köpekler birleşip Fener'e karşı birbirine yatıyor senelerdir..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan "Kupa bizim olsun, şampiyon G.Saray olsun" diyen Demirören, Beşiktaş'ı kaç senedir soyup soğana çeviriyor.. G.Saray'ın hâli zaten ortada; Türkiye'nin batıya açılan penceresi bugün en şark zihniyetli, en alaturka kulüp hâline geldi.. Geçen yıl Fenerbahçe karşısında son maç namusunu korur gibi kalesini koruyan, bir şekilde teşvik edildikleri çok belli olan Giray, Egemen ve Onur'lu (!) Trabzon'a hiç değinmiyorum... O Trabzon'un, geçen yıl son maçtaki eforuyla şampiyon yaptığı Bursa'ya da.. O Bursa ki, bu yıl Trabzon karşısında yenik durumdayken, 75. dakikada 61 saniyede serbest vuruş kullanıyor..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toraman ve Rüştü'nün ikram ettiği Bursa'nın şampiyonluğuna dönelim.. O maçta Beşiktaş'ı krallar gibi ağırlayan bir şehir, bu sene Beşiktaşlı oyuncuların otelden çıkmasına müsaade etmiyor.. Ulan bari bu kadar nankör olmayın, geçen sene Toraman ve Rüştü sayesinde şampiyon oldunuz.. Tamam, devletin telefon kayıtlarında Beşiktaş'ın, vakti zamanında Rize'ye maçı satarak Bursa'yı küme düşürdüğünü hepimiz biliyoruz ama geçen yıl da Bursa'ya maçı satarak Bursa'yı şampiyon yapmadılar mı? Hiç değilse onun hatrına biraz sevgi-saygı gösterin Beşiktaş'a.. Mafyanın, yine devletin dinlediği telefonlarda "100. yıl şampiyonluğunda hiç mi payımız yok?" dediği Beşiktaş.. Rize'ye maç satıyor, Bursa'ya maç satıyor, "kupa bizim olsun, şampiyon da G.Saray olsun" diyor.. Kalecisi 94. dakikada, Lucescu'nun söylediğine göre G.Saray'a maç satıp şampiyon yapıyor.. Yine geçen yıl kalecisi ve stoperi Bursa'ya maç satıyor.. Aynı kaleci, kendisine ve sülalesine giren-çıkan bir şey olmadığı halde Trabzonlu oyuncuları arayıp "size güveniyoruz" diyor.. Hakemle kazandıkları Türkiye Kupası, federasyon başkanının babasına götürülüyor.. Menajeri hakemlere "Siz düdüğünüzü çalın, biz sizi koruruz" diyor.. Vs.. Vs..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nerede maç satma, nerede şike, nerede teşvik, nerede olay varsa, orada Beşiktaş var.. Seba'nın takımı, Türkiye'nin (gerçekten) en şerefli ikinciliklerini alan o onurlu takım, o kolej takımı, ne hâle geldi böyle?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7580058031161803068?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7580058031161803068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7580058031161803068&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7580058031161803068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7580058031161803068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/gecen-sene-birbirine-yatanlar.html' title='Geçen sene birbirine yatanlar...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4164804470121710226</id><published>2011-05-04T22:06:00.004+03:00</published><updated>2011-05-04T22:16:03.434+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='premier league'/><title type='text'>FA, amacın nedir?</title><content type='html'>EPL'yi yakından takip eden tarafsız bir futbolsevere, İngiltere'nin en aşağılık, en şerefsiz, en utanmaz hakeminin kim olduğunu sorsanız, alacağınız cevap yüksek ihtimalle Howard Webb olur. Manchester United'ın kendi sahasında oynadığı maçlarda, başı ne zaman sıkışsa imdadına yetişen, bütün ülkenin gözü önünde hiç sıkılmadan acayip penaltılar veren, kırmızı kartlar çıkaran bu insan müsveddesi, bu hafta sonu Chelsea ile oynanacak olan kader maçına atanmış, duyduğumuz kadarıyla... Federasyonun amacı nedir, o sahada kan çıkmasını mı istiyorlar bilmiyorum ama hayatımda gördüğüm en skandal kararlardan biri bu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancelotti'nin aklının başına gelmesinden ve Kalou, Drogba, Malouda üçlüsünün bir arada oynamaya başlamasından bu yana tüm maçlarını takır takır kazanan ve zirveyle puan farkını üçe düşüren Maviler'in, United kadar, hatta ondan daha güçlü bir rakibi olacak sahada.. Kazanmalarını cân-ı gönülden istediğim bu maçta, hepimiz Webb'in kararlarını dikkatle takip edelim, ibret alalım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 14px; "&gt;&lt;div class="gs-title" style="position: static; height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; color: rgb(34, 136, 187); text-decoration: underline; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2010/12/serefsiz-bir-adam.html" class="gs-title" target="_blank" style="cursor: pointer; text-decoration: underline; color: rgb(34, 136, 187); height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; line-height: 1.5em; "&gt;Şerefsiz bir adam&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 14px; "&gt;&lt;div class="gs-title" style="position: static; height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; color: rgb(34, 136, 187); text-decoration: underline; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/01/son-of-btch.html" class="gs-title" target="_blank" style="cursor: pointer; text-decoration: underline; color: rgb(34, 136, 187); height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; line-height: 1.5em; "&gt;Son of a b.tch!&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font-size: 14px; "&gt;&lt;div class="gs-title" style="position: static; height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; color: rgb(34, 136, 187); text-decoration: underline; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;a href="http://gunduzfeneri.blogspot.com/2010/09/webbin-eseri.html" class="gs-title" target="_blank" style="cursor: pointer; text-decoration: underline; color: rgb(34, 136, 187); height: 1.4em; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; line-height: 1.5em; "&gt;&lt;span style="color: rgb(34, 136, 187); text-decoration: underline; "&gt;Webb&lt;/span&gt;'in eseri&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4164804470121710226?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4164804470121710226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4164804470121710226&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4164804470121710226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4164804470121710226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/fa-amacn-nedir.html' title='FA, amacın nedir?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2712622922865850418</id><published>2011-05-02T00:46:00.003+03:00</published><updated>2011-05-02T00:49:08.977+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorum'/><title type='text'>Haysiyet testi</title><content type='html'>"Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." (Anonim)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Bana sevdiğin adamı/kadını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." (Gündüz Feneri)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Bana, bu sezon 'Bakan'ın takımı' lehine yapılan rezillikler ve utanç verici peşkeşler hakkında ne düşündüğünü söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim." (Gündüz Feneri)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2712622922865850418?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2712622922865850418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2712622922865850418&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2712622922865850418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2712622922865850418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/05/haysiyet-testi.html' title='Haysiyet testi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8295449425743255283</id><published>2011-04-30T11:02:00.001+03:00</published><updated>2011-04-30T11:06:14.792+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mourinho'/><title type='text'>"Onursuz, riyakâr, iftiracı"</title><content type='html'>Barcelona'nın Chelsea'yle 2009'daki, Real Madrid'le 2011'deki eşleşmelerinin ortak noktası, iki rakibinin Katalan devine karşı anti-futbol oynamaya çalışmasıydı. Son 3 Clasico'nun ilk ikisinde Real Madrid, Barcelona'ya karşı atak yapmaya çalıştı fakat üçüncü maçta Mourinho olayı çok ileri götürdü ve fazlasıyla negatif bir futbol oynattı, bu da kendisine sorun yarattı. Pepe'nin kırmızı kartı kesinlikle ağırdı ama Mourinho unutmamalı ki, vatandaşı daha bir hafta önce Kral Kupası finalinde oyundan atılmalıydı. Valencia'daki maçta Real Madrid kupaya ulaşırken bu kararların yardımını almış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mourinho şunun farkına varmalı: Dehasına rağmen, her sene her kupayı kazanamaz. Bu imkânsız bir şey ve artık takımlarının aldığı nadir mağlubiyetleri hazmetmeli. Ajax '71-'73, Bayern '74-'76 ve Milan '89-'94'ten bu yana, gördüğümüz en iyi kulüp takımı 11'ini bizlere sunan Barcelona'nın başarılarını küçümsemesi tamamen onursuzca bir hareket. Desteklemenin mümkün olmadığı vahşi teorileri ise riyakâr ve iftiracı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Goal.com yazarı Carlo Garganese, hayranlığını gizlemediği Mourinho hakkında...&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8295449425743255283?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8295449425743255283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8295449425743255283&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8295449425743255283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8295449425743255283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/onursuz-riyakar-iftirac.html' title='&quot;Onursuz, riyakâr, iftiracı&quot;'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1022317308479820261</id><published>2011-04-29T18:28:00.004+03:00</published><updated>2011-04-30T11:07:19.183+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mourinho'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='real madrid'/><title type='text'>Madrid'de sağduyunun sesi</title><content type='html'>"Perez'in Jose Mourinho'ya kulüpte bu denli insiyatif vermesi Real Madrid'e yakışmıyor ve bu durum kulübü bir felakete sürükleyebilir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Jose Mourinho'nun Barcelona maçı sonrası yaptığı açıklamalar, Real gibi büyük bir kulübe asla yakışmıyor. Başkan tüm yetkiyi Mourinho'ya vermiş. Bu hiç de Real Madrid'e göre değil. Kulübün CEO'su bile Mourinho'nun odasına giremiyor. Benim zamanında en ufak bir olay bile skandal olarak lanse edilirdi. Mourinho'nun yaptıklarının bedelini ise taraftar ödüyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Görüldüğü kadarıyla Real Madrid hakemlerden şikayet edecek kadar küçüldü ve bunun tek sorumlusu Jose Mourinho'dur. Real Madrid, hakemlerden yana dert yanmayacak kadar büyük bir kulüptür. Barcelona maçı sonrasında düzenlenen basın toplantısı utanç verici. Her şeyin üstüne işin içine Unicef'i katmak daha da uygunsuz bir durum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Dünyanın en onursuz, en ahlâk yoksunu ve en çok ağlayan teknik direktörü hakkında, Real Madrid kulübü eski başkanlarından Ramon Calderon'un söyledikleri...&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1022317308479820261?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1022317308479820261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1022317308479820261&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1022317308479820261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1022317308479820261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/madridde-sagduyunun-sesi.html' title='Madrid&apos;de sağduyunun sesi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2426868614044165900</id><published>2011-04-28T22:02:00.005+03:00</published><updated>2011-04-28T22:18:54.249+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beşiktaş'/><title type='text'>Beşiktaş-G.Saray maçı izlenir</title><content type='html'>Yıllardan beri sadece bizim ligde değil, bütün liglerde derby'lere baktığımız zaman maçın adı ne kadar büyür, takımlar üzerindeki stres ne kadar artarsa futbol kalitesi de ona mukabil aynı oranda azalıyor. En yakın örnek, son dönemde oynanan El Classico'lar.. Söz konusu maçlarda iki takımdan birini destekleyenler için maç süresince duyulan heyecan ve ortaya konan mücadele belki en üst seviyede oluyor ama tarafsız gözler için Real-Barça maçı bile bir kabir azâbına dönüşebiliyor. Dün olduğu gibi..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan adı derby olsa da takımların pek fazla iddiasının olmadığı, stres dozunun az olduğu maçlar da bir o kadar seyri zevkli bir şekilde tecelli ediyor. Bu bağlamda, Cumartesi oynanacak olan Beşiktaş-G.Saray maçının da, izleyen herkese büyük keyif vereceğini düşünüyor ve öngörüyorum. Tüm Türkiye'nin düşman olduğu bir takımın taraftarı olarak biz Fenerlilere "stressiz bir derby" izlemek haram belki ama, G.Saray ve Beşiktaş sevdalıları için an itibarıyla durum çok farklı. Çevremizde konuştuğumuz hemen tüm taraftarlar "nesini seyredelim bu maçın?" diyor ve bence ziyadesiyle yanılıyorlar. Asıl zevkli, kaliteli ve gollü olması muhtemel olan maç bu maçtır. Her iki takımın sakat ve cezalı oyuncuları da bu anlamda müsabakanın çizgisini etkilemez diye düşünüyorum (Beşiktaş'ta Bobo da oynayacakmış, neyse ki sahaya forvetsiz çıkmayacaklar). En nihayetinde Üç Büyükler'in ikisinden bahsediyoruz. İki takımın da iddiası olmadığı için rahat ve özgüvenli olmalarını bekleyebiliriz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence hangi takım taraftarı olursa olsun, hiçbir futbolsever hafta sonu bu maçı kaçırmasın. Naçizane tavsiyemdir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2426868614044165900?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2426868614044165900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2426868614044165900&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2426868614044165900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2426868614044165900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/besiktas-gsaray-mac-izlenir.html' title='Beşiktaş-G.Saray maçı izlenir'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8509224240894081647</id><published>2011-04-27T23:40:00.003+03:00</published><updated>2011-04-27T23:59:44.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='real madrid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='barcelona'/><title type='text'>Kötüler kaybeder</title><content type='html'>Üç yıldır bu blogda müteattit defalar Mourinho'dan insan olarak ne kadar tiksindiğimi, yüzüne baktıkça midemin nasıl bulandığını anlattım durdum. Dünyanın en iyi hocalarından biri olması gerçeği bir yana, ahlâk denen erdemden zerre kadar nasibini almamış, zafere giden her yolu mübah sayan iğrenç bir adam olarak görüyorum kendisini. '96-2000 arası dönemde Terim için denir ya; futbolcularına "hakemin üzerine toplu halde çullanmalarını, o anda kararını değiştirmeyecek olsa bile sonraki pozisyonlar için onu bu şekilde etkilemelerini" söylermiş.. Mourinho da bu anlamda gittiği her takıma damgasını vuran bir adam. Onun (Porto hariç) çalıştırdığı bütün takımlarda maç içindeki çirkeflikleriyle, kasıtlı faulleriyle, rakibi yaralayıcı hareketleriyle ön plana çıkan birkaç futbolcu mutlaka oluyor. Arbeloa gibi, Liverpool'daki sünepe görüntüsüyle doğru düzgün faul bile yaptığını hatırlamadığımız bir oyuncu, Jose'nin ellerinde bu sezonki 4 Barça maçında en az 7-8 tane kasıtlı ve topzsuz alanda faul yapan iğrenç bir sporcu müsveddesi hâline geldi. Pepe'yi saymıyorum, o zaten anadan doğma pislik. Di Maria mesela, bu geceki maçta üç kez kendini yere atarak faul kazandı; hatta bir tanesinde Alves'e sarı kart bile göstertti. Adebayor rakiplerinin yüzlerine tokatlar savurdu, Marcelo topsuz alanda kramponundaki vidalarla rakibinin dizini delmeye kalkıştı vs.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha, denebilir ki, Barcelonalı oyuncular da bu gece bir takım utanç tabloları çizdiler. Bu görüşe katılıyorum ama Barcelona'da, bu sezonki Real maçları dışında böyle bir görüntüyü 25 senedir herhangi bir maçta gören var mı? "Dinsizin hakkından imansız gelir" demişler, Barçalı oyunculara fazla kızamıyorum bu yüzden. Oysa Jose'nin talebeleri 10 yıldır hep bu şekilde, yani çirkef ve ahlâksızca oynuyor bu oyunu. Bu yüzden kendisinden ölümüne iğreniyorum. Fener'e gelse, Fenerbahçe'yi bile o gidene kadar tutmam. O derece..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan bu gece Twitter'da maçın 0-2 biteceğini tahmin etmiştim, yanılmadığıma çok seviniyorum. Hatta gün içinde konuştuğum herkese ilk yarının 0-0 biteceğini de belirttim. Artık bu maçlar biraz otomatiğe bağladı gibi çünkü. Marcelo, Adebayor ve Lass'ın görmediği kırmızı kartlar skorun artmasını önlemiş olabilir ama gerisi Nou Camp'da gelecektir diye düşünüyorum. O maçta Jose'yi bir kez daha rezil etmek için full motivasyonla oynayacak Katalanlar. Edeceklerini de sanıyorum. En az 3-0 olur o maç.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Real Madrid kulübü, futbolda tartışmasız bir şekilde hâlâ dünyanın en büyüğü ama kendi sahasında bu kadar şahsiyetsiz, bu kadar kişiliksiz, bu kadar korkak ve bu kadar güdük futbol oynatan bir hocayı gelecek sezon görevde tutmamalı. Son sözüm budur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Real Madrid 0 - Barcelona 2&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8509224240894081647?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8509224240894081647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8509224240894081647&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8509224240894081647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8509224240894081647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/kotuler-kaybeder.html' title='Kötüler kaybeder'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8835066447658929561</id><published>2011-04-25T21:43:00.004+03:00</published><updated>2011-04-26T00:25:57.093+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Alın teri, gözyaşı...</title><content type='html'>Dün Atatürk Stadı'nın hâlini, seyircinin coşkusunu, hatta Kordon'daki öğlen görüntülerini bile gören herkes havanın şampiyonluk havası olduğunu düşünürdü. Amma ve lâkin takımın ilk yarıdaki görüntüsü ve çizgisi, bu havayla pek de paralel değildi. Nedenini bilmediğimiz bir tutukluk ve durgunluk yüzünden daha 58. dakikada 3-1 oldu maç ama Fenerbahçe tarihinde pek az takımda görülebilecek bir karaktere ve adanmışlığa sahip olan bu topluluk, maçı 5-3'e getirmeyi başardı ve bütün taraftarlarını mest etti. Tribünleri dolduran 50 bin İzmirliyi de evine tarifi imkânsız bir keyifle gönderdi.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1983'ten beri Fenerbahçe'yi seyrediyorum. Anelka, Appiah, Aurelio ve Tuncay'ın bir arada olduğu takımları da gördük.. Pierre'li, Alex'li, Ümit Özat'lı takımları da.. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynayanını da hatta.. Ama 28 senedir, 103 gol atan 1989 kadrosundan beri bu kadar sevdiğim, bu kadar bağrıma bastığım, bana Fenerbahçe'yi bu kadar sevdiren bir topluluk hatırlamıyorum. 33 yaşındayım, 10 senedir Fener'in gollerinde ayağa bile kalkmıyorum doğru dürüst, bu yıl ligin ikinci yarısındaki bu takım yeniden çocukluk günlerimdeki coşkuya geri döndürdü beni. Tüm Fenerlilerin de böyle düşündüğünden ve hissettiğinden eminim..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Etrafımda insanlar "kalan maçlar zor, ya şampiyon olamazsak?" diyor sürekli. Ben de diyorum ki: Kardeşim, şu takım şöyle oynadıktan sonra varsın şampiyon olmasın. Elbette buraya kadar getirdikten sonra mutlu sona ulaşamamak insanı akut evrede çok yaralar, bunun acısını da en iyi biz biliriz ama ben zaten "üzülmem" demiyorum; "oyunculara kızmam, hiçbir şey söylemem" diyorum. Üzüleceksem de en az raddede üzülürüm. Aleyhine 2.5 yıldır penaltı çalınmayan, bu sezon en az 15 puanı hakemlerle alan, maçlarının üçte birinde rakipleri eksik kalan "Spor Bakanının takımı"na karşı bu kadar onurlu, bu kadar namuslu bir mücadele veren bütün bu çocukları da bağrıma basarım. Fenerbahçeli olduğum için bin kere gurur duyarım o gün. Herkes de böyle yapmalı. Çünkü bu takım, hayatımda gerçek anlamda ilk kez gördüğüm üzere, bu yıl daha sezon bitmeden gönüllerde şampiyon olmuştur. Açık ve net..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Buca 3 - Fenerbahçe 5&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8835066447658929561?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8835066447658929561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8835066447658929561&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8835066447658929561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8835066447658929561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/aln-teri-gozyas.html' title='Alın teri, gözyaşı...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1589455156661927892</id><published>2011-04-22T17:29:00.006+03:00</published><updated>2011-04-22T22:18:15.719+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><title type='text'>G.Saray sakin olmalı</title><content type='html'>G.Saray ile ilgili çok uzun zamandır yazı yazmıyorum. Bu durumun, "zaten düşmüşler düşecekleri kadar" gibi bir duyguyla alâkası yok. Zaten bu takımla ilgili yazacaklarımın hepsini, zamanında yazdım ve haksız çıktığım tek bir tanesi bile olmadı. Blog camiasında (Aceto isimli) reislerinin peşine takılmış, gözleri kör, kafaları çalışmayan onca G.Saraylı zibidi ise eminim büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordur şimdi. Her yazımda bana çemkirip duruyorlardı. Reisleri de "Rijkaard yenik durumda bile olsa forvetleri ikilemez; radikal şeyler yapmaz, sisteminden ödün vermez" diye safsatalarla resmen "yiyordu" bunları. Sonra Rijkaard'ın Servet'i santrfor oynattığı günleri bile gördük. Şimdi o reislerine g.tümüzle gülüyoruz biz ama utanma duygusu olmadığı için o konuşmaya, yazmaya devam ediyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, G.Saray taraftarı mutsuz, umutsuz, ne yapacağını şaşırmış bir durumda. Etrafımda dinliyorum, yazılanları okuyorum, hepsinin derdi (artık yönetim de gittikten sonra) futbolcularla. Zamanında "Fener'in elinden kaptık cengâveri" diye bağırlarına bastıkları Mustafa Sarp'tan şimdi hepsi tiksiniyor. Barış, Ayhan ona keza.. Onlara kalsa takımın yüzde seksenini gönderip, yine sayısız transfer yapıp yepyeni bir takım kuracaklar. Başkan adayları da camianın bu ruh hâlini iğrenç bir şekilde kullanarak suistimal ediyor. Daha önce defalarca yazdığım gibi koskoca kulüp de, her geçen gün biraz daha "80'li yıllardaki Fenerbahçe'ye" benzemeye devam ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oysa G.Saray'ın şu andaki futbolcu kadrosuna bakıyorum, gelecek yıl ilk 11'e 3 (en fazla 4) transfer yaparak "lig şampiyonluğunu sonuna kadar kovalayacak bir takım" kurmak gayet mümkün. Hatta yapılması gereken şey de tam olarak bu. Sorarım size, Aykut ve Ufuk Bursa'nın kalecisi Ivankov'dan çok mu kötü kaleciler? Ben en başından beri Aykut'un, 34 maç oynatılırsa ligin en iyi kalecilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Kalenin de ona emanet edilmesi gerekir gelecek sezon. Onca yıl yığınla kaleci geldi de ne oldu? De Sanctis'i bile beğenmedi camia, dönüp biraz kendilerine baksınlar ve utansınlar. De Sanctis'i beğenmeyen birinin, Aykut'u beğenmemesini nasıl kaale alabilirsiniz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elbette kaleci antrenörünün değiştirilip, Alman ya da İtalyan, yabancı bir profesyonelin teknik ekibe dâhil edilmesi gerekiyor. Nezihi Baloğlu ile gidilirse, Aykut ve Ufuk bildiklerini de unutur, bu ayrı bir konu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Savunmanın sağında, ortasında ve solunda hiçbir sorun yok. Sabri, Servet, Neill ve Hakan müthiş bir dörtlü. Hem birbirini tanıyor, hem uyumlu, hem de birbirini tamamlayan oyuncular. Ayrıca savunma denince en önemli şey, oyuncuların mümkün olan en uzun süre "birlikte oynamış" olmasıdır. G.Saray takımının geri kalan yerleri düzgün olsa, düzgün işlese, millî takımın en iyi döneminde ilk 11'de oynamış bu oyuncular da ay gibi parlayacaktır, kimsenin kuşkusu olmasın. Yahu, milletin Mustafa Keçeli, Ömer Erdoğan, İbrahim Öztürk, Giray Kaçar, Egemen Korkmaz gibi adamlarla şampiyon olduğu, şampiyonluğu kovaladığı bir ortamda Sabri, Servet, Hakan gibi yerli oyuncuları nereden bulacaksınız? Bulsanız bile kaça alacaksınız? Bugün Fener'e verseler Balta'yı, gözüm kapalı alırım. Yedek oturturum, ayrı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hele hele Neill gibi bir oyuncunun asla kaybedilmemesi, hatta gelecek yıl kaptan yapılması lâzım. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Takımın sorunu zaten orta sahada, futboldan anlayan herkes bunu görebilir. Orada Culio'nun yanına iki tane oyuncu lâzım bence. Sağ iç oynayacak iyi bir oyuncu (direkt Emana, ben söyleyeyim), bir de ön libero gerekli. Cana inanılmaz derecede kazma ve yeteneksiz bir oyuncu. Yürekli, savaşçı, lider vs. ama kurtarmaz. Ön libero oynayan bir oyuncunun azıcık topu da bilmesi gerekiyor. Cana, alınan paranın üstüne bir bedelle bile İngiltere ve Fransa'ya satılabilir. Yerine Fener'den Cristian bile alınsa (abartıyorum elbette) şu takıma daha iyi uyar. Topu oyuna sokan, yan top bile yapsa kaybetmeyen, arada da direkt oynayıp kilit pas atabilen bir oyuncudan bahsediyorum. Brezilya'da kaynıyor bunlar, oradan bulunabilir. Onun dışında Culio iyi bir oyuncu, bence çok zor bulunan sol iç mevkii için yeterli ve ilk 11'de oynayabilir. Çok da koşuyor, yürekli bir adam.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Takımın Neill dışında 3 yabancısı da orta sahada olacak yani..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Forvette Niang ile birlikte ülkenin en iyisi olan Baros var. Çirkef ve pislik bir oyuncu ama sonuçta kendi taraftarı onun bu yönünü fazla görmez. Hırsını, ağzından saçtığı iğrenç salyaları da bağrına basar hatta. Neill'dan sonra ikinci kaptan Baros yapılmalı. Soldan Arda gidecek büyük ihtimalle, oraya yabancı bir transfer şart. Sağ için ise Volkan Şen tek alternatif. Kâzım, ipiyle hiçbir şekilde kuyuya inilmeyecek bir oyuncu, herkes bunu görmüştür. Sağ açık oynadığında yılda 2 gol, 2 asisti bile zor görüyor. Ayrıca disiplinsiz. Ben olsam gönderirim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunun dışında takımdan Ayhan, Sarp, Barış gibi oyuncular ivedilikle gönderilmeli. Aydın ve Stancu tutulmalı. Baros olmazsa alternatifi Stancu'dur. 5 milyona aldığın bu oyuncuyu şimdi 1'e bile zor satarsın, oynatman lâzım. Tek forvet oynayacağın için solda bile kullanılabilir. Sola oyuncu alınırsa forvetin ve solun alternatifi olur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İnanın bu dediklerim Pollyanna'cılık değil. Tamam, Fener'in kadrosu bu ligin çok üzerinde ama görüyorsunuz işte, o inanılmaz kadro da Bursa ve Trabzon gibi vasat takımlarla zar zor baş ediyor ya da edemiyor. G.Saray'ın mevcut kadrosu, şu yukarıda benim saydığım kadro, ligde son haftaya kadar kovalar şampiyonluğu. Ama en önemlisini en sona sakladım, bunların başında iyi bir teknik direktör şart. Lucescu gibi elindeki malzemeden en iyi verimi alan tarzda, oyuncunun maksimum kapasitesini vermesini sağlayan, babacan bir hoca gerekli bu takıma. Kadronuz nasıl olursa olsun, hoca yetersizse neler olduğunu Türk futbolunun son 20 yılına (en çok da Fener'e) bakarak görebilirsiniz çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Saray'ın en büyük sorunu yönetim ve akabinde hocadır. Futbolcu kadrosu, nüve olarak, gelecek yılın temeli anlamında inanılmaz derecede yeterlidir. Aklı başında taraftarların bu zihniyette olup kulübü bu anlamda itmesi lâzım. Yoksa yeni gelen başkan da paraları saçmaya devam ederse, hüsran yine kaçınılmaz bence.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1589455156661927892?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1589455156661927892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1589455156661927892&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1589455156661927892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1589455156661927892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/gsaray-sakin-olmal.html' title='G.Saray sakin olmalı'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7243683669843257513</id><published>2011-04-18T18:20:00.001+03:00</published><updated>2011-04-18T18:22:11.209+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Fenerbahçe'den açıklama</title><content type='html'>&lt;div&gt;İNSAN HATASININ ÖTESİNE GEÇEN BİLİNÇLİ YANLIŞLAR&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;"Spor Toto Süper Lig’in 29.haftasında, stadyumumuzda Gaziantepspor’la oynadığımız karşılaşmadaki muhteşem desteklerinden dolayı, taraftarlarımıza teşekkür ederiz. Taraftarlarımız, 90 dakika boyunca hiç durmadan ve asla ümitsizliğe kapılmadan takımımızı desteklediler; sonunda hak ettikleri galibiyeti; formalarını, terlerinin son damlasına kadar ıslatan futbolcularımız ile birlikte büyüklüğümüze yakışan bir şekilde kutlamasını bildiler. Taraftarlarımızı tahrik etmek için yoğun çaba sarf edilmesine rağmen 12.Adam, küfür etmeden, saha olaylarına neden olmadan takıma nasıl destek verilir, dosta düşmana bir kez daha göstererek, herkese büyük bir ders verdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada Kulübümüzün şanlı tarihini sporcularımızla birlikte yazan büyük taraftarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolun bilirkişiliğine soyunanların bilmesi gerekir ki; Bilirkişi, tarafsızlığını, güvenilirliğini yitirdiği andan itibaren, onu konusunda uzman yapan donanımı ne olursa olsun söyledikleri asla ve asla itibar görmez. Tarih, bu şekilde itibarını yitirmiş binlerce insana şahit olmuştur. Türk futbolunda bilirkişiliğe soyunan, kendilerine bu manada futbol adamı ya da yorumcu demeye dilimizin varmadığı bir elin parmağı kadar sayıdaki şahıs; her gün gazete gazete, kanal kanal dolaşarak; Kulübümüze, Takımımıza ve oynadığımız rakiplere karşı, haksız, çirkin ithamlarda  bulunmakta ve taraftarlarımızı tahrik ederek şampiyonluğumuzu engellemek adına kamuoyu oluşturmaya çabalamaktadırlar.Bunlara kucak açan gazete köşelerini ya da televizyon programlarını, bunların değersiz görüşleri ile dolduranlar da en az bu kişiler kadar ortaya çıkan olumsuzluklardan sorumludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı galibiyetlerimizi, rakip takımların bize karşı oynanamamasına bağlamaya çalışan; şampiyon olmuş bir takımın, şampiyonluk adayı bir başka takıma; geçen yılın diyet borcunu ödediğini; hayasızca, hiç utanmadan dillendiren bu kişilerin, zerre kadar yüzleri kızarmıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl, aynı şekilde yaptıkları komplo teorisi yorumları ile büyük camiaları karşı karşıya getirdiklerini, spor kamuoyunu gerip-kutuplaştırarak, sporda yaşanan şiddetin başlıca sorumlusu olduklarını göremiyorlar mı? Bunlar için televizyon programlarının formatının değiştiği, RTÜK gibi kuruluşların doğrudan bu kişilere yayın sırasında müdahale etmek zorunda kaldığı maalesef unutulan gerçeklerdir. Bugün yürürlükte olan ve eskisine oranla daha sert cezalar öngören Sporda Şiddet Yasası da büyük oranda bu kişilerin yarattığı şiddet ortamının bir sonucu değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün çıkan yasa sebebi ile sporun asli unsurları  olabildiğince dikkatli olmaya çalışırken, kanallarda ve gazetelerde milyonlarca kişiye hitap eden bu şahısların yaptığı, bu yasayı tam anlamıyla çiğnemek anlamına gelmiyor mu? Bu ülkede her gün yeni bir komplo senaryosu ortaya koyan bu insanları çağırıp, gel kardeşim bildiğini anlat, anlatamıyorsan yaptığının hesabını ver diyecek bir savcı yok mu? Bu yasa daha ilk gününden bu kişiler için uygulanmayacaksa sonrasında uygulandığında nasıl bir etkisi olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluk yarışında karşı karşıya kaldığımız hakem hataları sonucunda, terazinin kantarının dengesini nasıl yitirmeye başladığını; ’Gaziantepspor maçında’ bir kez daha açık bir şekilde gördük. Bundan daha iki hafta önce Bursaspor maçında verilmeyen penaltılarımız sonucunda belki de lig yarışının gidişatı etkilendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen iki haftada MHK ve TFF’nin, yaşananlardan hiç ders almadığını, kötü gidişatın sebeplerini araştırmak yerine sessizlik içinde, olanları seyretmek ile  yetindiğini  görüyoruz.  Bunun sonucunda, Gaziantepspor maçının, daha 45.saniyesinde verilmeyen bir penaltı ile başlayan hatalı kararlar serisini, hakemin formsuzluğu olarak adlandırmak, son derece zorlama ve gerçekçi olmayan bir durum olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın kaderini; verilmeyen penaltılar, gösterilmeyen ve haksız yerlerde gösterilen kartlar, hatalı bir kararın ardından hatanın giderilmesi amacıyla verilen bir başka hatalı karar ile sahadaki futbolcular değil, müsabaka hakemleri belirlemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahada 50 bin taraftarımızın, ekran başında ise milyonlarca futbolseverin gördüklerini, pozisyonlara en yakın kişiler olan hakemlerin görmemesi nasıl izah edilebilir? Üstelik bu sadece bir ya da iki pozisyon için değil onlarca pozisyon için geçerliyken; tüm bunları hakemin formsuzluğuna bağlı basit hakem hataları diye yorumlamak mümkün olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu denli hatalı kararlar veren ve gördüğünü dahi çalmayan hakemlerin mesleki olarak bir yaptırım ile karşılaştıklarını görmek mümkün olmayacak mı? Her fırsatta, her camiadan özür dileyen MHK Başkanı; Kulübümüze karşı yapılan hatalar alışkanlık haline geldiği ya da bu hatalar vakayı adiden sayıldığı için mi bugüne kadar herhangi bir açıklama yapmadı ve yapmıyor? Fenerbahçe  maçlarında verilmeyen bu kadar penaltı, Fenerbahçeli futbolcuların ceza sahasında üzerlerindeki formayı çıkarmaya varan  formadan çekme, güreş sporunun her türlü taktiğini yapmaya varan sert futbolun bir izahı var mı? Bu kadar fazla sayıda ve hep bir takımın başına gelen yanlış kararlar, sadece hakem hatası ya da formsuzluğu ile izah edilebilir mi? Bize bu derece yoğun yapılan bu hatalarla, şampiyonluk yarışındaki rakibimiz nasıl oluyor hiç karşı karşıya kalmıyor? Bunun mantıklı bir izahı olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolun kuralları bellidir. Bir penaltı nasıl olur hangi durumlara penaltı kararı verilir bunlar nettir. Bu kararlar, ligden lige, takımdan takıma değişkenlik göstermez. Bu kararların bu denli değişkenlik gösterdiği bir durumda, bu yarıştaki bunca emeğin, çabanın bunlar için yapılan büyük maddi yatırımın, hiçbir anlamı  kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaziantepspor maçında, hakemin verdiği yanlış kararlar ile lig şampiyonluğu yarışı bitebilirdi. Allah’ın bir lütfu olarak, hakem hatalarının maçın sonucuna olacak etkisi, son anda yaşanan 'bir futbol mucizesi' ile bertaraf edildi. Ancak böyle bir mucize bir daha asla yaşanmayabilir. Yanlış yapanlar, hata sahibi kişileri uyarmayarak, cezalandırmayarak sonraki yanlışlara ortam oluşturanlar, sorumluluklarından asla kaçamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe Spor Kulübü ve büyük camiası; başarılarımıza set çekmeye çalışanları, hatanın ötesinde, bilerek yanlış yapanları, asla unutmaz ve her türlü hukuki zemin üzerinde onlarla hesaplaşır, meşru zeminlerde hakkını sonuna kadar arar…"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7243683669843257513?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7243683669843257513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7243683669843257513&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7243683669843257513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7243683669843257513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/fenerbahceden-acklama.html' title='Fenerbahçe&apos;den açıklama'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6900359548081029207</id><published>2011-04-17T20:36:00.005+03:00</published><updated>2011-04-17T21:28:31.539+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursa'/><title type='text'>Diyet ödendi</title><content type='html'>Geçen sezon şampiyon olan takım, Şampiyonlar Ligi'ne direkt olarak gruplardan katılacaktı. Ayak bastı parası olarak 11 milyon liranın verildiği, hatta eğer lig ikincisi elemeleri geçemezse bu sayının 22 milyona çıktığı bir ortamda Bursa'nın şampiyonluğu, kendileri için çok anlamlıydı ama işin maddî yönü de çok önemliydi. Bu durumda Bursa'nın bu paraları alacağını düşününce, Trabzon'un Fener karşısında sergilediği insan üstü çabanın nedeni de ortaya çıkıyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen senenin son maçında iki takım arasında bu vesileyle kurulan organik bağ, mide bulandırıcı ilişkiler yumağı, bu sezon meyvelerini iki taraftan birine vermeye devam ediyor. Aynı zamanda dün gece gördük ki, bu ilişkiler yumağına bu sezon G.Antep de katıldı. Bunu nereden çıkarıyorum? Dün gece tekme-tokat oynayan ve bunu "lig üçüncülüğü çok önemli" kılıfına uydurmaya çalışan tüyü bozuklar var ya, işte bu gece Trabzon karşısında lig üçüncülüğü için oynamanın ne olduğunu gördük. İki hafta önce ligin en iyi yerli stoperi ilan edilen İbrahim'in golde yediği komik çalımı da gördük. Her şey bütün Türkiye'nin önünde oluyor ama kimseden çıt yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Trabzon, Bursa ve G.Antep böyle.. Yani adeta tek bir takımın 60 küsur futbolcusuymuş gibi kardeş kardeş, duruma göre oynuyorlar. Peki ya hakemler ve federasyon?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu akşam Aydınus çok olaysız bir maç yönetmiş gibi görünüyor, değil mi? Öyle görünmesi çok normal zira Bursalı oyuncular top rakip kaleye girecek diye, Trabzonlu oyunculardan bile daha ürkekti maç boyunca. Geçen senenin diyetini hakkıyla ödeyemenin korkusu, bütün hücrelerini sarmıştı adeta. Ama hakemin yaptığı birkaç şeye bir bakalım:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Trabzon, ilk yarının sonlarında golü bularak ikinci yarı klasik 10 kişiyle defans moduna geçti. Her zamanki korkak, kişiliksiz, onursuz, büyük takım olmanın b'siyle alâkası bile olmayan bir defans futbolu oynamaya başladı. 59 dakika 39 saniyede korner kazandı. Bakın 59'39'' diyorum. Kornerin kullanıldığı an ise 60'13''. Kalecinin top elindeyken, o topu oyuna sokma süresi 6 saniye. 6 saniyeyi geçirirse endirekt serbest vuruş oluyor. Selçuk sallana sallana gidip 34 saniyede (!) korner kullanıyor, Aydınus'tan tıs yok, uyarı yok. Seyrediyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bitmedi. 68'32''de Trabzon sağ kanattan bir serbest vuruş kazanıyor. Selçuk yine sallana sallana gidiyor ve vuruşu 69'13''te kullanıyor. Tam 41 saniye! Aydınus'tan uyarı bile yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hadi bunlar önde olan takımın yaptıkları.. Geride olan, G.Antep ile (sözüm ona) "üçüncülük mücadelesi" veren, iki hafta önce Fener'e karşı namusunu korur gibi kalesini koruyan Bursa ise 73'55''te Ozan'ın düşürülmesi ile bir serbest vuruş kazanıyor. Vuruş Vederson tarafından kullanıldığında süre ne biliyor musunuz? 74'56''!!! Bu rakamlara inanmayan maçın tekrarını seyredebilir. Üçüncülük mücadelesi veren, deplasmanda 1-0 yenik durumda olan takım, 75. dakikada kazandığı orta sahadaki bir serbest vuruşu 61 saniyede kullanıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunlar dikkatimi fazlasıyla çeken sadece 3 pozisyon. Daha maç içinde Aydınus ve 22 futbolcu tarafından sergilenen ne inanılmaz bir tiyatro vardı, seyretmeyen bilemez, anlayamaz. Faruk Özak, Mahmut Özgener ve Oğuz Sarvan tarafından yönetilen bu rezilliği seyretmekten artık tiksiniyorum. İnsanlar bu kadar namussuz, bu kadar onursuz ve haysiyetsiz bir şampiyonluğa nasıl sevinecek, bunu da anlamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Trabzon 1 - Bursa 0&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6900359548081029207?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6900359548081029207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6900359548081029207&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6900359548081029207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6900359548081029207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/diyet-odendi.html' title='Diyet ödendi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7630346252115757410</id><published>2011-04-16T21:30:00.005+03:00</published><updated>2011-04-17T00:52:39.029+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>İte-köpeğe ve tüm şeref yoksunlarına...</title><content type='html'>Türkiye'deki bütün kedi-köpeklerin Fener'e karşı şampiyonluk yarışına girdiği bir sezonu daha yaşıyoruz. Trabzon'un en az 15 puanı hakemlerle aldığı, oynadığı maçların üçte birinde rakiplerinin kırmızı kart gördüğü, aleyhine tek penaltı bile verilmediği bir sezon.. Fener'in ise sadece G.Birliği maçında ofsayttan haksız bir gol attığı.. Buna rağmen şerefsiz ve onursuz milyonların hâlâ Fener'in kollandığını iddia ettiği.. Hiç utanmadan, sıkılmadan..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu geceki maçta G.Antep karşısında daha 30. saniyede penaltısı çalınmayan, daha sonra Niang'a yapılan %100 başka bir penaltısı daha verilmeyen, faul ile alâkası bile olmayan bir pozisyonda golü iptal edilen gariban bir futbolcular ordusu, bir kez daha onurlarını ortaya koyarak her türlü engele rağmen maçı kazanmayı başardı. Faruk Özak, Mahmut Özgener ve Oğuz Sarvan'a; ayrıca diğer 17 takımın taraftarları arasında olup "Fener'in rakibi benim dostumdur!" diyen köpeklerin hepsine kapak olsun bu galibiyet.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbolcuların hepsini alnından öpmek isterdim bir kez daha.. Öncelikle, sonuç ne olursa olsun yıllarca unutulmayacak, aklımızdan çıkmayacak  onurlu mücadeleleri için.. Formanın hakkını vermek adına terinin son damlasına kadar gayret ettikleri için.. En çok da, Hüseyin Göçek isimli ...'nun ağzını burnunu kırmayacak kadar olgun sporcular oldukları için..&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe 1 - G.Antep 0&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7630346252115757410?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7630346252115757410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7630346252115757410&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7630346252115757410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7630346252115757410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/ite-kopege-ve-tum-seref-yoksunlarna.html' title='İte-köpeğe ve tüm şeref yoksunlarına...'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4458796132773432725</id><published>2011-04-16T02:01:00.006+03:00</published><updated>2011-04-16T13:49:04.596+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>44-27</title><content type='html'>Fenerbahçe bu sezon (özellikle kendi sahasında) gol atmakta çok sıkıntı çekmiyor gibi görünmesine rağmen, Alex'in de geçenlerde dediği gibi aslında skor yükünü çok az sayıda, hatta sadece 3 oyuncunun üstlendiğini görüyoruz. Alex, Niang ve Semih üçlüsü bugüne kadar lig maçlarında toplam 44 gol, 27 asist ile oynamış. Koskoca ligde Trabzon dışında 44 golden fazla atan başka bir takım olmadığını düşününce, üçlünün inanılmaz performansı daha iyi anlaşılabiliyor. Yarın da G.Antep maçında muhtemelen Alex ve Niang ikilisi ile başlayacak Aykut, ilerleyen dakikalarda Semih'i de oyuna alabilir. Bu sayıların artıp artmayacağını hep birlikte göreceğiz. Hoş, geri kalan 6 maçta hiçbir şey yapmayıp ligi aşağıdaki istatistiklerle bitirseler, yine de başarılı bir sezon geçirdiklerini söylemek için yeterli olurdu.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alex: 19 gol, 13 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Niang: 15 gol, 8 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Semih: 10 gol, 6 asist&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4458796132773432725?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4458796132773432725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4458796132773432725&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4458796132773432725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4458796132773432725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/44-27.html' title='44-27'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4479144323766353617</id><published>2011-04-14T21:32:00.005+03:00</published><updated>2011-04-15T18:18:37.564+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursa'/><title type='text'>Yazıcı ve Aydınus komedisi</title><content type='html'>MHK her hafta yaptığı atamalarla, niyetini adeta bütün futbol camiasının gözüne gözüne sokuyor ama elbette kimseden çıt yok. Trabzon lehine şu sezon yaşanan bütün utanç verici rezilliklerin yarısı Fener lehine yaşansaydı, üç kulübün başkanları şimdi bir araya gelmiş, aynı matbaadan afişler bastırmış, sulu gözlü bir şekilde insanlıklarını ayaklar altına alarak demeçler veriyordu. Ama arkadan itilen Trabzon, ezilen Fenerbahçe olunca kimseden ses çıkmıyor çünkü herkesin derdi bilindiği gibi "sarı-lacivert çubuklu" ile. Bütün rakip takım mensuplarının kendi kişiliğini, gururunu, onurunu bir kenara bırakıp karşısında birleştiği bir kulübe gönül vermek o kadar güzel bir şey ki, Fenerli olmayan hiç kimse bunu anlayamaz. Hepsi birbiri ile yandaş olduğu için de hayatları boyunca anlayamayacaklar.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu hafta Trabzon-Bursa maçı var ve MHK maça Fırat Aydınus'u atamış. Maçta olacakları hep beraber seyredeceğiz; geçen hafta Bünyamin'in yapacağı kıyakları nasıl 3 gün önceden söylediysem şimdi de söylüyorum. Aydınus'un o statta 2 sezon önce yönettiği bir Eskişehir maçı var, evlere şenlik. Eskişehir'i lime lime doğramıştı resmen. Türkiye'nin en sefil hakemi olduğunu her fırsatta belirtiyorum, o yüzündeki sahte gülümsemeden de iğreniyorum. Göstereceği "incelikli" performansı da merakla bekliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öte yandan Bursa başkanı, terörist ruhlu (Erhan Telli'yi adamları tutarken nasıl dövmüştü, herkes unuttu ama aklıselim unutmadı) İbrahim Yazıcı ise, Hürriyet gazetesine "Fener'den iki puan alarak Trabzon'a borcumuzu ödedik" demiş. Bence borçlarını başka şekilde geçen yılki maçtan sonra ödemişlerdir zaten de, karşımızda hukuk olduğu için oralara (kanıt olmadan) giremiyoruz. Ama hafta sonu maç yapacakları bir rakip hakkında söylediği şu sözler gerçekten de utanç verici ve Türk futbol camiasında Fenerbahçe'nin şampiyonluk tehlikesi (!) belirdiğinde ar, namus, haysiyet gibi kavramların bir kenara atıldığının açık göstergesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha önce de yazmıştım, geçen haftaki G.Saray-Trabzon maçından sonra bu görüşüm kesinleşti: Bir Fenerbahçe taraftarı olarak 3 senedir en nefret edilen takımlar sıralamasında G.Saray'ın adı ilk 3'te bile geçmez artık. G.Saray'ın bu yılki durumuyla da ilgisi yok bunun, başkan ve yöneticilerin tavırlarıyla ilgisi var. Sıralama Trabzon, Bursa ve Beşiktaş diye gider.. G.Saray forması giyen delikanlıların geçen hafta ortaya koyduğu mertçe mücadeleyi bir post ile övme fırsatı bulamamıştık, bu vesileyle onu da yapalım. Trabzon-Bursa orta oyununu da iyi izleyip dersler alalım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4479144323766353617?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4479144323766353617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4479144323766353617&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4479144323766353617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4479144323766353617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/yazc-ve-aydnus-komedisi.html' title='Yazıcı ve Aydınus komedisi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3912298084489393930</id><published>2011-04-11T20:41:00.013+03:00</published><updated>2011-04-11T21:16:59.673+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><title type='text'>Ali Sami Yen'e (el)veda</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zm1D0ywHSoE/TaNCzZoWTGI/AAAAAAAADFQ/fwMPqm9tUMI/s1600/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266890.Jpeg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-zm1D0ywHSoE/TaNCzZoWTGI/AAAAAAAADFQ/fwMPqm9tUMI/s400/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266890.Jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5594388612945169506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IL4L2kAM2Cc/TaNCvXu7zfI/AAAAAAAADFI/px43fekzwDE/s1600/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266886.Jpeg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-IL4L2kAM2Cc/TaNCvXu7zfI/AAAAAAAADFI/px43fekzwDE/s400/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266886.Jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5594388543716445682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LpkOdhhs57s/TaNCqiMUEUI/AAAAAAAADFA/3OGnPdqr1Xw/s1600/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266884.Jpeg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-LpkOdhhs57s/TaNCqiMUEUI/AAAAAAAADFA/3OGnPdqr1Xw/s400/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266884.Jpeg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5594388460624679234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;İstanbul'un Mecidiyeköy semtinde G.Saray futbol takımının 2011 yılına kadar maçlarını oynadığı, kimileri için cennet kimileri için cehennem olan, adını rahmetli kurucu Ali Sami Yen'den alan futbol mabedi Ali Sami Yen Stadyumu bugün yıkılmaya başlandı.  G.Saray bu statta Real Madrid, Barcelona, Milan, Liverpool, Lazio, Leeds, Deportivo, PSG, PSV, Monaco, Athletic Bilbao ve bunun gibi adını hatırlayamadığım Avrupa'nın bir çok ünlü kulübünü dize getirmişti. Aklımda kaldığı kadarıyla bir G.Saray-Milan maçı sonrası Milan kaptanı Maldini'nin, ''kimse beni bu statta 25.000 kişi olduğuna inandıramaz'' sözleriyle atmosferi özetlediği stat, bugün gerçek anlamda tarihin sayfalarına doğru gömülmeye başladı. İçinde gerçekten G.Saray sevgisi barındıran taraftarlar için bu statla birlikte hayaller de yıkılmaya başlandı bence. Bu şanlı tarih, Ali Sami Yen ruhu, G.Saray sevdası, onlarca şampiyonluk, zaferler, futbolcular, sevinçler ve üzüntüler de taşların arasında sıkışıp kaldı. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün şöyle bir geriye dönüp baktığımda yıkılan stadyumla birlikte G.Saray'ın da yıkıldığını ve bu enkazın altında kaldığını düşünmemek elde değil. An itibarı ile kalan tüm maçlarını kazansa dahi bu sezon tarihindeki en kötü sezonunu elde edecek olan futbol takımımız, puan cetvelinde düşme potasının iki puan üstünde yer almakta. O takım ki, tarihinde ilk kez art arda oynadığı 7 maçta sadece 1 puan alabilmiş olma gibi inanılmaz bir istatistiğe de imza attı bu yıl. Yenilgi sayısı 15, sıralamadaki yeri de 14. Hatırlıyorum da "ağlamak istiyorum sayın seyirciler!!!" diyen spikerler Galatasarayımız'ın başarıları sonrasında mutluktan ağlardı. Şimdi ise taraftar çaresizlikten, üzüntüden ağlıyor. Çocukluğumun en güzel günlerini yaşatan, her perşembe günü bir önceki gece alınan Şampiyonlar Ligi galibiyetiyle okulda hava atmamızı sağlayan, 17 Mayıs 2000'i 18 Mayıs'a bağlayan gece sevinçten hiçbirimizi uyutmayan bir zamanların efsane takımı şimdi ciğeri beş para etmeyen futbolcularla, iş bilmeyen yöneticilerle, vampir Adnanlar'la, sahte ve aşağılık iyi gün taraftarlarıyla ayağa düştü; bir dönemin Avrupa fatihi şimdiki zamanın asansör takımlarına boyun eğmeye başladı. Evet, aşağılık diyorum çünkü Galatasaray içeride Gençlerbirliği ile oynuyor, maç 2-0 konuk takımın galibiyeti ile devam ederken Gençlerbirliği'nin her pasını Ali Sami Yen'in büyük çoğunluğu ayakta alkışlıyor.. "Oley" nidalarıyla dalga geçiyor.. Antalyaspor maçında futbolcu oyundan alınıyor, seyirci ıslıklıyor.. Türk Telekom Arena'da Fenerbahçe ile oynuyor Galatasaray, maçı 2-1 kaybediyor.. Maçtan sonra mikrofon uzatılıyor (sözde) takım kaptanı Arda Turan'a.. O da, "burada bulunmak zorunda olduğum için buradayım ve oynuyorum" diyor. Kendi taraftarı ''Fener şampiyon olmasın da isterse Trabzon bize 5 atsın'' diyor ve utanmadan sırtında rahmetli Metin Oktay'ın parçalı formasıyla maç seyretmeye gidiyor. Ulan haysiyetsizler, ulan şerefsizler, ulan ONURSUZLAR!!! Senin tuttuğun takım, senin yöneticiliğini yaptığın takım, senin formasını ıslattığın takım GALATASARAY!!! Sizin gibiler yüzünden bu takım bugün bu statla birlikte enkaz oldu. Sizin gibiler yüzünden bu takım günden güne eridi, bitti, tükendi. Sayenizde bu takım sıradan bir Anadolu takımından farksız bir hal aldı. İşin en acı kısmı da bugün bu takım boşvermişliğin takımı oldu. Ve bugün Ali Sami Yen Stadyumu ile birlikte kendisi de bir enkaz hâline geldi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Teşekkürler basiretsiz yönetim, teşekkürler ruhsuz futbolcular ve teşekkürler sahtekâr, iyi gün Galatasaray taraftarı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bir Galatasaray sevdalısı&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Aydın'da yaşayan, G.Saray'ı canı kadar seven yakın bir dostumun yazısıdır. Ricası üzerine blogda yayımlanmıştır. Her kelimesine katılınarak...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3912298084489393930?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3912298084489393930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3912298084489393930&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3912298084489393930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3912298084489393930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/ali-sami-yene-elveda.html' title='Ali Sami Yen&apos;e (el)veda'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zm1D0ywHSoE/TaNCzZoWTGI/AAAAAAAADFQ/fwMPqm9tUMI/s72-c/ali-sami-yen-stadi-nin-yikimina-baslandi-1266890.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7288240889788899213</id><published>2011-04-11T19:11:00.003+03:00</published><updated>2011-04-11T19:15:29.237+03:00</updated><title type='text'>Melody Maker, Jr.</title><content type='html'>Gündüz Feneri'nde zaman zaman yer verdiğim müzik postlarını bundan sonra yeni bir blogda yazacağım. Yeni-eski-çok eski-çok yeni albüm tanıtımları, o albümleri indirme linkleri ve çeşitli videoların olacağı, Türk futbolu içerikli bir blogdan çok daha eğlenceli olacağını tahmin ettiğim yeni bir uğraşı. Fazla zamanım yok ama zaten günde sadece 15 dakikamı alacak tek post ile kotarmayı düşünüyorum. Hatta kotarmaya başladım. Hayırlısı olsun.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sinema top-listleri ve sinemayla alâkalı yazılar ise buradan devam.. Şimdilik..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://melodymaker-jr.blogspot.com/"&gt;http://melodymaker-jr.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7288240889788899213?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7288240889788899213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7288240889788899213&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7288240889788899213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7288240889788899213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/melody-maker-jr.html' title='Melody Maker, Jr.'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3490949215712039202</id><published>2011-04-10T20:41:00.005+03:00</published><updated>2011-04-10T21:25:49.067+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Bünyamin'i gördünüz mü?</title><content type='html'>Türk polisinin, Türk devlet memurlarının yüz karası bir adam bu.. Karşımıza hukuk çıkmayacak olsa sahip olduğu bütün değerlere sövmek ister gönül ama işte hukuk var. Hafta içinden beri söylüyorum ve yazdım, bu adamın yönettiği bir maçta Trabzon'un puan kaybetmesi mümkün değil. Bugün önce işler kötüye gidiyor, 2 puan kaybediliyor diye alelacele Kâzım'ı saçma sapan bir kartla oyun dışına gönderdi. Sonra baktı yetmiyor, akıl almaz düdüklerle G.Saray ceza sahasının çevresinden Trabzon lehine frikikler yaratmaya başladı. Trabzon lehine 29 faul çalındı bugün. Hani internet sitelerinde, forumlarda kedi-köpekler "Fener'in sert oyununa müsamaha gösteriliyor" diyor ya, Trabzonlu erkek müsveddesi topçuların kılına dokunulsa faul çalındı bugün. Rakibinin iki katı faul yapmış G.Saray, memurların yüz karası öyle diyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hatırlanırsa G.Antep-Trabzon maçında da ev sahibi 1-0 öndeyken bu çirkin suratlı yaratık uydurma bir penaltı ve kırmızı kartla 3 puanı Antep'ten alıp, spor bakanının takımına vermişti. Bugün de aynısını yaptı ve 2 puan kaybedilmesini önledi. Yakında komiser olduğunu falan duyarız, bu sene bunu alnının teriyle hak ediyor çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hep yazıyorum, boşuna da yazmıyorum: Aleyhine 3 yıldır penaltı verilmeyen, bu sene 10 maçta rakipleri kırmızı kart gören, 14-15 puanı hakemlerle alan bu takım, Türk futbol tarihinin en lekeli, en şaibeli, en ar-namus yoksunu zaferine doğru emin adımlarla ilerliyor. Kutlu olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3490949215712039202?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3490949215712039202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3490949215712039202&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3490949215712039202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3490949215712039202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/bunyamini-gordunuz-mu.html' title='Bünyamin&apos;i gördünüz mü?'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4917855260013825397</id><published>2011-04-10T12:56:00.003+03:00</published><updated>2011-04-10T13:22:58.095+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Kritik viraj dönüldü</title><content type='html'>Dünkü maç öncesi yazımda Andre Santos'un önünde Caner'in denenebileceğini ama herhangi bir deneme için Eskişehir deplasmanının biraz fazla riskli olduğunu belirtmiştim. Ama Aykut hoca hem bizden daha cesaretli çıktı hem de sonuçta antrenmanlarda yeterince çalışmasını yaptırmıştır bu kadronun. Ne olursa olsun netice hayırlı oldu ve Caner takımın beraberlik golünü attığı gibi; delişmen, savruk ama mücadeleci ve hırslı oyunuyla takıma bir dinamizm kazandırdı. Geçen yıl G.Saray'da oynarken bile onun kazmalığından dem vuranlara "bu çocukta Tuncay ruhu var, hiç pes etmiyor" deyip kendisini övüyordum. Ve bonservisini Fener'in almasını istiyordum. 1988 doğumlu bu arkadaş kendini futbola verse; pembe cantlarla, karı-kızla münasebetini normal seviyelerde tutsa, Mehmet topuz'u örnek alsa uzun vadede bu takımın sol-önünde kendisine şans bulabilir. Yoksa da onlarcası gibi kaybolup gider iki sene sonra..&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünkü deplasmana Caner-Stoch ikilisiyle çıkacağı söyleniyordu Kocaman'ın ve ben o durumda Burhan Eşer'in o kanadı felç edeceğini düşünüp endişe duyuyordum. Andre Santos-Caner gibi savunma olarak en sağlam denebilecek ikiliye rağmen Burhan yine de etkili olup golü attırdı maç başında ama ondan sonra çok etkili bir varyasyon göremedik o kanatta. Dia'nın yokluğunda Kocaman'ın sol-önde ya Caner ya da Özer'i oynatması lâzım. Maçın sıkıştığı anlarda da son yarım saatte Stoch oyuna sürülebilir. G.Saray maçı örneğinde olduğu gibi rakip savunmanın dengesini bozup etkili de olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Emre belki çok iyi oynamadı ama takım kimyası açısından onun varlığının ne kadar elzem olduğu dün bir kez daha görüldü. Kaldı ki Emre belki gollük paslar atmıyor, kritik toplar oynamıyor ama onun varlığında o işleri Alex'in daha fazla yaptığını da net bir şekilde gözleyebiliyoruz. Emre gerideki pas trafiğini yönettiği için Alex geriye kadar gelmek durumunda kalmıyor, bu çok açık. Ama Emre yoksa orada kim oynarsa oynasın takım topu çeviremez bir duruma düştüğü için Alex defalarca orta yuvarlağa kadar gelip o trafiği kendi yönetmeye kalkıyor. Bu yüzden de forvet ile orta sahanın arası inanılmaz şekilde açıldığı için Niang yalnız kalıyor. Alex'in 3. bölgede etkili olması için Emre olmazsa olmaz bir oyuncu. 31 yaşında olduğu da düşünülürse Fenerbahçe'nin Gökay'ı şimdiden 2-3 sene sonrasına hazırlaması lâzım. Gökay Türkiye'nin en iyi orta saha oyuncularından biri olabilecek kumaşa sahip çünkü. O zamana kadar da Emre'nin sakatlanmaması için dua edilecek, yapacak başka bir şey yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe yine iyi oynamadı dün. Zaten son haftalarda stres arttıkça oyun kalitesi giderek düştü ve şu anda kendi standardını buldu. Elbette maçlar kazanıldığı müddetçe bunun bir önemi yok ama maçların kazanılmasını daha zor kıldığı kesin. Dün peş peşe o iki gol gelmese Fener'in maçı kazanması (olağanüstü koşullar oluşmazsa) imkânsıza yakındı. Beraberlik golünün bile o kadar kısa süre içinde bulunması büyük bir şans iken, üstüne bir de öne geçti takım ve ondan sonra kalitesiyle maça hâkim olmayı başardı. Aksi durumda ne olurdu, bunu hiç bilemeyeceğiz ama şahsi kanaatim hiç iyi şeyler olmayacağı yönünde..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Deplasmanlarda böyle oynanması bir derece sineye çekilebilir ama gelecek haftaki G.Antep maçında asla Bursa karşısındaki gibi başlamaması lâzım Fenerbahçe'nin. 10 maçlık galibiyet serisi, hatta geçen sezonun son 11 haftasındaki seri Bursa maçındaki gibi bir oyunla sağlanmadı. Fenerbahçe'nin o muhteşem taraftar önünde biraz (fazla değil ve zaten fazla olması da gerekmiyor) risk alıp mutlaka ilk 15-20 dakikada rakibini boğması ve sıkıştırması gerekiyor. Bunu yapabilecek bir oyuncu topluluğu mevcut ve bir arada oynama alışkanlığını da yavaş yavaş kazandıkları için bu tarz bir pres oyununu en az riskle kotarabiliyorlar. Bunu defalarca gördük daha önce. Ha, elbette bu presi 90 dakika sürdürmek mümkün değil ama Fenerbahçe zaten o baskıyla ilk golü bulunca ikinci çeyrekte oyunu rölantiye alarak aktif dinlenmeye geçiyor. Sonra gerektiğinde ikinci devrede yeniden bir süre vites yükseltip istediğini alıyor. G.Antep maçında kontrollü olmak şart, çünkü rakip tehlikeli ama ilk dakikadan itibaren aşırı tedbirli bir oyun oynanırsa rakibi çözmek zorlaşabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haftaya G.Antep maçı sonrası Fener'in liderliği geri alacağını düşünüyorum. Ondan sonra takımın önü açık. Dünkü Eskişehir maçı, sezonun gidişatı açısından tarihî bir maçtı. Sezon bittiğinde bunu daha iyi anlayacağız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskişehir 1 - Fenerbahçe 3&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4917855260013825397?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4917855260013825397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4917855260013825397&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4917855260013825397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4917855260013825397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/kritik-viraj-donuldu.html' title='Kritik viraj dönüldü'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6929621912184981183</id><published>2011-04-08T23:18:00.006+03:00</published><updated>2011-04-09T00:58:38.133+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Kritik viraj</title><content type='html'>Geçen hafta Kuddusi'nin katlettiği, 2 net penaltıyı vermediği maçta Bursa'ya karşı 2 puan kaybeden Fenerbahçe, yarın akşam Eskişehir önünde belki de ligin en kritik maçına çıkıyor. Trabzon'un G.Saray deplasmanında şansının hiç de az olmadığını herkes biliyor; bu yüzden Fener'in puan kaybı, aradaki farkın bir anda 4 ya da 5'e çıkmasına sebep olabilir. Trabzon zaten hakemlerle birlikte ve kol kola oynadığı için G.Saray onları zorlasa da Bünyamin'den en az 1 tane kıyak görecektir maçta. Bu; penaltı, rakibe verilmeyen penaltı, rakibe yanlış kalkan ofsayt ya da Trabzon'un ofsayttan gol atması şeklinde tezahür edebilir. Kaldı ki bütün G.Saraylılar Trabzon'un kazanmasını istiyor bu maçta, bu durum da olaya ayrı bir boyut katıyor. Velhasıl o maçtan bir Fener taraftarı olarak beklentim yok. Fenerbahçe, şanlı tarihinde hep yaptığı gibi kendi göbeğini kendi kesmek durumunda.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bülent Uygun ile sert bir takım hâline gelen ve evinde 10 maçta hiç yenilmeyen Eskişehir, 4-2-3-1 ile alanı daraltan, rakibe boşluk bırakmayan ve önce 1 puanı hedefleyen bir anlayışta olacaktır yarın akşam. Kadroyu şu şekilde bekliyorum: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ivesa - Koray (Diego), Sezgin, Nadarevic, Volkan - Pele, Doğa - Burhan, Sezer, Erkan (Serdar) - Ümit (Batuhan)..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu kadro, olabilecek en yüksek gayret ve motivasyonla oynayacağı, ayrıca mükemmel seyircisini de arkasına alacağı için Fener'den puan alabilecek kudrette bir ekip. Bireysel bir hata ya da duran toptan gol yemezlerse şanslarını yüksek görüyorum. Hele öne geçerlerse Fener'in maçı çevirmesi çok zor olur. Zaten 10 maçlık galibiyet serisinin son 3-4 maçında ve puan kaybedilen Bursa maçında Fenerbahçe, kalitesinin uzağında bir oyun oynadı ve formunun da giderek düştüğü izlenimini verdi bize. Umarım bu maç, yeniden çıkışa geçildiği ve yeni bir serinin başladığı maç olarak kayıtlara geçer.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe'nin maça hangi kadroyla çıkacağı ise meçhul. Benim beklentim şöyle:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Volkan - Gökhan, Lugano, Yobo, Andre Santos - Mehmet, Cristian, Emre, Özer - Alex - Niang..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bence sahaya çıkması gereken kadro da bu zaten. Sadece son haftalarda takımın en fazla koşan oyuncusu olmasına rağmen bal yapmayan arı görünümündeki Özer'in yerine orta sahanın solunda Caner denenebilir ama bu maç, böyle denemelerin yapılacağı bir maç değil nitekim. Yazılı ve görsel basında Mehmet'in ön libero olduğu, Cristian'ın yerine Stoch'un oynadığı ya da Niang'ın solda, Semih'in santrforda olduğu fantezi kadrolar uçuşuyor adeta ama bence Aykut hoca yukarıdaki 11'i sürecek sahaya. Bir kere Selçuk'un yokluğunda Cristian, takımın topa sahip olması ve oyunu kontrol etmesi için olmazsa olmaz unsur. Camiayla bir türlü barışamayan bu oyuncunun hakkının biraz yendiğini ve son haftalarda hiç fena oynamadığını düşünüyorum. Ayrıca Mehmet, sezon başındaki görüşlerimizin aksine sağ kanatta daha faydalı oynuyor bu yıl. Ön liberoda oynadığında ise takım organizasyon konusunda sıkıntı yaşıyor (bkz. içerideki G.Saray maçı).&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunun yanında (Dia'nın olmadığını düşünürsek) Stoch ve Semih'in, kulübeden oyuna direkt etki yapabilecek silahlar olarak kenarda oturması da Fener'in lehine olur. Bütün bu silahları sahaya sürüp yedek kulübesine Cristian ve Özer'i oturtursanız, işler iyi gitmediğinde bunları mı alacaksınız oyuna? Saçmalık..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;10 maçlık serinin ilk 5-6 tanesinde ortaya koyduğu azim ve kararlılığı sergilerse; ayrıca Alex, Niang ve Andre Santos istekli olursa Fenerbahçe'nin maçı kazanacağını düşünüyorum. Emre'nin dönüşü çok ama çok önemli.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6929621912184981183?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6929621912184981183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6929621912184981183&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6929621912184981183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6929621912184981183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/kritik-viraj.html' title='Kritik viraj'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1313222446192633402</id><published>2011-04-05T21:08:00.009+03:00</published><updated>2011-04-07T01:13:55.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><title type='text'>Best soundtrack albums</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-1-NCmb_DKTc/TZt5IhkxgvI/AAAAAAAADC0/PqlhpWy4GH8/s1600/GoodBadUgly.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 390px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-1-NCmb_DKTc/TZt5IhkxgvI/AAAAAAAADC0/PqlhpWy4GH8/s400/GoodBadUgly.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5592196549669126898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-etH0Oj5dPcQ/TZt4_vMcEII/AAAAAAAADCs/IZXHXl0trDA/s1600/The-Beatles-A-Hard-Days-Night.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;- A Fistful of Dollars - Ennio Morricone (1964)&lt;/div&gt;- A Hard Day's Night - The Beatles (1964)&lt;div&gt;- Above the Rim - Karışık (1994)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- American Graffiti - Karışık (1973)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ben-Hur - Miklos Rozsa (1958)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Blade Runner - Vangelis (1982)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Blue Velvet - Angelo Badalamenti (1986)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Doctor Zhivago - Maurice Jarre (1965)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Easy Rider - Karışık (1969)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Gone With the Wind - Max Steiner (1939)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hedwig and the Angry Inch - John Cameron Mitchell (2001)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- High Noon - Tex Ritter (1952)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Jaws - John Williams (1975)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kundun - Philip Glass (1997)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Lawrence of Arabia - Maurice Jarre (1962)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Local Hero - Mark Knopfler (1983)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Lost Highway - Karışık (1997)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Mary Poppins - Richard Sherman, Robert Sherman (1964)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Meet Me in St. Louis - Hugh Martin, Ralph Blaine (1944)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- O Brother Where Art Thou? - Karışık (2000)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Oliver! - Lionel Bart (1968)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Once Upon a Time in the West - Ennio Morricone (1968)&lt;div&gt;- Pat Garrett &amp;amp; Billy the Kid - Bob Dylan (1973)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Pinocchio - Karışık (1940)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Pulp Fiction - Karışık (1994)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Purple Rain - Prince and the Revolution (1984)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Saturday Night Fever - Bee Gees (1977)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Shaft - Isaac Hayes (1971)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Singin' in the Rain - Arthur Freed, Nacio Herb Brown (1952)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Snow White and the 7 Dwarfs - Frank Churchill, Larry Morey (1937)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Superfly - Curtis Mayfield (1972)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Adventures of Robin Hood - Erich Wolfgang Korngold (1938)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Band Wagon - Arthur Schwartz, Howard Deitz (1953)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Godfather - Nino Rota (1972)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Good, The Bad and the Ugly - Ennio Morricone (1966)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Harder They Come - Jimmy Cliff (1972)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Long Raiders - Ry Cooder (1980)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- The Music Man - Meredith Willson (1962)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- This is Spinal Tap! - Spinal Tap (1984)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Trainspotting - Karışık (1996)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Ulysses' Gaze - Eleni Karaindrou (1995)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Velvet Goldmine - Karışık (1998)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Vertigo - Bernard Hermann (1958)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Woodstock - Karışık (1970)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Liste alfabetik düzenlenmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-etH0Oj5dPcQ/TZt4_vMcEII/AAAAAAAADCs/IZXHXl0trDA/s400/The-Beatles-A-Hard-Days-Night.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5592196398706331778" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1313222446192633402?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1313222446192633402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1313222446192633402&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1313222446192633402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1313222446192633402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/best-soundtrack-albums.html' title='Best soundtrack albums'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-1-NCmb_DKTc/TZt5IhkxgvI/AAAAAAAADC0/PqlhpWy4GH8/s72-c/GoodBadUgly.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7308685433621517809</id><published>2011-04-04T20:18:00.003+03:00</published><updated>2011-04-04T20:31:13.218+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><title type='text'>Best albums of 1994</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wCPbOKpMs5k/TZoAJTW-V_I/AAAAAAAADCk/Q0Zv5Y-Lur4/s1600/jeff-buckley---grace.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-wCPbOKpMs5k/TZoAJTW-V_I/AAAAAAAADCk/Q0Zv5Y-Lur4/s400/jeff-buckley---grace.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5591782047149348850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Jeff Buckley - Grace (10)&lt;div&gt;2. Portishead - Dummy (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Oasis - Definitely Maybe (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Suede - Dog Man Star (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. Massive Attack - Protection (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;6. Underworld - Dubnobasswithmyheadman (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7. Nirvana - Unplugged in New York (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;8. Pulp - His 'N Hers (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;9. Pavement - Crooked Rain, Crooked Rain (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;0. Blur - Parklife (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1. Nick Cave and the Bad Seeds - Let Love in (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Soundgarden - Superunknown (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. The Prodigy - Music for the Jilted Generation (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. The Stone Roses - Second Coming (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. Beck - Mellow Gold (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;6. The Future Sound of London - Lifeforms (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7. Manic Street Preachers - The Holy Bible (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;8. Pearl Jam - Vitalogy (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;9. Beastie Boys - Ill Communication (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;0. Green Day - Dookie (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/-P3_aUvCRDAc/TZoAE0cEnhI/AAAAAAAADCc/0kS7CDXTn34/s400/portishead_dummy.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5591781970129755666" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7308685433621517809?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7308685433621517809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7308685433621517809&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7308685433621517809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7308685433621517809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/best-albums-of-1994.html' title='Best albums of 1994'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-wCPbOKpMs5k/TZoAJTW-V_I/AAAAAAAADCk/Q0Zv5Y-Lur4/s72-c/jeff-buckley---grace.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7539785108024082313</id><published>2011-04-03T22:41:00.006+03:00</published><updated>2011-04-03T23:06:23.210+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Rezillerin, rezilliğin ligi</title><content type='html'>Geçen sene İbrahim Toraman ve Rüştü son maçta bütün ülkenin gözü önünde Bursa'ya şampiyonluğu verdi. Rüştü, Fener-Trabzon maçından önce Trabzonlu oyuncuları arayıp "size güveniyoruz" dedi. Egemen, Giray ve Onur, kendilerine giren-çıkan hiçbir şey yokken hayatlarının en gayretli maçını oynadı son hafta. Bütün Türkiye Fener'e karşı birleşti ve sonunda o zavallıların hepsi sevindi. Resmen bayram yaptılar. 27 senedir futbol seyrediyorum, ciddi bir taraftarım ve muhayyilemde, bir taraftarın "rakibinin rakibini tutması" kadar zavallı, ezik ve kancıkça bir tavır bilmiyorum. Ama bu ülkede o kadar çok ezik var ki, dünya üzerindeki bütün abaküsleri yan yana koysan yine sayamazsın.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Trabzon bu sezon başından beri hakemlerle en az 13-14 puan kazandı. Geçen hafta G.Birliği'ne ofsayttan beraberlik golünü attı. Beşiktaş ve Antep'i deplasmanda (yenik durumdayken) hakemlerle yendi. Kasımpaşa ile oynarken rakibin 2 ya da 3 penaltısı verilmedi, ki bir tanesi uzatma dakikalarındaydı. Ama başkanı da teknik direktörü de ağlamaktan hiç usanmadı haftalar boyunca. Ve bu akşam muratlarına erdiler. Yaptıkları propagandanın sonucunu bugün aldılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunun yanında internet sitelerinde, bloglarda "Fenerbahçe'nin maçlarında sert oyuna müsamaha gösteriliyor" diyen reziller bu akşamki maçtan sonra ne düşünüyor, en ufak temaslara faul çalan hakemi gördükten sonra ne diyorlar, merak ediyorum. Muhtemelen yine utanmamıştır onlar ama biz artık sıtkımızı sıyırma noktasına geldik. Maçla ilgili hiçbir şey yazmak istemiyorum. Fenerbahçeli oyuncuların her birini bir taraftar olarak alnından öpmek isterdim sadece. Her zaman "böyle oynasınlar canımızı yesinler" diyoruz, hâlâ aynı şeyleri söylüyorum. Bu kadar çok kedinin-köpeğin bir kulübe karşı birleşip içlerinden birinin başarısıyla sevinmesi çok komik ve insana o hedef takımı tuttuğu için gurur duyduran bir şey. Bunlar her sene Fener'e karşı birleşsin, sezon sonunda içlerinden biri şampiyon olsun; sonra hep beraber sevinsinler. Bu sadece Fener'i yüceltiyor, hepsini birden ise itin g.tüne sokuyor; haberleri yok.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe 0 - Bursa 0&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7539785108024082313?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7539785108024082313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7539785108024082313&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7539785108024082313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7539785108024082313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/rezillerin-rezilligin-ligi.html' title='Rezillerin, rezilliğin ligi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1388090893581157389</id><published>2011-04-02T12:17:00.004+03:00</published><updated>2011-04-02T12:28:03.433+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 Richard Linklater filmi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-e0F_iv5BDQM/TZbrYDVNmgI/AAAAAAAADCU/KsQU6ecYKPA/s1600/Before_Sunrise_film.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 209px; height: 301px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-e0F_iv5BDQM/TZbrYDVNmgI/AAAAAAAADCU/KsQU6ecYKPA/s400/Before_Sunrise_film.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5590914785870715394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;1. Before Sunrice &amp;amp; Before Sunset (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1995 &amp;amp; 2004&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Dazed and Confused (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1993&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Slacker (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1991&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Waking Life [anim.] (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2001&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. A Scanner Darkly [anim.] (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2006&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer: School of Rock (7), Fast Food Nation (7), Tape (6), The Bad News Bears (6), The Newton Boys (5)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görmediklerim: SubUrbia, Live From Shiva's Dance Floor [bel.],  Inning By Inning: A Portrait of a Coach [bel.], Me &amp;amp; Orson Welles&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/-lZlPXr40MfY/TZbrU3M1JfI/AAAAAAAADCM/uyWScVN5CxY/s400/Before_Sunset_movie.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5590914731074725362" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 204px; height: 302px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1388090893581157389?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1388090893581157389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1388090893581157389&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1388090893581157389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1388090893581157389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/04/en-iyi-5-richard-linklater-filmi.html' title='En iyi 5 Richard Linklater filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-e0F_iv5BDQM/TZbrYDVNmgI/AAAAAAAADCU/KsQU6ecYKPA/s72-c/Before_Sunrise_film.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8299740227433245453</id><published>2011-03-28T00:42:00.004+02:00</published><updated>2011-03-28T00:51:23.124+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 David O. Russell filmi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-py-oy-DoP0c/TY-_HOdqcuI/AAAAAAAADCE/HZ4cid8cvek/s1600/david-o-russell.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 255px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-py-oy-DoP0c/TY-_HOdqcuI/AAAAAAAADCE/HZ4cid8cvek/s400/david-o-russell.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5588895793452577506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1. Three Kings (8)&lt;div&gt;1999&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. The Fighter (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2010&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. I Heart Huckabees (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2004&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Flirting With Disaster (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1996&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. Spanking the Monkey (6)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1994&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8299740227433245453?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8299740227433245453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8299740227433245453&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8299740227433245453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8299740227433245453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-david-o-russell-filmi.html' title='En iyi 5 David O. Russell filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-py-oy-DoP0c/TY-_HOdqcuI/AAAAAAAADCE/HZ4cid8cvek/s72-c/david-o-russell.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7817956799802874159</id><published>2011-03-27T09:57:00.007+02:00</published><updated>2011-03-27T17:31:46.440+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Bir pişmanlık yazısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-PjDxlP2_6pA/TY7t5m3yRnI/AAAAAAAADB8/HJpbX4Z-S6Y/s1600/alex%2Bde%2Bsouza.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-PjDxlP2_6pA/TY7t5m3yRnI/AAAAAAAADB8/HJpbX4Z-S6Y/s400/alex%2Bde%2Bsouza.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5588665761556219506" /&gt;&lt;/a&gt;Alex de Souza, dünyanın gelmiş geçmiş en zeki 50 oyuncusundan biri. Bana göre 20'dir bu sayı da, ihtiyatlı olmak adına 50 dedim. Herkesin söylediği gibi, futbolunda eksik olan özellikleri de haiz olsa zaten Fenerbahçe'de oynamaz, Mesut gibi 25 milyon avroya transfer yapardı. Ki bana göre Mesut'tan daha iyi futbolcudur, Mesut oynadığına göre şu anda Real Madrid'de de rahatlıkla oynar.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu görüşlerim, onu ilk gördüğüm 2000 Sydney Olimpiyatlarından beri değişmedi. O Brezilya takımında Ronaldinho, Lucio, Edu, Fabio Aurelio gibi oyuncuların kaptanıydı ve turnuvada 2 gol atmıştı. Fenerbahçe'ye gelmeden önce de, bir ulusal gazetenin futbol ekinde Fenerbahçe ile ilgili yazdığım 3 yazıda Fenerbahçe'nin onun gibi bir oyuncuya sahip olması gerektiğini ısrarla belirtmiştim ve kaderin cilvesi, 2 yıl sonra transferi gerçekleşti. 6.5 yıldır büyük bir hayranlıkla izlemekle beraber, kendisinden hepten soğuduğum dönemler de oldu. Bu blogda da çok sert eleştiriler yaptım kendisiyle ilgili. Şimdi ise o postlardan ve acımasız eleştirilerden duyduğum pişmalığı belirtmek için bu yazıyı yazıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim kişisel olarak Alex'ten şikayetim hiçbir zaman koşmaması, defans yapmaması vs. olmadı. Benim için kazma bir futbolcunun kazmalığını eleştirmek de abestir mesela. O oyuncunun kapasitesi belliyse, artıları ve eksileri ortadaysa, onları değerlendirip o oyuncuyu transfer etmek, ettikten sonra oynatıp oynatmamak size kalmış. Benim için en önemli kriter "oyuncunun kapasitesinin ne kadarını ortaya koyduğu" olmuştur her zaman. İbrahim Üzülmez gibi bir oyuncu benim nazarımda Türk futbol tarihinin en iyi sol bekidir mesela. Futbolcu olarak söylüyorum bunu elbette, bir sporcu olarak utanç verici biri Üzülmez. Ama sahip olduğu kapasitenin %100'ünü vermek için adeta yırtınan bir oyuncu. Alex ise, benim kendisini eleştirdiğim dönemlerde hiçbir zaman kapasitesinin tamamını vermedi takıma. Top rakipte olduğunda zaten koşmuyor ama o maçlarda top kendi takımındayken de koşmadı mesela. Takımın kazanıp kazanmaması hiç umrunda değilmiş gibi bir havası vardı. Örneğin Nonda'nın golüyle şampiyonluğun gittiği G.Saray maçında ilk yarıda kaleciyle karşı karşıya kaldığı bir pozisyon vardı; dünyada olabilecek en uyuşuk, en isteksiz, en inançsız vuruşu yapıp topu kalecinin üzerine nişanlamış ve sümkürerek arkasını dönüp gitmişti. Yine aynı şekilde 1-0 kaybedilen Dinamo Kiev deplasmanındaki kaçak oyunu sonrası Rıdvan hoca bile "artık Alex gibi oyuncuların devri bitti" diye isyan etmişti. Aslında onun sıkıntısı da Alex'in defansa yardım etmemesi falan değil, isteksiz ve umursamaz oyunuydu. Bunları, yaptığım eleştirilerin kendimce haklı nedenlere dayandığını belirtmek için yazıyorum. Onları yaptığımda Alex'in o eleştirileri hak ettiğini düşünüyorum. Özellikle Aragones'li sezonda çekilmez bir oyuncuydu. Ve zaten o yazıları da o sezonda yazdım. Onun dışındaki yıllarda hiçbir sorunum olmadı kendisiyle, hatta geldiği ilk yıldan itibaren kardeşlerim başta olmak üzere çevremde onu eleştiren herkese karşı kendisinin en büyük savunucusuydum. Alex'in söylediği gibi, futbolun "teknik" kısmına daha fazla önem veren bir izleyiciyim çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de kontratının bitmesine yakın, Beşiktaş'a gitmekle tehdit ettiği bir demeci var kendi sitesinde yayımlanan, orada hepten insan olarak da tiksinmiştim Alex'ten. Ve hatta o olaydan sonra ağzıyla kuş tutsa bir taraftar olarak gözümde hiçbir zaman eski değerini geri kazanamayacağı bir duruma gelmişti. Ama bu yılki performansı, liderliği, takımı sahiplenişi ve istekli-arzulu oyunu ile her şeyi unutturdu şahsen bana. Onun için söylediğim tüm menfi şeyleri geri aldırıp, onlar için pişmanlık yaşatacak kadar unutturmaktan bahsediyorum hem de.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezon başından beri ortaya koyduğu istekli ve arzulu performans, takımı ve kulübü sahiplenişi, derby maçın ardından ertesi sabah izinli olduğu halde gidip A2 takımının maçını seyredişi, sahada 34 yaşında pres yapmaya çalışması vs. gibi unsurlar yüzünden, Alex'e bugüne kadar söylediğim her olumsuz sözden pişmanım. Bir de bunlar yetmezmiş gibi İnönü'de 3 gol 1 asist, Arena'da 1 gol 1 asist ile oynayarak bütün Fenerlileri mest etti bu sezon kaptan. Aldığı paraya da takıyordum eskiden; şimdi artık diyorum ki, 2 sezon boyunca hiçbir şey yapmadan kenarda otursun, takıma böyle liderlik etsin, 7 milyon avroyu alıp gitsin. Sesim çıkmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadece Fenerbahçe tarihinin en iyi yabancı oyuncusu değil, Fenerbahçe tarihinin en iyi futbolcusu ve Türk futbol tarihinin de en iyi yabancısı Alex de Souza.. Kendisinden, yazdığım o 3-5 yazı için özür diliyor, bir taraftar olarak yaşattığı her şey için de teşekkür ediyorum. Kişisel beyanımdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alex'in Fenerbahçe performansı:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye Ligi: 188 maç / 103 gol / 101 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye Kupası: 19 maç / 10 gol / 4 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TFF Süper Kupa: 2 maç / 2 gol / 1 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Şampiyonlar Ligi: 25 maç / 5 gol / 11 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Şampiyonlar Ligi eleme: 12 maç / 4 gol / 3 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Avrupa Ligi: 6 maç / 2 gol / 2 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Avrupa Ligi eleme: 4 maç / 1 gol&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Kupası: 10 maç / 2 gol / 1 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toplam: 266 maç / 129 gol / 123 asist&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7817956799802874159?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7817956799802874159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7817956799802874159&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7817956799802874159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7817956799802874159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/bir-pismanlk-yazs.html' title='Bir pişmanlık yazısı'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-PjDxlP2_6pA/TY7t5m3yRnI/AAAAAAAADB8/HJpbX4Z-S6Y/s72-c/alex%2Bde%2Bsouza.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7793851331694201171</id><published>2011-03-26T22:01:00.004+02:00</published><updated>2011-04-23T23:34:46.101+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Bir pişmanlık yazısı</title><content type='html'>Alex de Souza, dünyanın gelmiş geçmiş en zeki 50 oyuncusundan biri. Bana göre 20'dir bu sayı da, ihtiyatlı olmak adına 50 dedim. Herkesin söylediği gibi, futbolunda eksik olan özellikleri de haiz olsa, zaten Fenerbahçe'de oynamaz, Mesut gibi 25 milyon avroya transfer yapardı. Ki bana göre Mesut'tan daha iyi futbolcudur, Mesut oynadığına göre şu anda Real Madrid'de de rahatlıkla oynar.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu görüşlerim, onu ilk gördüğüm 2000 Sydney Olimpiyatlarından beri değişmedi. O Brezilya takımında Ronaldinho, Lucio, Edu, Fabio Aurelio gibi oyuncuların kaptanıydı ve turnuvada 2 gol atmıştı. Fenerbahçe'ye gelmeden 2 yıl önce de, bir ulusal gazetenin futbol ekinde Fenerbahçe ile ilgili yazdığım 3 yazıda Fenerbahçe'nin onun gibi bir oyuncuya sahip olması gerektiğini ısrarla belirtmiştim ve kaderin cilvesi, 1 yıl sonra transferi gerçekleşti. 6.5 yıldır büyük bir hayranlıkla izlemekle beraber, kendisinden hepten soğuduğum dönemler de oldu. Bu blogda da çok sert eleştiriler yaptım kendisiyle ilgili. Şimdi ise o postlardan ve acımasız eleştirilerden duyduğum pişmalığı belirtmek için bu yazıyı yazıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim kişisel olarak Alex'ten şikayetim hiçbir zaman koşmaması, defans yapmaması vs. olmadı. Benim için kazma bir futbolcunun kazmalığını eleştirmek de abestir mesela. O oyuncunun kapasitesi belliyse, artıları ve eksileri ortadaysa, onları değerlendirip o oyuncuyu transfer etmek, ettikten sonra oynatıp oynatmamak size kalmış. Benim için en önemli kriter "oyuncunun kapasitesinin ne kadarını ortaya koyduğu" olmuştur her zaman. İbrahim Üzülmez gibi bir oyuncu benim nazarımda Türk futbol tarihinin en iyi sol bekidir mesela. Futbolcu olarak söylüyorum bunu elbette, bir sporcu olarak utanç verici biri Üzülmez. Ama sahip olduğu kapasitenin %100'ünü vermek için adeta yırtınan bir oyuncu. Alex ise, benim kendisini eleştirdiğim dönemlerde hiçbir zaman kapasitesinin tamamını vermedi takıma. Top rakipte olduğunda zaten koşmuyor ama o maçlarda top kendi takımındayken de koşmadı mesela. Takımın kazanıp kazanmaması hiç umrunda değilmiş gibi bir havası vardı. Örneğin Nonda'nın golüyle şampiyonluğun gittiği G.Saray maçında ilk yarıda kaleciyle karşı karşıya kaldığı bir pozisyon vardı; dünyada olabilecek en uyuşuk, en isteksiz, en inançsız vuruşu yapıp topu kalecinin üzerine nişanlamış ve sümkürerek arkasını dönüp gitmişti. Yine aynı şekilde 1-0 kaybedilen Dinamo Kiev deplasmanındaki kaçak oyunu sonrası Rıdvan hoca bile "artık Alex gibi oyuncuların devri bitti" diye isyan etmişti. Aslında onun sıkıntısı da Alex'in defansa yardım etmemesi falan değil, isteksiz ve umursamaz oyunuydu. Bunları, yaptığım eleştirilerin kendimce haklı nedenlere dayandığını belirtmek için yazıyorum. Onları yaptığımda Alex'in o eleştirileri hak ettiğini düşünüyorum. Özellikle Aragones'li sezonda çekilmez bir oyuncuydu. Ve zaten o yazıları da o sezonda yazdım. Onun dışındaki yıllarda hiçbir sorunum olmadı kendisiyle, hatta geldiği ilk yıldan itibaren kardeşlerim başta olmak üzere çevremde onu eleştiren herkese karşı kendisinin en büyük savunucusuydum. Alex'in söylediği gibi, futbolun "teknik" kısmına daha fazla önem veren bir izleyiciyim çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de kontratının bitmesine yakın, Beşiktaş'a gitmekle tehdit ettiği bir demeci var kendi sitesinde yayımlanan, orada hepten insan olarak da soğumuştum Alex'ten. Ve hatta o olaydan sonra ağzıyla kuş tutsa bir taraftar olarak gözümde hiçbir zaman eski değerini geri kazanamayacağı bir duruma gelmişti. Ama bu yılki performansı, liderliği, takımı sahiplenişi ve istekli-arzulu oyunu ile her şeyi unutturdu şahsen bana. Onun için söylediğim tüm menfi şeyleri geri aldırıp, onlar için pişmanlık yaşatacak kadar unutturmaktan bahsediyorum hem de.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezon başından beri sergilediği istekli ve arzulu performans, takımı ve kulübü sahiplenişi, derby maçın ardından ertesi sabah izinli olduğu halde gidip A2 takımının maçını seyredişi, sahada 34 yaşında pres yapmaya çalışması vs. gibi unsurlar yüzünden Alex'e söylediğim her olumsuz sözden pişmanım. Bir de bunlar yetmezmiş gibi İnönü'de 3 gol 1 asist, Arena'da 1 gol 1 asist ile oynayarak bütün Fenerlileri mest etti bu sezon kaptan. Aldığı paraya da takıyordum eskiden, şimdi artık diyorum ki, 2 sezon boyunca hiçbir şey yapmadan kenarda otursun, takıma böyle liderlik etsin, 7 milyon avroyu alıp gitsin; sesim çıkmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sadece Fenerbahçe tarihinin en iyi yabancı oyuncusu değil, Fenerbahçe tarihinin en iyi futbolcusu ve Türk futbol tarihinin de en iyi yabancısı Alex de Souza.. Kendisinden, yazdığım o 3-5 yazı için özür diliyor, bir taraftar olarak yaşattığı her şey için de teşekkür ediyorum. Kişisel beyanımdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alex'in Fenerbahçe performansı:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye Ligi: 188 maç /103 gol / 101 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türkiye Kupası: 19 maç / 10 gol / 4 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;TFF Süper Kupa: 2 maç / 2 gol / 1 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Şampiyonlar Ligi: 25 maç / 5 gol / 11 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Şampiyonlar Ligi eleme: 12 maç / 4 gol / 3 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Avrupa Ligi: 6 maç / 2 gol / 2 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Avrupa Ligi eleme: 4 maç / 1 gol&lt;/div&gt;&lt;div&gt;UEFA Kupası: 10 maç / 2 gol / 1 asist&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Toplam: 266 maç /129 gol / 123 asist&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7793851331694201171?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7793851331694201171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7793851331694201171&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7793851331694201171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7793851331694201171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/bir-pismanlk-yazs_26.html' title='Bir pişmanlık yazısı'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-870407688840834152</id><published>2011-03-24T21:57:00.003+02:00</published><updated>2011-03-24T22:04:46.695+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Uşaklara kıyak bitmiyor</title><content type='html'>Faruk Özak'ın spor bakanı olduğu günün 2 gün sonrasından beri, yani 2.5 yıldır ligde aleyhine penaltı çalınmayan; bu sezon oynadığı maçların üçte birinde rakipleri kırmızı kart gören; bu sezon yine ayrıca hakemlerin kıyaklarıyla en az 12-13 puan alan ama her nedense ligin en ağlak, en gurursuz, en sulu gözlü kulübü olan Trabzonspor, deplasmandaki G.Saray maçını seyircisiz oynayacak. Önlerine bir tek kırmızı halı serilmediği kaldı. Bütün Fenerbahçeliler bilsin ki, bu bakan ve hükümet görevde olduğu sürece Fener'in şampiyon olması imkânsız gibi bir şey.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;28 senedir bu ligi izliyorum; geçen yılki Bursa ve bu yılki Trabzon kadar federasyon ve hakemlerce itilen bir takım görmedim. Bir Fenerli olarak gözümüzde bu iki takımın yeri, Beşiktaş ve G.Saray'dan çok daha aşağı bir seviyede artık. En azından ben ve çevremdeki herkesin böyle düşündüğünü görüyorum. Trabzon'un şampiyonluğunu da şimdiden kutluyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-870407688840834152?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/870407688840834152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=870407688840834152&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/870407688840834152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/870407688840834152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/usaklara-kyak-bitmiyor.html' title='Uşaklara kıyak bitmiyor'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-48651729158971970</id><published>2011-03-23T22:31:00.002+02:00</published><updated>2011-03-23T22:47:46.765+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 M. Night Shyamalan filmi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-evBTJ__Lq-Y/TYpcPSkBg_I/AAAAAAAADB0/5NM1XR-pFNc/s1600/shyamalan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-evBTJ__Lq-Y/TYpcPSkBg_I/AAAAAAAADB0/5NM1XR-pFNc/s400/shyamalan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5587379705457247218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Unbreakable (8)&lt;div&gt;2000&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Signs (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2002&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Lady in the Water (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2006&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. The Sixth Sense (6)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1999&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. The Village (6)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2004&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer: Praying with Anger (6), Wide Awake (5), The Happening (5), The Last Airbender (5)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-48651729158971970?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/48651729158971970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=48651729158971970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/48651729158971970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/48651729158971970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-m-night-shyamalan-filmi.html' title='En iyi 5 M. Night Shyamalan filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-evBTJ__Lq-Y/TYpcPSkBg_I/AAAAAAAADB0/5NM1XR-pFNc/s72-c/shyamalan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2544939134743332152</id><published>2011-03-22T10:57:00.005+02:00</published><updated>2011-03-22T11:12:49.015+02:00</updated><title type='text'>En iyi 5 George Lucas filmi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xbQjR8re4yc/TYhnNTher-I/AAAAAAAADBk/eenDl8iLMlQ/s1600/ag.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 184px; DISPLAY: block; HEIGHT: 274px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5586828816029757410" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-xbQjR8re4yc/TYhnNTher-I/AAAAAAAADBk/eenDl8iLMlQ/s400/ag.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1. American Graffiti (9)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;1973&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. Star Wars: Episode I - The Phantom Menace (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1999&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;3. The Empire Strikes Back (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1980&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;4. Star Wars (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1977&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;5. Star Wars: Episode 3 - Revenge of the Stih (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2005&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diğer: THX 1138 (8), Return of the Jedi (8), Star Wars: Episode II - Attack of the Clones (6)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2544939134743332152?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2544939134743332152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2544939134743332152&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2544939134743332152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2544939134743332152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-george-lucas-filmi.html' title='En iyi 5 George Lucas filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-xbQjR8re4yc/TYhnNTher-I/AAAAAAAADBk/eenDl8iLMlQ/s72-c/ag.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4269114073911355503</id><published>2011-03-20T22:47:00.006+02:00</published><updated>2011-03-20T23:13:05.768+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trabzon'/><title type='text'>Run Uşağum, Run!</title><content type='html'>Tamamen Fenerbahçe taraftarı olarak yazıyorum bu postu, objektif ve tarafsız kalabilmek artık mümkün değil çünkü. Trabzonspor futbol takımı ne çirkef, ne ahlâksız, ne yavuz hırsız bir toplulukmuş böyle? İlhan Cavcav'ın söylediğine göre -ki bir insan böyle bir konuda yalan söyle(ye)mez- Trabzonlu oyuncular devre arasında G.Birliği soyunma odasına gelip "satılmış köpekler" diye bağırmış.. Olacak iş mi bu? Başkanı ve teknik direktörünün kancık karı gibi ligin devre arasından beri ağlamaları zaten malûmunuz.. Fenerbahçe'nin lehine bütün sezon boyunca sadece 2-3 hata yapılmışken, kendi lehlerine en az 10 hatanın yapıldığı ortamda 15 puandan fazlasını hakemlerle alan bir camia nasıl bu kadar onursuz ve gurursuz olup rakibine çamur atabilir? Geçen hafta Kasımpaşa'nın verilmeyen penaltılarından sonra bu hafta da ofsayttan beraberlik golünü attı Trabzon. Her maçını hakemlerle alıyorlar, olacak iş değil. Kendilerine karşı oynayan rakiplere de çamur atmaya başladılar artık. Hayatımda bu kadar çirkef ve çamur bir takım, bir topluluk görmedim. Yazıklar olsun, aldıkları bütün haksız puanlar burunlarından gelsin.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Birliği 1 - Trabzon 2&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4269114073911355503?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4269114073911355503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4269114073911355503&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4269114073911355503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4269114073911355503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/run-usagum-run.html' title='Run Uşağum, Run!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4699328476723530132</id><published>2011-03-20T10:39:00.005+02:00</published><updated>2011-03-20T10:47:16.774+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mizah'/><title type='text'>Brezilya'da su topu</title><content type='html'>&lt;iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/ocu2CDqyp38" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Brezilya amatör liginden bir maç bu.. Hakemin bu maçı nasıl oynattığı tam bir muamma, bu hekemin akıbetinin ne olacağı da öyle..  Öyle ya; top zıplamıyor, oyuncuların sakatlanması işten bile değil ve allah muhafaza, köpek balığı falan çıkabilir sağ bek tarafından.. Sadece Brezilya'da görülebilecek bir şey bu, allah akıl fikir versin..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4699328476723530132?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4699328476723530132/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4699328476723530132&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4699328476723530132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4699328476723530132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/brezilyada-su-topu.html' title='Brezilya&apos;da su topu'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/ocu2CDqyp38/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-3594462136352247690</id><published>2011-03-20T10:20:00.003+02:00</published><updated>2011-03-20T10:26:12.345+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 Darren Aronofsky filmi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-0Y7WqYKSios/TYW5h8HF6yI/AAAAAAAADBM/yX7YJv502Is/s1600/Darren-Aronofsky.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-0Y7WqYKSios/TYW5h8HF6yI/AAAAAAAADBM/yX7YJv502Is/s400/Darren-Aronofsky.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5586074905545665314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Black Swan (8)&lt;div&gt;2010&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Requiem for a Dream (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2000&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. The Fountain (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2006&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Pi (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1998&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. The Wrestler (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-3594462136352247690?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/3594462136352247690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=3594462136352247690&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3594462136352247690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/3594462136352247690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-darren-aronofsky-filmi.html' title='En iyi 5 Darren Aronofsky filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-0Y7WqYKSios/TYW5h8HF6yI/AAAAAAAADBM/yX7YJv502Is/s72-c/Darren-Aronofsky.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-7494681744832548122</id><published>2011-03-19T14:15:00.005+02:00</published><updated>2011-03-19T20:31:54.110+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Yıllanmış şarap gibi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-75cNQBM6l0Y/TYT1uZ0jpNI/AAAAAAAADBE/_ldnCWfkwCs/s1600/alex.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 202px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-75cNQBM6l0Y/TYT1uZ0jpNI/AAAAAAAADBE/_ldnCWfkwCs/s400/alex.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585859615400371410" /&gt;&lt;/a&gt;FIFA.com internet sitesi, Fenerbahçe'nin yaşayan efsanesi Alex de Souza ile bir söyleşi gerçekleştirmiş. İlgili yazıda öncelikle futbolda artık 10 numaraların devrinin yavaş yavaş kapandığı ve teknik direktörlerin artık daha atletik, hızlı, koşan ve mücadele eden oyuncuları tercih ettiği belirtiliyor. Nesli yavaş yavaş tükenen teknik oyun kurucular arasında ise şu aralar bütün Avrupa devlerinin dikkatle takip ettiği Santos'lu genç yetenek Ganso'dan bahsediliyor. Ganso'nun kendi sözlerine göre hayranlık beslediği en büyük oyunculardan biri Alex de Souza. Fenerbahçe formasıyla (dünkü ile birlikte) 317 maçta 155 gole ulaşan büyük usta, kendisi ve Ganso gibi oyuncuların Brezilya'daki kulüplerin altyapısında fazlasıyla bulunduğunu ama günümüz futbolunda o çocukların işinin giderek zorlaştığını vurguluyor. Çünkü teknik direktörler artık bu tip oyunculara fazla rağbet etmiyor. Bu oyuncuların (kendisi de dâhil) oyunun defansif yönünde zayıf olduğunu da kabul ediyor kaptan.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alex'in sözleri şöyle:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"İnsanlar bana 30 yaşıma geldiğimde özelliklerimden bir şeyler kaybedip kaybetmediğimi soruyor. Aslına bakarsanız bir şey kaybetmedim çünkü bu özelliklere hiç sahip olmadım. Kariyerim boyunca da bu sebepten dolayı insanların benimle ilgili şüpheleri oldu. Ama ben zaten 18 yaşımdayken de o kadar hızlı veya güçlü değildim, o yüzden yaşlanınca kaybedecek bir şeyim de olmadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim oynadığım futbola değer verenler her zaman oyunun teknik yönüne fiziksel yönünden daha fazla ilgi duyanlardır. Yaşlandıkça fiziksel gücünüzü ve hızınızı kaybedersiniz. Mesela ben Roberto Carlos'la fiziksel gücünün zirvesindeyken de, 35-36 yaşlarındayken de oynadım. Elbette yaşlandığında daha farklı bir oyuncuydu ve bazı şeylere adapte olmak zorundaydı.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben sadece sahip olduklarıma bakıp onların peşinden gidiyorum. Hiç ciddi sakatlık yaşamıyor ve her gün sıkı idman yapıyorum. Genç oyuncuların pek çoğu benim kadar çalışmıyor ve benden daha az oynuyor. Doğrusunu söylemek gerekirse şu an kendimi harika hissediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sözleşme yenilemeden önce Palmeiras benimle ilgilenmişti. Bu konuyu Fenerbahçe'yle konuştuk ve onlara doğruyu söyledim; sözleşmemin bittiğini ve takımda kalmak istediğimi. Coritiba benimle temasa geçtiğinde ise içimde bir şeyler kıpırdadı zira onlarla bir bağım var. Ama sonra buraya ait olduğumu hissettim ve sözleşmemi uzattım. 2013'e kadar sözleşmem var, Coritiba'ya dönme konusunu şu an için düşünmüyorum. Sözleşmem bittikten sonra ne olacağını görürüz."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-7494681744832548122?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/7494681744832548122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=7494681744832548122&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7494681744832548122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/7494681744832548122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/yllanms-sarap-gibi.html' title='Yıllanmış şarap gibi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-75cNQBM6l0Y/TYT1uZ0jpNI/AAAAAAAADBE/_ldnCWfkwCs/s72-c/alex.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6313499824445399053</id><published>2011-03-19T10:19:00.005+02:00</published><updated>2011-03-19T12:23:07.036+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Gör artık Aykut!</title><content type='html'>Aykut Kocaman, netice itibarıyla son 14 maçın 13'ünü kazanan takımın teknik direktörü.. Dolayısıyla eleştiri yaparken önce bir destur demek lâzım ama sezon başında acımasızca tenkit ettiğimiz hocanın, tıpkı Zico gibi "deneme-yanılma" yöntemiyle bir şeyleri iş başında öğrendiğini düşünüyorduk ki, dünkü G.Saray maçında yine inanılmaz saçma tercihler yaparak kafamızı karıştırdı.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sezon başından beri Cristian-Selçuk ikilisinin adını bile birlikte duymanın tüylerimizi diken diken ettiğini, bu ikisinin asla yan yana oynayamayacağını, oynadığı her maçı da Fener'in kaybetmeye aday olduğunu yazıp durduk. Dün gün boyunca da yakın çevremdeki herkese (onlarca insan şahittir) bu ikisi ön liberoda oynarsa "şu G.Saray'ın bile" maçı kazanacağını söyledim. Bunu söylememin nedeni daha önce bu ikisinin birlikte oynadığı maçları ve anları hâlâ hatırlıyor olmam, bu kadar basit. Aykut hoca dünkü ikinci gol için "ortayı kimin yaptığını bile fark etmedim, soyunma odasında Gökhan söyledi" diyor, bu heyecanı da bize fazlasıyla sempatik geliyor. Bu anlaşılabilir de bir şey ama Cristian ve Selçuk'un bir arada oynadığı hiçbir maçı kazanamadığını, bilakis mahkûm ve zavallı bir futbolla kaybettiğini, o maçların üzerinden aylar geçmişken nasıl hatırlamaz? İkinci Young Boys maçında Alex'i oyundan alıp Emre'yi onun pozisyonuna çekişi ve Cristian ile Selçuk'u yan yana oynatması tam bir cinayetti mesela, dün gibi aklımda.. Ondan ders almadı, ilk Paok maçına yine bu ikiliyle çıktı, Fener yine yenildi. İkinci Paok maçında maç 1-0 ve uzatmalara gidilecek iken, 75. dakikada Emre'yi çıkarıp yine Cristian-Selçuk ikilisine döndü ve ondan sonra 2 pas yapamayan takım uzatmalarda Muslimovic'in golüyle elendi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bakın, Avrupa kupalarındaki 4 maçın üçünde bu ikisi ön libero ve Fener iki kupadan da elenip gitti. Sonra Türkiye Kupası var, altyapıdan 19 yaş altı 5 oyuncu oynatan Buca, Kadıköy'de Fener'i yenip kupanın dışına itti devre arasında. Aykut, sezon başındaki o vahim hatalarından hiçbir ders almamıştı ve Türkiye Kupası da gitti böylece.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu kez ders almıştır diyordum ama dün hâlâ akıllanmadığını ve olayın farkında olmadığını gösterdi Kocaman. Devre arasındaki değişikliği yapmasaydı, sabaha kadar oynansa o maçı kaybederdi Fenerbahçe. Dilerim bu son olur, dilerim artık öğrenmiştir bir şeyleri. Selçuk ve Cristian birbirinin yedeği olan, bana göre kıymetli oyuncular. Ama asla ve asla bir arada oynamaz. Emre bu ikisiyle de aynı performansla oynar ama Emre olmadığında o bölgenin birinci alternatifi Topuz, ikincisi Özer ve üçüncüsü Gökay'dır. Cristian ve Selçuk'tan diğeri ancak 6. alternatif falan olur. Andre Santos'u bile oynatırım orada ama bu ikisini asla bir arada oynatmam. Çünkü takım iki pas bile yapamıyor onlarla, "kendi bireysel performansları da diğeri gelince düşüyor". Aykut hoca gör artık şunu..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6313499824445399053?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6313499824445399053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6313499824445399053&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6313499824445399053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6313499824445399053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/gor-artk-aykut.html' title='Gör artık Aykut!'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-8241636267884359117</id><published>2011-03-19T02:18:00.003+02:00</published><updated>2011-03-19T02:34:29.145+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='g.saray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Adaletine kurban olayım</title><content type='html'>Her zaman ne diyoruz burada? Futbol, kısa vadede çok adaletsiz ama uzun vadede yeryüzündeki en adil oyunlardan bir tanesi.. 90'lı yılların ikinci yarısında ahlâkszlık, namussuzluk ve çirkeflikle kazanılan başarıların tadını çıkaranlar; o kirli dönemde peyda olan it-kopuklar; o dönemde Karabükspor başarılı olsa onu tutacak olan ama G.Saray olduğu için G.Saray'ı tutanlar; "sonuçlar süper ama futbol zevk vermiyor" diyerek Lucescu gibi bir adamı inanılmaz bir nankörlük ve züppelikle kovanlar; Terim'i onun yerine getirip 1.5 yıl sonra "s.ktir ol git!" diyerek def edenler; onun yerine Hagi'yi getirip sonra ona "hırsız" diyenler; Prekazi, Hagi, Tugay, Bülent, Hakan gibilerine jübile yapmayanlar; kendi sahalarında oyun alanına 19 bin bardak su atanlar; polise saldırıp "Fener kazanırsa bu maç bugün bitmeyecek" diyenler; devlete 20 senedir yaltaklanıp borç sildirenler; dilencilikle stat yaptıranlar; o stadyuma rakı şişesi sokup sahaya 2 tane şişe atanlar vs. vs. Bugün acınacak durumdalar.. Bu oyuna nasıl adaletsiz diyebilirsiniz?&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Evet.. Hagi gibi Türk futbol tarihinin en çirkef figürüne bu acıları yaşatıp, en düzgün ikinci figürüne (Aykut) bu sevinçleri reva gördüğün için.. Aynı anda başlayan şampiyonluk maçı, sahaya 4 kez atılan konfetiler nedeniyle durduğu halde (Denizli) maçı tatil edilmeyen; geçen sene 10 puanı hakemlerle çalınıp şampiyonluğu engellenen takımı, bugünlerde bu kadar güldürdüğün için.. Buna karşılık federasyon ve hakemlerle, maç satan Beşiktaşlı oyuncularla şampiyon olan Bursa'nın bu yıl foyasını meydana çıkardığın için.. İlk yarıda hakemlerle 9 puan fark yapan Trabzon'un başkan ve hocasının gerçek pislik yüzlerini birkaç haftada ortaya çıkardığın için.. Çok uzun vadede de olsa iyilerin kazanmasına meydan verdiğin için.. Adaletine kurban olayım senin futbol.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.Saray 1 - Fenerbahçe 2&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-8241636267884359117?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/8241636267884359117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=8241636267884359117&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8241636267884359117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/8241636267884359117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/adaletine-kurban-olaym.html' title='Adaletine kurban olayım'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-4344723177700746794</id><published>2011-03-17T20:08:00.003+02:00</published><updated>2011-03-17T20:17:08.458+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 Tony Scott filmi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-9JBGC1ogoo8/TYJPx8DTohI/AAAAAAAADA0/dxd77m-1Zgk/s1600/tonyscott.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 345px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-9JBGC1ogoo8/TYJPx8DTohI/AAAAAAAADA0/dxd77m-1Zgk/s400/tonyscott.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585114207245017618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. The Hunger (10)&lt;div&gt;1983&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. True Romance (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1993&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Spy Game (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2001&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. Enemy of the State (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1998&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. The Taking of Pelham 1 2 3 (6)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2009&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer: The Last Boy Scout (6), Unstoppable (6), Crimson Tide (6), Beverly Hills Cop II (6), Days of Thunder (5), Top Gun (5), The Fan (5), Man on Fire (5), Domino (4), Déjà Vu (4), Revenge (4)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-4344723177700746794?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/4344723177700746794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=4344723177700746794&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4344723177700746794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/4344723177700746794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-tony-scott-filmi.html' title='En iyi 5 Tony Scott filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-9JBGC1ogoo8/TYJPx8DTohI/AAAAAAAADA0/dxd77m-1Zgk/s72-c/tonyscott.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-6561684396757640190</id><published>2011-03-17T19:54:00.002+02:00</published><updated>2011-03-17T20:05:10.349+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 Ridley Scott filmi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-p5yxrEZMBbM/TYJNHwkcaHI/AAAAAAAADAs/2Mb31jPlS58/s1600/ff_scott_580_f.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 314px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-p5yxrEZMBbM/TYJNHwkcaHI/AAAAAAAADAs/2Mb31jPlS58/s400/ff_scott_580_f.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5585111283585017970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Blade Runner (10)&lt;div&gt;1982&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Alien (10)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1979&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Thelma &amp;amp; Louis (9)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1991&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;4. The Duellists (8)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1977&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. Black Hawk Down (7)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2001&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer: American Gangster (7), Kingdom of Heaven (7), Matchstick Man (7), Robin Hood (7), Gladiator (6), White Squall (6), 1492: Conquest of Paradise (5), Hannibal (5), A Good Year (5), Body of Lies (5), G.I. Jane (4)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görmediklerim: Legend, Someone to Watch Over Me, Black Rain&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-6561684396757640190?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/6561684396757640190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=6561684396757640190&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6561684396757640190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/6561684396757640190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-ridley-scott-filmi.html' title='En iyi 5 Ridley Scott filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-p5yxrEZMBbM/TYJNHwkcaHI/AAAAAAAADAs/2Mb31jPlS58/s72-c/ff_scott_580_f.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-9190758619587395658</id><published>2011-03-16T23:08:00.004+02:00</published><updated>2011-03-16T23:18:53.107+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liste'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema'/><title type='text'>En iyi 5 Christopher Nolan filmi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-OV_MtKn-1cc/TYEpBBjc9uI/AAAAAAAADAk/PzB0JqMVU3A/s1600/Chris_Nolan.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 249px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-OV_MtKn-1cc/TYEpBBjc9uI/AAAAAAAADAk/PzB0JqMVU3A/s400/Chris_Nolan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584790110489868002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Inception (9)&lt;br /&gt;2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Batman Begins (8)&lt;br /&gt;2005&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Memento (7)&lt;br /&gt;2000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. The Dark Knight (7)&lt;br /&gt;2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Following (7)&lt;br /&gt;1998&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer: Insomnia (7), The Prestige (6)..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-9190758619587395658?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/9190758619587395658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=9190758619587395658&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/9190758619587395658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/9190758619587395658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/en-iyi-5-christopher-nolan-filmi.html' title='En iyi 5 Christopher Nolan filmi'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OV_MtKn-1cc/TYEpBBjc9uI/AAAAAAAADAk/PzB0JqMVU3A/s72-c/Chris_Nolan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-2872050131734864066</id><published>2011-03-16T22:49:00.005+02:00</published><updated>2011-03-17T00:17:28.651+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorum'/><title type='text'>Federasyondan altın dokunuş</title><content type='html'>Futbol Federasyonu, itin-kopuğun ağlamalarına pabuç bırakmaya başladı yine. Yıllardan beri yönettiği her Fener maçında sarı-lacivertlileri adeta katleden Fırat Aydınus'u G.Saray-Fenerbahçe maçına vererek inanılmaz bir karaktersizlik gösterdi. Bu yetmezmiş gibi bir de 2 sene evvel Belediye'nin Fener'i 2 ofsayt golle yendiği karşılaşmada, pozisyonları net bir şekilde gördüğü halde bile-isteye iki bayrağı da kaldırmayan yardımcı hakem Serkan Ok'u derby'de görevlendirerek akıl almaz bir tetikçi operasyonunun fitilini ateşledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırat Aydınus, her zaman yazdığım gibi bu ülke tarihinin belki de en yavşak hakemi. Karı gibi ona-buna sırıtarak sempatik olduğunu zanneden, her mimiğinden sahtelik ve samimiyetsizlik akan acayip bir insan müsveddesi. Geçen sene İnönü'deki maçta 18. dakikada Gökhan'ın düşürülüşüne seyirci kalarak maçı biricik Kara Kartalımıza hediye ettiği yetmezmiş gibi, en az kendisi kadar aşağılık bir yaratık olan yardımcısı Bahattin Duran'ın operasyonu ile Kâzım'ı oyundan atıp 4 maç ceza almasına sebep olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla kaldı mı peki? Elbette hayır. Yine Olimpiyat'taki Belediye maçında skor 1-1 iken son adam Güiza'nın düşürülüşünü, kırmızı kart yüzünden görmezden gelip daha sonra haksız bir şekilde Alex'i oyundan attı. Böylelikle maçı Belediye'ye hediye ederek Fener'in şampiyonluğuna engel oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, 1 puan farkla biten geçen sezonda Aydınus Fener'in tam 6 puanını çaldı tek başına. Bu ülkede sokakta gezebiliyor mu bilmiyorum ama bir gün benim geçtiğim bir sokakta gezmesini çok isterdim kendisinin. Bütün şerefsizlerin yine Fener şampiyon olmasın diye bir araya geldiği bir dönemde federasyondan nefis bir hamle bu. Maçta olacakları merakla bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-2872050131734864066?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/2872050131734864066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=2872050131734864066&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2872050131734864066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/2872050131734864066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/federasyondan-altn-dokunus.html' title='Federasyondan altın dokunuş'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5344071903098548622.post-1846268787053823782</id><published>2011-03-16T12:32:00.009+02:00</published><updated>2011-03-16T19:27:08.638+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fenerbahçe'/><title type='text'>Derbinin 11'i</title><content type='html'>Fenerbahçe, kadrodaki en önemli oyuncusu olan Emre'nin yokluğunda bir G.Saray maçına daha çıkacak bu hafta. Emre, ilk sezonundaki inanılmaz stresli maçta Ali Sami Yen'de muhteşem bir performans göstermiş ve baskıya karşı ne kadar dayanıklı bir oyuncu olduğunu ispatlamıştı. Geçen yıl ise onun oynamadığı maçta Selçuk'un golüyle 1-0 kazandı Fenerbahçe. Bu sezon sakatlığı nedeniyle yine yok Emre ve herkes Aykut hocanın hangi 11 ile sahaya çıkacağını düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok kişinin tahmin ettiği gibi son haftalardaki istikrarlı kadrodan Emre yerine muhtemelen Özer forma giyecek Cuma gecesi. Bu durumda soldaki Dia sağa, sağdaki Topuz ortaya ve Özer de sola geçecek. Normalde 4-4-1-1 bozulmayacakmış gibi görünüyor ama bana göre zaten Fenerbahçe, Topuz sahada olduğunda hiçbir zaman 4-4-1-1 oynamıyor. Aslında bu çok da iyi oluyor çünkü rakipler için tedbiri kolay bir takım olmaktan çıkıyor Fenerbahçe. İlk yarıdaki G.Birliği maçından sonra bloga yazdığım yazıda, takımın ideal tertibini bulduğunu belirtmiş ve kadroyu şu şekilde dizmiştim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cpfBKizqDdE/TYCS4NTOx1I/AAAAAAAADAE/d8u1jPUm87Q/s1600/ilk%2Byar%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-cpfBKizqDdE/TYCS4NTOx1I/AAAAAAAADAE/d8u1jPUm87Q/s400/ilk%2Byar%25C4%25B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584625032280065874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Burada da görüldüğü gibi aslında defansın önünde iki değil tek bir ön libero ve onun önünde iki "iç orta saha" oyuncusu var. Dia ikinci bir uç forvet gibi oynayan açık oyuncusu, Alex forvet arkası ve Niang da tek santrfor. Sağ kanat ataklarını ise genelde Gökhan geliştiriyor ve Topuz'un müthiş enerjisi ile ona yardım ettiğini görüyoruz. Takımdan Emre çıkıp Özer girdiğinde ise normalde kağıt üstünde şöyle bir görüntü olacak, maçtan önce herkes Fener'i böyle dizecek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HsR19yv8b2Y/TYCTwwaQokI/AAAAAAAADAU/LQjLGOLzaEY/s1600/fener2.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-HsR19yv8b2Y/TYCTwwaQokI/AAAAAAAADAU/LQjLGOLzaEY/s400/fener2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584626003777462850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ama aslında saha içinde görüntü şöyle olacak, maçta bunu hep beraber göreceğiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FcSCDZrrK0w/TYCTsjaxPmI/AAAAAAAADAM/drR4z8b90ag/s1600/fener1.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 272px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-FcSCDZrrK0w/TYCTsjaxPmI/AAAAAAAADAM/drR4z8b90ag/s400/fener1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584625931570462306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Topuz ve Özer, Fener'in her maçında takımın en çok koşan oyuncuları olduğu ve hem iç orta saha hem de kanat olarak görev yapabildiği için takım kimyasında herhangi bir arıza meydana geleceğini düşünmüyorum. Özer daha önce Selçuk'un yanında ikinci ön libero olarak bile oynadı (geçen yıl deplasmanda farklı kazanılan Sivas maçı). Yani Dia sola geçse bu dizilişte, Topuz sağda, Selçuk ve Özer de göbekte oynayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle birden fazla dizilişe uyum sağlayabilen oyuncuların varlığı, günümüz futbolunda çok önemli. Fener'in kadrosu sadece total kalite olarak değil, bu açıdan da Türkiye'nin açık ara en iyisi durumunda. Yıllardır bu blogda derby maçlardan önce yaptığım hiçbir tahminimde yanılmadım. Bu kez de Fener'in çok rahat oynayıp, maç içi dinamikleri konusunda herhangi bir şanssızlık yaşamazsa kazanacağını düşünüyorum. İki gün sonra göreceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5344071903098548622-1846268787053823782?l=gunduzfeneri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/feeds/1846268787053823782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5344071903098548622&amp;postID=1846268787053823782&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1846268787053823782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5344071903098548622/posts/default/1846268787053823782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gunduzfeneri.blogspot.com/2011/03/derbinin-11i.html' title='Derbinin 11&apos;i'/><author><name>Gündüz Feneri</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10827642707427537696</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-cpfBKizqDdE/TYCS4NTOx1I/AAAAAAAADAE/d8u1jPUm87Q/s72-c/ilk%2Byar%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry></feed>
